Başvuru, ceza yargılamasının beraat kararı ile sonuçlanmasına ve bazı disiplin yaptırımları yönünden itirazın kabulüne karar verilmesine rağmen görevden alınma nedeniyle masumiyet karinesinin; açılmış olan davada idari yargı mercilerinin davanın reddine karar vermesi nedeniyle adil yargılanma hakkının; kanunlar önünde eşit işlemle muamele edilmemesi nedeniyle eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, ceza yargılamasının beraat kararı ile sonuçlanmasına ve bazı disiplin yaptırımları yönünden itirazın kabulüne karar verilmesine rağmen görevden alınma nedeniyle masumiyet karinesinin; açılmış olan davada idari yargı mercilerinin davanın reddine karar vermesi nedeniyle adil yargılanma hakkının; kanunlar önünde eşit işlemle muamele edilmemesi nedeniyle eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 11/7/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 20/4/2015 tarihinde başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: A. Disiplin Soruşturması Yönünden Başvurucu, Düzce'de bir devlet okulunda müdür olarak görev yapmakta iken; i. İş-Kur tarafından görevlendirilen personeller Ş.U. ve Z.K.ye ait 2012 yılı Nisan ayı Katılımcı Devam Çizelgesinin ilgili personeller tarafından değil başvurucu tarafından imzalanmış olduğu, ii. İş-Kur tarafından Kuruma gönderilen personelin çalışma saatleri dışında başvurucu tarafından okulda bekletildikleri,iii. Başvurucunun okul personeline karşı "Biri beni şikayet etmiş ama beni öldürmedikten sonra bana kimse bir şey yapamaz. Ben onu tükürüğümle boğarım" şeklinde söylemde bulunduğu, iv. Başvurucunun özellikle beş yaş grubu öğretmeni K. olmak üzere şube öğretmenlerini ders uygulamalarını aksatacak şekilde toplantılara çağırdığı ve öğretmenlerin toplantıda olduğu sırada öğretmenlerin sorumlu olduğu öğrencilerle ilgili olarak hizmetlilerin görevlendirildiği,v. İş-Kur tarafından Kurumda görevlendirilmiş olan Yardımcı Personel Ş.U.ya, başvurucunun kendi özel hayatı ile ilgili cinsel içerikli söylemlerle tacizde bulunduğu isnatları ile başvurucu hakkında disiplin soruşturması açılmıştır. Başvurucu, hakkındaki disiplin soruşturması kapsamında 21/5/2012 ve 3/7/2012 tarihleri arasında tedbiren görevden uzaklaştırılmıştır. Düzce Valiliği İl Millî Eğitim Müdürlüğü Eğitim Denetmeleri Başkanlığı tarafından başvurucu hakkında hazırlanan soruşturma raporunda, başvurucuya disiplin cezaları verilmesi ve idari yönden yöneticilik görevinin başvurucu üzerinden alınması yönünde teklif getirilmiştir. Başvurucunun hakkında yürütülen disiplin soruşturması kapsamında yöneticilik görevinin sonlandırılması yönünde Düzce Millî Eğitim Müdürlüğü Eğitim Denetmenleri Başkanlığınca getirilen idari teklif ve Düzce Millî Eğitim Müdürü'nün talebi üzerine Düzce Valisinin oluru gereği, 13/8/2009 tarihli ve 27318 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirmelerine İlişkin Yönetmelik'in maddesinin (1) numaralı fıkrasının b bendi uyarınca 3/7/2012 tarihli ve 8904 sayılı kararname ile başvurucunun müdürlük görevi sonlandırılmış; başvurucu, Düzce il merkezindeki bir başka devlet okuluna okulöncesi alan öğretmeni olarak atanmıştır. Hakkında disiplin cezası teklif edilmeyen, İş-Kur tarafından görevlendirilen yardımcı personele kendi özel hayatı ile ilgili cinsel içerikli söylemlerle tacizde bulunduğu iddiası ile ilgili olarak olayın mahiyeti dikkate alınarak başvurucunun il dışında başka bir okula öğretmen olarak atanmasının soruşturma raporunda teklifi üzerine başvurucu 7/8/2012 tarihli ve 37001 sayılı Millî Eğitim