8. Hukuk Dairesi 2015/19609 E. , 2018/9264 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, vekil edeni ...'in 6292 sayılı Yasa uyarınca 2/B kapsamında olan 215 ada 28 parsel sayılı taşınmazın ½ hissesinin zilyed
**8. Hukuk Dairesi 2015/19609 E. , 2018/9264 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, vekil edeni ...'in 6292 sayılı Yasa uyarınca 2/B kapsamında olan 215 ada 28 parsel sayılı taşınmazın ½ hissesinin zilyedi olduğunu, taşınmazın geri kalan kısmının zilyetliğini de haricen yapılan sözleşme ile kardeşi ... mirasçılarından satın aldığını, dava konusu taşınmazda, 2/B taşınmazlarının güncellenmesi kapsamında son olarak ... mirasçıları adına zilyetlik şerhi verildiğini, davalı ...'ın ise, ... mirasçılarından kendisine ait olan zilyetlik hakkını devir aldığını ve bu hakka dayanarak taşınmazın ½ payını Hazine'den 6292 sayılı Yasa kapsamında satın aldığını, bu şekilde oluşan tescilin yolsuz olduğunu, taşınmazdaki zilyetliğinin tespiti için dava açtığını ancak dava konusu payın davalı ...'e devredilmesi nedeniyle hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verildiğini belirterek, davalı adına olan 1/4 hissenin iptali ile vekil edeninin zilyetlik hakkı çerçevesinde 2/B uyarınca Hazine'den hakkını alabilmesi için tekrar Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., taşınmazın zilyetlerine tanınan öncelik hakkını taşınmazın zilyetlerinden satın aldığını, sonrasında da 2/B uyarınca orman dışına çıkartılan taşınmazı Hazine'den satın aldığını, zilyetlik hakkını devir aldığı iddiasının kendisine karşı ileri sürülemeyeceğini, ortada yolsuz tescile konu olabilecek bir satışın olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile 215 ada 28 parseldeki davalı ...'a ait hissenin tapu kaydının 1/2 oranında iptali ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline beyanlar hanesine "...'in kullanımındadır. " şerhinin yazılmasına karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Her ne kadar, mahkemece, davanın MK'nun 1024 maddesine dayalı yolsuz tescil davası olduğu nitelendirilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu taşınmazın öncesinde, Maliye Hazinesi adına ifraz yoluyla 10.05.2011 tarihinde kayıtlı olduğu ve 6831 sayılı Yasa gereği 2/B kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Dosyada yer alan son tapu kaydına göre de; taşınmazın ½ hissesi, davalı ... adına, 6292 sayılı Kanun gereği satış suretiyle 16.09.2013 tarihinde tescil edilmiştir. Davacı, taşınmazın dava konusu edilen kısmının zilyetlik hakkını devir aldığını, buna rağmen davalı ...'in dava konusu taşınmazın zilyetliğini yolsuz olarak devir alarak, taşınmazın ½ payını Hazine'den 2/B kapsamında satın aldığını belirterek, bu şekilde oluşan yolsuz tescilin iptalini ve taşınmazın Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Davalı ... adına tapuda kayıtlı olan taşınmazın tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline ilişkin dava açma hakkı sadece Hazine'ye aittir. Davacı gerçek kişinin dava açma yetkisi ve aktif dava ehliyeti yoktur. Dava ehliyeti kamu düzenine ilişkin olup, dava şartlarındandır (HMK'nın 114/1 d-e, 115 maddeleri) ve yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmek zorunda olduğu gibi, taraflarca da ileri sürülebilir. O halde, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yolsuz tescil olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 13/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.