TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR ELÇİN ALAYONT BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/16604) Karar Tarihi: 13/10/2020 Başvuru Numaras ı: 2017/16604 Karar Tarihi : 13/10/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : M.Emin KUZ Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Basri BAĞCI Raportör : Tuğba TUNA I ŞIK Başvurucu : Elçin ALAYONT Vekili : Av. Gülsüm ALAYONT AK ŞİT I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, işe iade davas ının ayn ı maddi olaya dayan ılarak aç ılan başka bir davada
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR ELÇİN ALAYONT BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/16604) Karar Tarihi: 13/10/2020 Başvuru Numaras ı: 2017/16604 Karar Tarihi : 13/10/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : M.Emin KUZ Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Basri BAĞCI Raportör : Tuğba TUNA I ŞIK Başvurucu : Elçin ALAYONT Vekili : Av. Gülsüm ALAYONT AK ŞİT I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, işe iade davas ının ayn ı maddi olaya dayan ılarak aç ılan başka bir davada verilen karardan farkl ı bir sonuca ula şılarak reddedilmesi nedeniyle hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 20/1/2017 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüş bildirmemi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 7. Başvurucu, özel bir bankada (A. Bankas ı) 1/2/2006 tarihinden i ş akdinin feshedildi ği 31/1/2015 tarihine kadar özel güvenlik görevlisi olarak çal ışmıştır. 8. Banka Yönetim Kurulu 25/12/2014 tarihli kararla güvenlik hizmetlerinin hizmet sat ın alma yöntemi ile T. Güvenlik Ltd. Şti.ne (Güvenlik Şirketi) gördürülmesine kara r Başvuru Numaras ı: 2017/16604 Karar Tarihi : 13/10/2020 3verilmiştir. Bu kapsamda Banka, güvenlik görevlisi pozisyonunda çal ışan işçileri n sözleşmelerini feshetmi ştir. Söz konusu i şçilerden 9'unu gi şe memuru olarak görevlendirmi ş, 49'unu ise idari kadroya geçirmi ştir. Başvurucunun i ş sözleşmesi de istihdam fazlas ı konumuna dü ştüğü gerekçesiyle i şletmesel karar gere ğince feshedilmi ştir. İş akdi feshedilen güvenlik görevlilerinden 1.072'si Banka ile Güvenlik şirketi aras ında akdedilen hizmet sat ın alım sözleşmesi uyar ınca Güvenlik Şirketinde çal ışmaya başlam ış, bir k ısm ı ise güvenlik firmas ının teklifini kabul etmemi şlerdir. 9. Başvurucu, Denizli 3. İş Mahkemesinde (Mahkeme) i şe iade davas ı açm ıştır. Başvurucu; bir k ısım güvenlik görevlisinin A. Bankas ı bünyesinde ba şka pozisyonlarda görevlendirilmeleri sebebiyle i şveren taraf ından eşit davran ılmad ığını, fesih ile sözle şmedeki hak ve güvencelerden mahrum kald ığını ve iş sözleşmesinin feshinde geçerli hukuki bir sebep bulunmad ığını belirtmiştir. 10. Başvurucu 11/7/2016 tarihli beyan dilekçesinde ayn ı işyerinde ayn ı gerekçe ile iş sözleşmesi feshedilen baz ı özel güvenlik görevlilerinin davalar ının reddedilmesine yönelik İstanbul İş Mahkemesi kararlar ının bozulmas ına ilişkin Yarg ıtay 9. Hukuk Dairesine ait kararlar ı mahkeme dosyas ına sunmu ştur. 9. Hukuk Dairesinin emsal nitelikte dosyaya sunulan kararlar ından biri olan 16/3/2016 tarihli ve E.2016/3477, K.2016/6259 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "... Taraflar aras ındaki temel uyu şmazl ık, as ıl işveren alt i şveren ilişkisinin muvazaay a dayan ıp dayanmad ığı ve bunun i şçilik haklar ına etkileri noktas ında toplanmaktad ır. Alt işveren; bir i ş yerinde