Bakanlığı kararnamesi ile Ordu'nun Korgan ilçesindeki bir devlet ilkokuluna atanmıştır. Yürütülen disiplin kovuşturması sonucunda yukarıda(bkz. § 8 i.) belirtilen eylemin sübut bulduğu sonucuna varılarak Düzce İl Millî Eğitim Disiplin Kurulunun 26/7/2012 tarihli kararı dikkate alınarak 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun maddesi gereğince Düzce Valisi tarafından 30/7/2012 tarihli işlem ile, 657 sayılı Kanun'un maddesinin birinci fıkrasının D bendinin f alt bendi uyarınca gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek fiilinden dolayı başvurucu bir yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması disiplin cezası ile cezalandırılmıştır. Başvurucunun itirazı üzerine Millî Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 23/5/2013 tarihli işlemi ile, isnat edilen fiilin işlenişinde kasıt olmadığı gerekçesiyle bir yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması disiplin cezasına (bkz. § 13) ilişkin itirazının kabulüne karar verilmiştir. Yürütülen disiplin kovuşturması sonucunda yukarıda (bkz. § 8 ii.) belirtilen eylemin sübut bulduğu sonucuna varılarak Düzce Valiliği Milli Eğitim Müdürlüğünün 17/7/2012 tarihli işlemiyle 657 sayılı Kanun'un maddesinin birinci fıkrasının C bendinin (a) alt bendi, aynı Kanun'un maddesi uyarınca başvurucu kınama disiplin cezası ile cezalandırılmıştır. Bu cezaya karşı başvurucunun herhangi bir yola başvurup başvurmadığı bireysel başvuru formundan anlaşılamamaktadır. Yürütülen disiplin kovuşturması sonucunda yukarıda (bkz. § 8 iii.) belirtilen eylemin sübut bulduğu sonucuna varılmış, Düzce İl Millî Eğitim Disiplin Kurulunun 26/7/2012 tarihli kararı dikkate alınarak 657 sayılı Kanun'un maddesi gereğince Düzce Valisi tarafından 30/7/2012 tarihli işlem ile 657 sayılı Kanun'un maddesinin birinci fıkrasının D bendinin l alt bendi uyarınca amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek fiilinden dolayı başvurucu bir yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması disiplin cezası ile cezalandırılmıştır. Başvurucunun itirazı üzerine Millî Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 4/12/2012 tarihli işlemi ile isnat edilen fiilin doğruluk kazanmadığı gerekçesiyle verilen bir yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması disiplin cezasına (bkz. § 16) ilişkin itirazın kabulüne karar verilmiştir. Yürütülen disiplin kovuşturması sonucunda yukarıda (bkz. § 8 iv.) belirtilen eylemin sübut bulduğu sonucuna varılmış, Düzce Valiliği Millî Eğitim Müdürlüğünün 17/7/2012 tarihli işlemi ile 657 sayılı Kanunu'nun maddesinin birinci fıkrasının C bendinin a alt bendi, maddesinin üçüncü fıkrası, maddesi uyarınca başvurucu 1/30 oranında aylıktan kesme disiplin cezası ile cezalandırılmıştır. Bu cezaya karşı başvurucunun herhangi bir kanun yoluna başvurup başvurmadığı bireysel başvuru formundan anlaşılamamaktadır. Başvurucu; yöneticilik görevinden alınarak öğretmen olarak atanmasına ilişkin işlemin (bkz. § 11) hukuka aykırı olduğunu, müdürlük görevinden alınmasını gerektirebilecek bir nedenin bulunmadığını ileri sürerek iptali için dava açmıştır. Sakarya İdare Mahkemesinin 25/4/2013 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir: "...Dava konusuatama işlemine dayanak alınan 2012 tarih 07/45 sayılı soruşturma raporu kapsamında alınan ifadeler değerlendirildiğinde, okul aile birliği tarafından hizmet alımı suretiyle okulda çalıştırılan üç personelin okuldan ayrılış saatlerinin 18:00 olmasına karşın işlerinin bitmesinden sonra mazeretsiz olarak