21. Hukuk Dairesi 2006/9068 E. , 2007/7588 K. MAHKEMESİ : Adana 1. İş Mahkemesi TARİHİ : 20/04/2006 Davacı, malül olduğunun ve emekliliğe hak kazandığının tesbitiyle, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağı…
**21. Hukuk Dairesi 2006/9068 E. , 2007/7588 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana 1. İş Mahkemesi TARİHİ : 20/04/2006 Davacı, malül olduğunun ve emekliliğe hak kazandığının tesbitiyle, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. Dava nitelikçe, davacının kalp, şeker hastalığı ve gözünde gelişen görme kaybı nedeniyle, uğradığı meslekte kazanma güç kayıp oranının tesbiti ile malullük aylığına hak kazandığının tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece, Adli Tıp 3. İhtisas Dairesinin 27.5.2006 gün ve 253 sayılı raporuna dayanılarak davacının beden gücünün 2/3'ünü kaybettiğinden malül sayılması gerektiğinin tesbitine, prim borcu olduğundan yaşlılık aylığı bağlanması talebinin reddine karar verilmiştir. Davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Yasa'nın 28 ve 56. maddeleridir. Somut olayda davacı, 19.4.2004 tarihinde malulen emekli olmak için Kuruma başvurmuştur. Kurum tarafından yapılan inceleme ve aldırılan Ç.Ü.Balcalı Tıp Fakultesi Kardiyoloji Anabilim dalına ait 1.2.2005 gün ve 101 sayılı rapor üzerine davalı Genel Müdürlük tarafından yapılan inceleme sonrasında, 5.4.2005 gün ve 7635 sayılı Kurum yazısı ile davacının 2/3 oranında beden gücünü kaybetmiş sayılmasını gerektiren bir bulgunun olmadığından talebinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği gibi 1479 sayılı Yasa'nın 56/4. maddesinde de beden gücü kayıp oranının belirlenmesinde 506 sayılı Yasa'nın 109. maddesinin uygulanacağı belirtilerek bu maddeye atıf yapılmıştır. Bu madde kapsamına göre de, Kurum hastanelerinden alınacak raporlar ile ilgilinin maluliyeti genel olarak belirlendikten sonra bu raporlara itiraz olunması halinde, Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulundan, Kurul raporuna itiraz halinde ise Adli Tıp Kurumunun ilgili İhtisas Dairesi giderek Adli Tıp Genel Kurulundan alınacak raporlar ile maluliyet oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiği açık olup, Dairemizin giderek Yartıgay'ın yerleşmiş görüşleride bu doğrultudadır. Yapılacak iş, H.G.K'nun 5.2.2003 gün ve 2003/21-23 esas, 56 Karar sayılı kararında da açıkça belirtildiği şekilde, somut olayda Kurum işlemi ile Adli Tıp. 3. İhtisas Kurulu'nun 27.5.2006 gün ve 253 sayılı raporu arasındaki çelişkinin Adli Tıp Genel Kurulundan alınacak rapor ile giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir. Öteyandan; davacının maluliyet aylığı talebinin, 5 yıllık sigortalılık süresi oluşmadığından reddine, karar verilmesi gerekirken ve bu hususa kararın gerekçe bölümünde değinildiği halde hüküm fıkrasında gerekçe ile çelişir şekilde talep tarihinde prim borcu olduğundan yaşlılık aylığı bağlanması talebinin reddine karar verilmesi de isabetsiz olmuştur. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 7.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.