Ceza Genel Kurulu 2007/1-43 E., 2007/101 K. Ceza Genel Kurulu 2007/1-43 E., 2007/101 K. "" Adam öldürmek suçundan sanıklardan Ekrem R.....'in 765 sayılı TCY.nın 448. maddesi uyarınca, sanığın şahsi ve sosyal durumu, olayın oluş şekli, olayın işlendiği yer ve zaman, sanığın fiilden sonraki davranışını nazara alarak takdiren ve teştiden olmak üzere 26 yıl ağır hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hakkında 31 ve 33. maddelerin uygulanmasına, ayrıca 6136 sayılı Yasanın 13/1. madde…
Ceza Genel Kurulu 2007/1-43 E., 2007/101 K. **Ceza Genel Kurulu 2007/1-43 E., 2007/101 K.** **"İçtihat Metni"** Adam öldürmek suçundan sanıklardan Ekrem R.....'in 765 sayılı TCY.nın 448. maddesi uyarınca, sanığın şahsi ve sosyal durumu, olayın oluş şekli, olayın işlendiği yer ve zaman, sanığın fiilden sonraki davranışını nazara alarak takdiren ve teştiden olmak üzere 26 yıl ağır hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hakkında 31 ve 33. maddelerin uygulanmasına, ayrıca 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 346.783.000 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına, sanık Şefik R.....'in ise beraatına ilişkin Düzce Ağır Ceza Mahkemesince 23.12.2004 gün ve 21-213 sayı ile verilen ve öldürme suçu yönünden kendiliğinden temyize tabi olan hükmün, katılanlar vekili ile sanık müdafileri tarafından da temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 28.12.2006 gün ve 2330-6098 sayı ile sanık Şefik hakkındaki beraat hükmünün onanmasına; sanık Ekrem hakkındaki hükmün ise 6136 sayılı Yasa uyarınca tayin olunan para cezasının düzeltilerek onanmasına dair oyçokluğuyla karar verilmiş, Daire Üyelerinden Sn. İskender ile Sn. K... ise; "Öldürme olayını doğrudan gören kimse yoktur. Olayın olduğu çevrede yaşayan sanığın eylem öncesi ve sonrasında olay yerine yakın yerlerde motosikletiyle dolaşırken görüldüğüne ilişkin soruşturma aşamasındaki tanık anlatımları suçun kesin kanıtını oluşturmayacağı gibi,bu anlatımlar çelişkili olup soruşturma evresinde geri alınmıştır. Sanığın yüklenen suçu işlediğine ilişkin hiçbir maddi bulgu da yoktur. Dosya içeriğinden, öldürülenin tefecilik işiyle uğraşan bir kişi olduğu ve borçlusu olan bilinmeyen kişi ya da kişilerce öldürülmüş olabileceği olasılığının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda sanığın eylemi yüzde yüz kanıtlanamamıştır. "Kuşkudan sanık yararlanır" ilkesi (in dibio pro pro), ceza yargılamasında kesinlikle kanıtlanamamış, kuşkulu kalmış konularda sanık yararına sonuç çıkarmayı zorunlu kılar. Karşıtı bir kabul, Anayasa'nın 38/4 ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin 6/2. maddelerine aykırılık oluşturacağı açıktır. Bu nedenlerle, "kuşkudan sanık yararlanır" ilkesi gereğince, sanığın beraatı yerine cezalandırılmasına ilişkin Yerel Mahkeme kararını yerinde bulan çoğunluk görüşüne karşıyız" görüşüyle karşı oy kullanmışlardır. Yargıtay C.Başsavcılığı ise, 05.02.2007 gün ve 77119 sayı ile; "Atılı suçların bizzat işlendiğini gören yoktur. Sanıkla ölen arasında, olaydan önce herhangi bir geçimsizlik ya da husumet dosyaya yansımamıştır. Sanık serbest meslek sahibi olup, ölen sanığın babasının amcasının oğludur. Ölen Necati R....., yük taşımacılığı işleri ile uğraşmakta olup, ayrıca çevresine vadeli olarak para vermektedir. Öldürüldüğünde üzerinden 2.800 ABD Doları ve 126 milyon TL çıkmıştır. Öldürülen Necati R.....'e olay öncesinde husumet taşıyan herhangi birinin olduğu da dosyaya somut olarak yansımamıştır.