(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/10006 E. , 2007/11512 K. Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 17.04.2003 gün 2003/2275-3112 sayılı bozma kararında özetle. "Mahkemece öncelikle çekişmeli …
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/10006 E. , 2007/11512 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 17.04.2003 gün 2003/2275-3112 sayılı bozma kararında özetle. "Mahkemece öncelikle çekişmeli taşınmaz ve çevresini gösterir 1/5000 ölçekli münhanileri içeren fotogonometri yöntemle hazırlanan orjinal kadastro paftası getirtilmesi, önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılğı ile yeniden yapılacak keşifte en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve ... fotoğrafları getirtilip çekişmeli taşınmaz ile birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, kadastro paftası ve memleket haritası ölçekleri eşitlenip birbiri üzerine aplike edilerek çekişmeli taşınmaz ve komşu taşınmazların memleket haritasına göre konumunun saptanması, taşınmazın kamulaştırma plan ve haritalarında yapraklı orman ağaçlarının sıkça bulunduğu eğimi yüksek ... olarak nitelendirildiği, bu eylemli durumun ormanı ifade ettiği, eylemli olgunun varlığı halinde belgelerde aksine görünüm olsa dahi değer taşımayacağı gözetilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu ... Köyü 101 ada 14 parselin davacı mirasçıları adlarına tapuya tesciline, taşınmaz üzerinde de yer alan toplam 16 adet binanın... Genel Müdürlüğünün hükmü şahsiyeti kalmadığından Hazineye ait olduğunun beyanlar hanesine şerh olunmasına karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen, gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Gerek... tarafından düzenlenen kamulaştırma haritasında, gerekse fotogometri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftasında çekişmeli taşınmazın bir ... görünümünde olduğu ve üzerinde sık halde geniş yapraklı ağaç rumuzları bulunduğu, civar ormanların meşe baltalığı olarak işletildiğinin raporlarda açıklandığı, keza bilirkişilerce uygulandığı bildirilen 1959 tarihli memleket haritasında çekişmeli taşınmazın ... tarafının kısmen yeşil alan olarak gösterildiği, taşınmazın 23.10.1986 tarihli kamulaştırma planı ve kıymet takdir komisyon raporunda, cinsi meşelik ve ... olarak yazıldığı görülmektedir. Bu somut olgular karşısında, davacının taşınmaz üzerindeki sürdürdüğü bildirilen zilyetliğin biçiminin ne şekilde olduğu açıkça belirlenmediği gibi, var olduğu bildirilen zilyetliğin soyut anlatım çerçevesinde kaldığı, anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, Erzincan j44-d.12.a.4.c numaralı paftanın fotokopi ozalit örneği ile komşu parsellerle ilgili kadastro mahkemesinin 1995/5 yine asliye hukuk mahkemesinin 1972/174 sayılı dava dosyaları ve 1970'li yıllara ait memleket haritası ve ... fotoğraflarının getirtilerek ... ve uzman bilirkişiler kurulu ile yeniden yapılacak keşifte, bozma kararından önceki keşiflerde uygulandığı bildirilen 1959 tarihli memleket haritası yanında, özellikle 1970 li yıllara ait ... fotoğrafları ve memleket haritası usulünce uygulanarak çekişmeli taşınmazın o yıllarda ziraat arazisi olarak kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi gerekir. Ayrıca; komşu köyden seçilecek yerel bilirkişiler ile tüm tespit tutanak bilirkişileri ve kıymet takdir komisyonlarındaki bilirkişiler ve tanıklar yeniden çağrılıp dinlenerek, bu yerin öncesinin ne olduğu, ne olarak kullanıldığı, zilyetliğin süresi ve sürdürülüş biçimi ve zilyetliğin ekonomik amaca uygun olup olmadığının ayrıntılı biçimde olaylara dayalı olarak sorulmalı, zilyetlikle kazanılacak yada devletin hüküm tasarrufu altında bulunması gereken yerlerden olup olmadığının ziraat uzmanı bilirkişice araştırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık olduğunda giderilmeli; ayrıca Yedinci Hukuk Dairesinin bozma kararında da açıklandığı gibi, taşınmaza güneyde komşu 15 sayılı parsele uygulanan tapu kaydının çekişmeli taşınmaz yönünü mera okuduğu dikkate alınarak taşınmazın öncesinin kadim ve geleneksel biçimde kullanılan mera olup olmadığının komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişilerden ve tespit tutanak bilirkişilerinden ayrıntılı bir şekilde sorulup saptanmalı, taşınmaz 1959 tarihli memleket haritasında beyaz renkli açık alan sınırları içinde görülmesine rağmen, 1970 yılından sonra oluşan kamulaştırma plan ve evrakında ve fotokometri yöntemiyle düzenlenen paftada gözüken meşe ağaçlarının ne şekilde oluştuğu, yaşları araştırılmalı, meşe ağaçlı bir yerde davacının zilyetliğini ne şekilde sürdürdüğü ayrıntılı biçimde sorulup belirlenmeli, meşe ağaçları ile kaplı yerlerin 6831 Sayılı Yasanın 1/1. maddesi gereğince orman sayılan yerlerden olduğu düşünülmeli, tüm ... parsellere ilişkin revizyon gören tapu ya da vergi kayıtları ile dava dosyaları getirtilip uygulanmak suretiyle çekişmeli taşınmaz yönünü ne olarak sınır gösterdiği saptanmalı ve taşınmazda meydana gelen değişim nedenleri üzerinde durulmalı, keşfi izlemeye olanak verecek biçimde ... ve harita mühendisine birleşik kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller ve fiili olgular birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 01/10/2007 günü oybirliği ile karar verildi.