Başvuru, Anayasa Mahkemesi kararına karşı yapılan bireysel başvuruya ilişkindir.
Başvuru, Anayasa Mahkemesi kararına karşı yapılan bireysel başvuruya ilişkindir. Başvurular 4/12/2020 tarihinde yapılmıştır. Başvurular, başvuru formları ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. 2021/245, 2021/632, 2021/634 ve 2021/921 başvuru numaralı bireysel başvuru dosyalarının konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2021/24 numaralı başvuru dosyası ile birleştirilmesine, incelemenin 2021/24 numaralı dosya üzerinden yürütülmesine ve diğer dosyaların kapatılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucular, Başkale Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfında (Vakıf) muhtelif tarihlerde hizmet akdine dayalı olarak çalışmıştır. Başvurucular, kamu personeli olduklarını ileri sürerek her bir yıllık çalışma süresi içinde ödenmesi gereken iki aylık tutarındaki ilave tediye alacağının ödenmesi amacıyla Vakıf aleyhine ayrı ayrı dava açmıştır. Başkale Asliye Hukuk Mahkemesi, iş mahkemesi sıfatıyla yapmış olduğu yargılama sonunda 17/7/2017 tarihli kararlarla başvurucuların davalarının kabulüne karar vermiştir. Davalı Vakıf tarafından karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) Hukuk Dairesinin 13/12/2017 kararlarıyla Vakfın 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanunun İkinci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun gereğince kamu kurumu niteliğinde olmadığı belirtilerek ilk derece mahkemesi kararları ortadan kaldırılmış ve davalar reddedilmiştir. Kararlara karşı yapılan temyiz talepleri de Yargıtay Hukuk Dairesinin 8/3/2018 tarihli kararlarıyla reddedilmiştir. Başvurucular kararlara karşı hakkaniyete uygun yargılanma haklarının ihlal edildiği iddiasıyla 30/5/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi 29/9/2020 tarihli kararıyla adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir (Mehmet Şirin Kafi ve diğerleri, B. No: 2018/17738, 29/9/2020, § 24). Anayasa Mahkemesi aynı kararda başvurucuların manevi tazminat talep etmediklerini ifade etmiş ve maddi tazminata hükmedebilmesi için de uğranılan zarar ile tespit edilen ihlal arasında bulunması gereken illiyet bağının olayda bulunmadığını belirterek maddi tazminat talebini reddetmiştir (Mehmet Şirin Kafi ve diğerleri, §§ 31, 32). Başvurucular 4/12/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.