1. Hukuk Dairesi 2016/1013 E. , 2018/15250 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu ipt…
**1. Hukuk Dairesi 2016/1013 E. , 2018/15250 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı, mirasbırakanları ...’ın, 6516 ve 2232 parsel sayılı taşınmazlarını davalılara mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak devrettiğini, 6516 parselin mirasbırakan tarafından yapılan paylaşım gereği kendisi ve davalı ...’e bırakıldığını, davalı ...’e dava dışı başka bir taşınmazını daha aktardığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile 6516 parselin tamamının, 2232 parselin miras payı oranında adına tescilini istemiştir. Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuşlar, davalı ... davaya cevap vermemiş ve herhangi bir savunma getirmemiştir. Davanın reddine dair verilen karar Dairece ‘’...mahkemenin kararına gerekçe yaptığı 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu’nun 13. maddesinin son fıkrasının “Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde mahkemeler veya icra iflas daireleri tarafından bu arazi hakkında devir ve temliki gerektiren bir karar verilemez.” biçimindeki birinci cümlesi Anayasa Mahkemesi'nin 11/04/2012 tarih ve 2011/33 esas ve 2012/54 sayılı kararı ile iptal edilmiş ve iptal kararı 13 Ekim 2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Hal böyle olunca, işin esasının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilebilmesi için hüküm bozulmalıdır.’’ gerekçesi ile bozulmuş, bomaya uyularak yapılan yargılama neticesinde temlikin mal kaçırmak amacıyla yapıldığı iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. ./.. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan ...’ın 17.02.2004 tarihinde öldüğü, geride davacı oğlu ..., davalı oğulları...ve ... ile dava dışı kızları ... ve ... mirasçı olarak kaldıkları, mirasbırakanın maliki olduğu 2232 parseli 13.04.1998 tarihinde davalılar ...ve ...’a, 6516 parseli 17.06.1998 tarihinde davalı ...’a satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.