T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2119 KARAR NO : 2026/772 KARAR TARİHİ: 14/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/07/2025 NUMARASI : 2025/506 2025/576 DAVANIN KONUSU: Tapu iptali ve tescil/Bedelin iadesi/Kiralama bedellerinin tahsili Taraflar arasındaki davada İstanbul4. Tüketici Mahkemesi ile İstanbul 15. Asli…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2119 KARAR NO : 2026/772 KARAR TARİHİ: 14/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/07/2025 NUMARASI : 2025/506 2025/576 DAVANIN KONUSU: Tapu iptali ve tescil/Bedelin iadesi/Kiralama bedellerinin tahsili Taraflar arasındaki davada İstanbul4. Tüketici Mahkemesi ile İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R İstanbul 4. Tüketici Mahkemesince, "... davalı şirketin dava tarihinden önce iflasına karar verildiği, bu nedenle eldeki davanın kayıt kabul davası niteliğinde olduğu ve işbu davanın iflasına karar verilen yerdeki asliye ticaret mahkemesinin görev alanında girdiği..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "...davaya konu bağımsız bölümün davacı tarafça kişisel ihtiyaçları dışında ticari, mesleki ya da yatırım amacıyla satın aldığı yönünde herhangi bir açıklama bulunmadığı anlaşılmakla bağımsız bölümün 6502 Sayılı Kanunun 3/h maddesinde belirtilen mallar arasında olduğunun kabulü gerekip davacının tüketici sıfatı bulunmakla 6502 Sayılı Kanunun 73.maddesi uyarınca uyuşmazlık tüketici mahkemesinin görev alanına girdiği..." gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiştir.Ticaret Mahkemesinin iflasa karar vermesi anında borçlu hakkında iflas açılmış olur. Bundan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıntıya uğrar ve masaya geçer. Müflis masaya giren bir mal veya hak üzerinde tasarrufta bulunmuşsa bu işlem geçersizdir. İflas kararından önce müflisin temlik sözleşmelerinden doğan borçları, taşınmazın tapu kaydı henüz müflis üzerinde bulunduğundan masaya geçmekle, asıl akit (satım akti) yapılamamaktadır. Kural olarak sözleşmeler taraflardan birinin iflas etmesiyle son bulmazlar. Bu halde iflas etmemiş olan taraf sözleşmenin ifasını isteyebilir. Ancak sözleşmenin ifasını talep hakkı bir iflas alacağıdır. Davaya konu sözleşme iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdendir. Bu bakımdan sözleşmenin alacaklısı olan taraf iflastan önce yapılan sözleşmedeki bütün borçlarını müflise karşı yerine getirmiş ise alacağı para borcundan başka bir şey olduğundan alacağını para alacağına çevirerek masaya yazdırabilir.(İ.İ.K. m.198)İflâsın açılması ile henüz vadesi gelmemiş olan alacaklar da, iflâs kararı ile birlikte talep edilebilir hale gelir. İflâsın açılması gününe kadar işlemiş olan faiz ve takip masrafları ana paraya eklenerek iflâs masasına yazdırılır.Alacağı taliki bir şarta veya belirsiz bir vadeye bağlı bulunan alacaklılar da alacaklarını iflâs masasına kaydettirebilirler. Tasfiye sonunda bu alacaklar için ayrılan pay, ancak şartın gerçekleşmesi veya belirsiz olan vadenin gelmesi halinde ödenebilir. Alacaklılar arası eşitlik ilkesi gereği, para alacağı dışındaki alacaklar, iflâsın açılması ile birlikte konusu olan şeyin iflâs kararı tarihindeki değeri kadar para alacağına dönüşür ve masaya para alacağı olarak yazılır. Ancak iflâs idaresi, masa menfaatine uygun görürse konusu para olmayan alacakları bir iflâs alacağı olarak ödemek yerine, aynen ifa etmeyi tercih edebilir. Adi tasfiyede iflâs idaresi alacaklıların incelemesini yapıp bitirdikten sonra, düzenlediği sıra cetvelini iflâs dairesine verir. Bunun üzerine sıra cetveli ilân edilir ve bu ilânla ikinci alacaklılar toplantısı için davet yapılır. Bu toplantıya kural olarak, alacakları tamamen reddedilmiş alacaklılar katılamaz. İkinci alacaklılar toplantısının yetkileri, birinci toplantıdan daha geniştir. İkinci alacaklılar toplantısı, iflâs idaresinin görevine devam edip etmeyeceğine karar verir ve bu konudaki teklifini icra mahkemesine bildirir. Ayrıca masanın menfaatine gördüğü diğer tüm hususlar hakkında da karar verir(m. 238, II).Somut olayda, dava dilekçesindeki talep, ayren "Müvekkil ile davalı arasında 29.05.2013 tarihinde akdedilen ... numaralı devre mülk satış sözleşmesi gereği tapunun iptali ile müvekkil adına tescili ile aynı devre mülke ilişkin aktedilmiş 29.05.2013 tarihli ... numaralı kiralama sözleşmesi gereği ödenmesi karar kılınmış ancak ödenmemiş kiralama bedellerinin ödenmesine aksi halde Müvekkilin ödemiş olduğu alım bedelinin yasal faizi ile iadesine karar verilmesi" şeklindedir. Buna göre, davacının öncelikli talebi satın alınan taşınmazın mülkiyetinin adına tescili, mümkün olmadığı takdirde bedelin iadesine ilişkindir. Bunun yanında kiralama bedellerini de talep etmektedir. Bu durumda asıl talep alacağın masaya kaydedilmesine yönelik olmadığına göre, davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir. Kayıt kabul niteliğinde olmayan talepler yönünden İİK’da özel düzenleme yer almadığından, taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur. Diğer yandan alacağın masaya yazılmak talebi reddedilmiş olması halinde kayıt kabul davasına dönüşecek olan kiralama bedelleri talep ve davası yönünden ise irtibatlı taleplerin görevli mahkemede birlikte görülmesinde usuli yarar bulunmaktadır. Bu durumda, taraflar arasındaki ilişkinin devre mülk sözleşmesinden kaynaklandığı, davacı alıcı ile davalı satıcı arasında devremülk satış sözleşmesi imzalandığı, davacının ticari, mesleki ya da yatırım amaçla satın alma işlemi yapmış olduğu yönünde dosya kapsamında bir bilgi belge bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, davaya bakmak görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu anlaşılmaktadır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul 4. Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 14/04/2026 gününde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.