Bir ortak 230 uncu maddeye aykırı hareket ederse, şirket, bu ortaktan tazminat istemekte veya tazminat yerine bu ortağın kendi adına yaptığı işleri şirket adına yapılmış saymakta, üçüncü kişilerin hesabına yapmış olduğu işlerden doğan menfaatlerin şirkete bırakılmasını istemekte serbesttir.Bu seçeneklerden birine diğer ortaklar çoğunlukla karar verir. Bu hak, bir işlemin yapıldığının veya ortağın diğer bir şirkete girdiğinin öğrenildiği tarihten başlayarak üç ay ve her hâlde işlemin yapıldığı ta
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette %25 oranında paya sahip kurucu ortağı ve aynı zamanda olağanüstü genel kurul toplantısından önce yönetim kurulu üyesi olduğunu, müvekkilinin çağırılmadığı yönetim kurulu toplantısında olağanüstü genel kurul kararı alındığını ve çağrı davetiyesi gönderildiğini, müvekkilinin, haklarını korumak için 06/10/2017 tarihinde yapılan olağanüstü toplantıya katıldığını, olağanüstü genel kurul toplantısının kanuna aykırı şekilde gerçekleştirildiğini, toplantının 2 numaralı gündem maddesinde '' şirket ana sözleşmesinin yönetim kurulu ve süresi başlıklı 7'inci maddesinin tadili ''hususunun bulunduğunu, ancak madde metninin ayrıca gönderilmediğini, bu değişikliğin çoğunluğun oyları ile kabul edildiğini, müvekkilinin muhalefet beyanında bulunduğunu, eski yönetim kurulu ibra edilmeden ve görevden alınmadan 3 numaralı gündem maddesi gereğince yeni yönetim kurulu seçildiğini, çift başlı bir yönetim oluştuğunu, bunun önlenmesi için kayyum atanması gerektiğini, olağanüstü genel kurul toplantısında usulüne uygun bir şekilde belirtilmemiş olan şirket ortaklarına TTK'nun md.230-231 rekabet yasağı konusunda yetki verilmesi başlıklı gündem maddesinin görüşülmesine geçildiğini, çoğunluk pay sahiplerinin oylari ile bu konuda yetki verildiğini, genel kurulda son olarak yönetim kuruluna huzur hakkı verilmesi ile ilgili gündem maddesinin görüşüldüğünü, genel kurulda '' huzur hakkı ödenmesine ve verilecek tutar için yönetim kurulunun yetkilendirilmesinin '' kabul edildiğini, bu şekilde şirket kasasının çoğunluk pay sahipleri için sonuna kadar açıldığını, genel kurulda müvekkilinin taleplerinin değerlendirilmediğini, finansal tabloların incelenmesini talepetmesine rağmen bunun karşılanmadığını, diğer pay sahiplerinin birleşerek müvekkilini saf dışı bıraktıklarını, şirketten çıkmasını hedeflediklerini ileri sürerek öncelikle yönetim kuruluna kayyum atanmasına ve 06/10/2017 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların tamamının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.