okulda bekletildikleri ve bu sürenin kimi zaman okuldan ayrılış saatinin 20:00'a kadar uzadığı, çalışanların okulda yalnız kalmamak adına birlikte okula gelip birlikte ayrılmaya başladıkları, devam çizelgelerinin çalışanlar tarafından imzalanmadığı, okul öğretmenleri ve çalışanlarına hitapla ''biri beni şikayet etmiş, ama beni öldürmedikten sonra bana kimse bir şey yapamaz, ben onu tükürüğümle boğarım'' ''bunlar zaten dağdan inme, hiçbir şey anlamazlar'' ifadesini kullandığı, toplantılarda söz alan öğretmenlere ''susun'', ''dışarı çıkın'' gibi sert ifadelerle hitap ettiği, okulda görevli bir öğretmenin genellikle müdür odasında okulun web sayfasının yapımı üzerinde çalıştığı ve sık sık öğretmenler toplantıya çağrılarak eğitim faaliyetinin aksatıldığı, bu sırada öğrenciler için okul hizmetlilerinin görevlendirildiği, davacının subut bulan bu fiilleri nedeniyle hakkında çeşitli disiplin cezalarının önerildiği, davacı hakkında öne sürülen diğer bir iddia olan İş-Kur tarafından görevlendirilen yardımcı personele kendi özel hayatı ile ilgili cinsel içerikli söylemlerde bulunarak tacizde bulunduğu iddiası ile ilgili olarak ise, soruşturma raporunda adı geçen personelin verdiği ifadesinde; okulun anahtarının ilk zamanlar kendisinde olduğu ve mesai bitiminde saat 18:00'da okulu kapatarak ayrıldığı, okul müdürü olan davacının göreve başlamasından sonra keyfi olarak mesai sonrasında okulda kalmasının istenildiği, bu zaman zarfında dinlemek istemese de kendi özel yaşantısına ilişkin konuşmalar yaptığı, bundan rahatsız olması üzerine okula diğer üç arkadaşı ile gelip mesai sonrasında da birlikte ayrılmayı kararlaştırdıkları, bu uygulama sonrasında davacı okul müdürünün tutumlarında değişiklik olduğu ve personelin görevi olmayan öğrencilerin başında durmak gibi işlerle görevlendirildiği, bu ve benzer ifadelerin diğer çalışan personel ve öğretmenler tarafından da dile getirildiği söz konusu soruşturma raporu ekinde yer alan ifade tutanaklarının incelenmesinden anlaşılmaktadır.Uyuşmazlık konusu olaya ilişkin yukarıda aktarılan tespitler ve yer verilen Yönetmelik hükmü kapsamında somut olay değerlendirildiğinde, davacının okul öncesi eğitim hizmeti sunan bir anaokulunda müdür olarak görev yaptığı, yönetim ve koordinasyonundan sorumlu olduğu okulda sürdürülen eğitim faaliyetinin okul öğretmenleri ve yardımcı personel ile birlikte daha verimli ve niteliklibir şekilde yürütülmesi, ilk eğitim çağında olan öğrencilerin daha sağlıklı bir ortamda eğitimlerini sürdürmeleri için gerekli ortam ve imkanların davacı okul müdürü tarafından öğretmen, öğrenci ve yardımcı personele sunulması gerekirken, davacı tarafından sergilenen tutum ve davranışlar sonucu eğitim kurumunda sağlıklı bir çalışma ve eğitim ortamının yitirildiği, öğretmen ve yardımcı personelin davacının davranışları ve yaklaşımından tedirgin bir halde çalışmalarını sürdürdükleri, okul ortamında yaşanan ve soruşturma raporuna aktarılan ifadelere yansıyan olayların okulun bulunduğu yerleşim alanında yaşayanlar tarafından da duyularak halk arasında konuşulmaya başlandığı hususları da dikkate alındığında, disiplin soruşturması sonucu sübuta erdiği anlaşılan eylemlerinin yöneticilik sıfatı ile bağdaşmadığı sonucuna varılarak eğitim denetmenleri tarafından getirilen teklif üzerine davacının durumuna uygun il içi bir başka okula üzerinden yöneticilik görevinin alınarak öğretmen olarak atanmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır..." Başvurucunun itirazı üzerine Sakarya Bölge İdare Mahkemesinin 