Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/5607 E. , 2024/5626 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/5607 Karar No : 2024/5626 KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına dair Danıştay Altıncı Dairesinin 21/12/2022 tarih ve E:2021/10038, K:2022/11708 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun…
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/5607 E. , 2024/5626 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/5607 Karar No : 2024/5626 KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına dair Danıştay Altıncı Dairesinin 21/12/2022 tarih ve E:2021/10038, K:2022/11708 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ankara ili, Kızılcahamam ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda parselasyon yapılmasına ilişkin ... tarihli, ... sayılı,... tarihli, ... sayılı ve... tarihli, ... sayılı Kızılcahamam Belediye Encümeni kararları ile dayanağı imar planlarının iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu işlemlerin iptaline yönelik İdare Mahkemesi kararının parselasyon işlemi yönünden onanmasına, imar planları yönünden bozulmasına ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin 03/10/2017 tarih ve E:2015/8779,K:2017/7079 sayılı bozma kararına uyularak, 25.09.2020 tarihli ve 31.12.2020 tarihli ara kararları ile davalı idareden dava konusu parselasyon işlemlerine dayanak imar planlarının ve bunlara esas teşkil eden işlem dosyasının sunulmasının istenildiği, davalı idare tarafından 22.03.2021 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren cevap dilekçesinde, ... tarihli, ... sayılı,... tarihli, ... sayılı ve ... tarihli, ... sayılı belediye encümeni kararının dayanağı olan imar planlarının (anılan her üç parselasyon işleminin dayanağı imar planlarının) belediyenin dijital arşivinde olmadığı, belediye binasının taşınması nedeniyle ulaşılamadığı, yapılan araştırmalarda halen verilere ulaşılamadığı, verilere erişim sağlandığında Mahkemeye gönderileceği ifadelerine yer verildiği, dava konusu edilen imar planlarının ve bunlara ilişkin işlem dosyasının dava dosyasına sunulamadığı ve bu haliyle dava konusu imar planlarının hukuka uygunluk denetiminin yapılamayacağı gerekçesiyle imar planlarının iptali istemi yönünden dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Bir idari işlemin iptali istemiyle dava açılması neticesinde Mahkemesince davanın konusuz kaldığından söz edilebilmesi ve işlem hakkında karar verilmesine yer olmadığı hükmü kurulabilmesi için dava konusu işlemin, işlemi tesis eden makam tarafından geri alınması, davacının talebi doğrultusunda düzeltilmesi ya da başka bir idari işlemle iptal edilmesi gerektiği, dava konusu işlemin belirtilen şekilde iptal edildiğine veya geri alındığına veyahut davacının talebi doğrultusunda düzeltildiğine ilişkin bir bilgi ve belge bulunmadığı, mahkemenin 25/09/2020 tarihli ve 31/12/2020 tarihli ara kararları ile dava konusu parselasyon işlemlerine dayanak imar planlarının ve bunlara esas teşkil eden işlem dosyasının dava dosyasına sunulmasının istenilmesine karşın dava dosyasına sunulamadığı ve bu haliyle fiilen dava konusu imar planlarının hukuka uygunluk denetiminin yapılamayacağı sonucuna ulaşılarak imar planlarının iptali istemi yönünden dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilen davada; dava konusu imar planlarının yürürlüğe girip hüküm ve sonuç doğurduğu ancak yargısal denetim yapılabilmesi için anılan işlemlere erişim sağlanamadığı belirtilerek idare tarafından mahkemeye sunulmadığı anlaşıldığından, mahkeme tarafından bilgi ve belge istenilmesine ilişkin kararların yerine getirilmesi zorunluluğu karşısında anılan zorunluluğa uyulmaması halinde 2577 sayılı Kanunun 20. maddesinin 2. fıkrası uyarınca dava konusu imar planlarının iptaline karar verilmesi gerektiğinden, idarece verilere erişim sağlandığında Mahkemeye gönderileceği belirtildiğinden bir kez daha ara karar ile yerine getirilmediği zaman sonuçları da belirtilerek dava konusu planlara ilişkin işlem dosyasının istenilmesi ve sonucuna göre yeniden bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI : İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek Danıştay Altıncı Daire tarafından verilen bozma kararının düzeltilmesi istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Düzeltilmesi istenen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K... sayılı kararının 05/08/2021 tarihinde davacı tarafından temyiz edildiği, yargılamaya devam olunurken 07/06/2022 tarihinde davacının vefat ettiği, 21/12/2022 tarihinde de Danıştay 6. Dairesinin E:2021/10038 ve K:2022/11708 sayılı kararı ile mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği anlaşıldığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Tarafların Kişilik veya Niteliğinde Değişiklik" başlıklı 26. Maddesinde düzenelenen; "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir." hükmü uyarınca İdare Mahkemesince, davacının mirasçıları tespit edilerek davayı takip hakkı bulunanların bu durumdan haberdar edilmesi, mirasçı/mirasçıların başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğinden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenildikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 103. maddesinin b) bendi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan Yasanın 27. maddesiyle 2577 sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. maddenin 1. fıkrasındaki "Bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3 üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır." kuralı uyarınca, bu maddeye göre kararın düzeltilmesi yolundaki istemin incelemesine geçildi. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre kararın düzeltilmesi istemi yerinde görüldüğünden Dairemizin 21/12/2022 tarih ve E:2021/10038, K:2022/11708 sayılı kararı kaldırılarak işin esası incelendi: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının 1/3 oranında hissedarı olduğu ... ada, ... sayılı kadastral parselin bulunduğu alanda ilk olarak ... tarihli, ... sayılı Kızılcahamam Belediye Encümeni kararı ile parselasyon yapıldığı, parselasyonun dayanağının Kızılcahamam Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararı ile onaylanan ilave revizyon imar planı olduğunun söz konusu belediye encümeni kararında ifade edildiği, parselasyon kapsamında %27.6 oranında düzenleme ortaklık payı (DOP) kesintisi yapıldıktan sonra davacının kalan 3.543 m2'lik hissesinin; 414 m2'lik kısmının kamu ortaklık payı (KOP) parseli olan ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza, 568 m2'lik kısmının hisseli olarak ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza, 770 m2'lik kısmının müstakil olarak ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ve 813 m2'lik kısmının müstakil olarak ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza tahsis edildiği, sonrasında alanda... tarihli, ... sayılı belediye encümen kararı ile ikinci kez parselasyon yapıldığı, parselasyonun dayanağının Kızılcahamam Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı ve...tarihli, ... sayılı kararları ile onaylanan ilave revizyon imar planı olduğunun söz konusu belediye encümeni kararında ifade edildiği, ikinci parselasyon kapsamında davacının hisselerinden düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmadan, davacıya bir adedi müstakil, üç adedi hisseli şekilde toplam dört farklı imar parselinden tahsis yapıldığı, devam eden süreçte alanda ... tarihli, ... sayılı belediye encümeni kararı ile üçüncü kez parselasyon yapıldığı, söz konusu parselasyon kapsamında davacının hisselerinden düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmadan, kadastral parseli ile aynı yerde oluşturulan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın müstakil şekilde, yine kadastral parseli ile aynı yerde oluşturulan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın hisseli şekilde, kadastral parselinin kuzeybatı sınırında oluşturulan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın hisseli şekilde ve kadastral parselinin uzağında oluşturulan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın hisseli şekilde tahsis edildiği, son olarak ... tarihli, ... sayılı belediye encümeni kararı ile alanda dördüncü kez parselasyon yapıldığı, söz konusu parselasyonun dayanağının... tarihli, ... sayılı Kızılcahamam Belediye Meclis kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli ilave nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli ilave revizyon uygulama imar planı olduğu, üçüncü parselasyon ile dağıtımı yapılan hisselerine karşılık bu defa kadastral parseli ile aynı yerde oluşturulan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın müstakil şekilde, kadastral parselinin kuzeybatı sınırında oluşturulan ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazların hisseli şekilde ve kadastral parselinin uzağında oluşturulan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın hisseli şekilde tahsis edildiği görülmüştür. Davacı tarafından, 10.08.1995 tarihli belediye encümeni kararı ile alanda yapılan birinci parselasyon sonucunda kadastral parseli ile aynı yerde oluşturulan ...ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların müstakil olarak tahsis yapılmasına karşın, alanda sonrasında yapılan parselasyonlar ile ... ada, ... parsel sayılı taşınmazdaki müstakil mülkiyetine karşılık, uzak yerde oluşturulan ve ekonomik yönden değersiz olan imar parselinden hisseli şekilde tahsis yapıldığı, yine ... ada, ... parsel sayılı taşınmazdaki müstakil mülkiyeti küçültülerek, kısmen kadastral parseli ile aynı yerde oluşturulan, ancak ekonomik yönden daha değersiz olan 2 ayrı imar parseline hisseli şekilde tahsis yapıldığı ileri sürülerek, ...arihli, ... sayılı belediye encümen kararı, ... tarihli, ... sayılı belediye encümeni kararı ile... tarihli, ... sayılı belediye encümeni kararı ile yapılan parselasyon işlemlerinin ve dayanağı planların iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K... sayılı imar planları yönünden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair kararının 05/08/2021 tarihinde davacı tarafından temyiz edildiği, fakat yargılama devam ederken 07/06/2022 tarihinde davacının vefat ettiği, 21/12/2022 tarihinde de Danıştay Altıncı Dairesinin E:2021/10038 ve K:2022/11708 sayılı kararı ile mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu hükme bağlanmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Tarafların Kişilik veya Niteliğinde Değişiklik" başlıklı 26. maddesinde; "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacının ölümü halinde 2577 sayılı Kanunun 26. maddesinin uygulanması suretiyle verilecek kararlarda hükmün doğuracağı sonuçların mirasçıların hak ve menfaatini etkilemesi durumunda mirasçıların bu davaları davacı sıfatıyla takip etme hakları bulunmaktadır. Uyuşmazlıkta, dava konusu parselasyon işlemi ile dayanağı olan imar planlarının doğrudan mülkiyet hakkına ilişkin olduğu ve ölen kişinin mirasçılarını etkileyebileceği açıktır. Bu durumda, davacı Rafet Ayazoğlu'nun 07/06/2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, İdare Mahkemesince uyuşmazlıkta, 2577 sayılı Kanunun 26. maddesinin 1. fıkrası hükmünün uygulanması gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. Yukarıda açıklanan gerekçeyle, Danıştay Altıncı Dairesinin 21/12/2022 tarih ve E:2021/10038, K:2022/11708 sayılı kararının 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 21/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.