15/11/2013 tarihli kararında ilk derece mahkemesi kararı aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülerek dilekçede ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını sağlayacak durumda olmadığı gerekçesi ile itirazın reddine, ilk derece mahkemesi kararının onanmasına hükmedilmiştir. Başvurucunun karar düzeltme istemi, Sakarya Bölge İdare Mahkemesinin 21/5/2014 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Bu karar 13/6/2014 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir. Başvurucu 11/7/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. B. Ceza Yargılaması Yönünden Başvurucu hakkında resmî belgede sahtecilik suçundan yürütülen ceza kovuşturmasında Düzce Asliye Ceza Mahkemesinin 3/4/2014 tarihli kararı ile başvurucunun beraatine karar verilmiştir. Bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Kararın gerekçesinde İş-Kur tarafından görevlendirilen personeller Ş.U. ve Z.K.nin2012 yılı Nisan ayına ait devam çizelgelerinde imzalarının bulunmaması ve çizelgelerin Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından istenmesi üzerine başvurucunun adı geçen iki personelin yerine imza atarak devam çizelgelerini Millî Eğitim Müdürlüğüne verdiği belirtilmiştir. Ayrıca başvurucunun savunmalarında suç kastı ile hareket etmediğini, amacının bir eksikliği gidermek ve adı geçen personellerin mağdur edilmemesi olduğunu ve bu işten kendisinin bir menfaatinin olmadığını beyan ettiği, olayın mahiyeti itibarıyla başvurucunun savunmalarının doğru olduğu, resmî belgede sahtecilik suçunun oluşabilmesi için sahteciliğin aldatıcı özelliğinin bulunmasının gerektiği oysa ki suça konu çizelgelerin her ay düzenli olarak Millî Eğitim Müdürlüğüne gönderilen diğer devam çizelgeleri ile karşılaştırıldığında suça konu çizelgedeki imzaların diğer aylara ait çizelgelerdeki imzalardan açıkça farklı olduğunun anlaşıldığı, başvurucunun adı geçen iki personelin imzalarını taklit etmek gibi çabası olmayıp tamamen farklı imzalar attığı, böylelikle başvurucunun üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmayacağı belirtilmiştir. 657 sayılı Kanun'un maddesinin birinci fıkrasının C bendinin a alt bendi şöyledir: "Aylıktan kesme : Memurun, brüt aylığından 1/30 - 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır.Aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:a) Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak, hor kullanmak" 657 sayılı Kanun'un maddesinin birinci fıkrasının D bendinin f ve l alt bentleri şöyledir: "Kademe ilerlemesinin durdurulması: Fiilin ağırlık derecesine göre memurun, bulunduğu kademede ilerlemesinin 1 - 3 yıl durdurulmasıdır....f) Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek...l) Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek" 657 sayılı Kanun'un maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan hüküm şöyledir: "Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir." 657 sayılı Kanun'un maddesinin birinci fıkrasında yer alan hüküm şöyledir:"Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir." Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları YöneticilerininAtama ve Yer Değiştirmelerine İlişkin Yönetmelik'in maddesinin (1) numaralı fıkrasının b bendinde yer alan hüküm şöyledir:"Eğitim kurumu yöneticilerinden haklarında yapılan adlî ve idarî soruşturma sonucu hazırlanan raporların yetkili amir ve kurullarca değerlendirilmesi sonucuna göre;... b) Yöneticilik görevlerinden alınması gerekenler ihtiyaç bulunan eğitim kurumlarına öğretmen olarak,atanırlar."