yürütülen mal ve hizmet üretimine ili şkin as ıl işin bi r bölümünde veya yard ımc ı işlerde, işletmenin ve i şin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanl ık gerektiren alanlarda i ş alan ve bu i ş için görevlendirdi ği işçilerini, sadece b u işyerinde ald ığı işte çal ıştıran diğer işveren olarak tan ımlanabilir. Alt i şverenin iş ald ığı işveren ise as ıl işveren olarak adland ırılabilir. Bu tan ımlamalara göre as ıl işveren - alt işveren ilişkisinin varl ığından söz edebilmek için iki ayr ı işverenin olmas ı, mal veya hizmet üretimine dair bir i şin varl ığı, işçilerin sadece as ıl işverenden al ınan iş kapsam ında çal ıştırılmas ı ve taraflar ın muvazaal ı bir ilişki içine girmemeleri gerekmektedir. Alt işverene yard ımc ı işin verilmesinde bir s ınırlama olmasa da, as ıl işin bi r bölümünün teknolojik uzmanl ık gerektirmesi zorunludur. 4857 say ılı İş Kanununun 2 nci maddesinde, as ıl işveren alt i şveren ilişkisinin s ınırland ırılmas ı yönünde yasa koyucunun amac ından da yola ç ıkılarak, as ıl işin bir bölümünün alt i şverene verilmesinde 'i şletmenin ve işin gereği' ile 'teknolojik nedenlerle uzmanl ık gerektiren i şler' ölçütünün bir arada bulunmas ı şartt ır. Yasan ın 2 nci maddesinin alt ıncı ve yedinci f ıkralar ında 'işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanl ık gerektiren i şler' sözcüklerine yer verilmi ş olmas ı bu gereklili ği ortaya koymaktad ır. Alt İşverenlik Yönetmeli ğinin 11 inci maddesinde de yukar ıdaki anlat ımlara paralel biçimde, as ıl işin bir bölümünün alt i şverene verilebilmesi için 'işletmenin ve i şin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanl ık gerektirmesi' şartlar ının birlikte gerçekle şmesi gerekti ği belirtilmi ştir. İşverenler aras ında muvazaal ı biçimde as ıl işveren alt i şveren ilişkisi kurulmas ının önüne geçilmek amac ıyla İş Kanununun 2 nci maddesinde baz ı muvazaa kriterlerine yer verilmiştir. Muvazaa Borçlar Kanununda düzenlenmi ş olup, taraflar ın üçüncü ki şileri aldatmak amac ıyla, kendi gerçek iradelerine uymayan, aralar ında hüküm ve sonuç meydana getirmesini arzu etmedikleri, görünü şte bir anla şma olarak tan ımlanabilir. Muvazaada, Başvuru Numaras ı: 2017/16604 Karar Tarihi : 13/10/2020 4taraflar aras ında üçüncü ki şileri aldatma kast ı bulunmakta ve sözle şmedeki gerçek ama ç gizlenmektedir. Muvazaa genel ispat kurallar ı ile ispat edilebilir. Bundan ba şka İş Kanununun 2 nci maddesinin yedinci f ıkras ında sözü edilen hususlar ın, aksi kan ıtlanabilen adi kanunî karineler oldu ğu kabul edilmelidir. 5538 say ılı Yasa ile İş Kanununun 2 nci maddesine baz ı fıkralar eklenmi ş ve kam u kurum ve kurulu şlar ıyla sermayesinin yar ısından fazlas ının kamuya ait olan ortakl ıklara dair ayr ık durumlar düzenlenmi ştir. Ancak, maddenin di ğer hükümleri de ğişikliğe tabi tutulmad ığından, as ıl işveren alt i şveren ili şkisinin unsurlar ı ve muvazaa ö ğeleri değişmemiştir. Yasal olarak verilmesi mümkün olmayan bir i şin alt işverene b ırak ılmas ı veya muvazaal ı bir ilişki içine girilmesi halinde, i şçilerin ba ştan itibaren as ıl işverenin işçileri olarak i şlem görecekleri 4857 say ılı Kanunun 2 nci maddesinin yedinci fıkras ında açık biçimde ifade edilmi ştir. Kamu i şverenleri bak ımından farkl ı bir uygulamaya gidilmesi hukuken korunamaz. Muvazaaya dayanan bir ili şkide işçi, gerçek i şverenin işçisi olmakla kıdem ve unvan ının d ışında bir kadro kar şılığı çal ışmas ı ve diğer işçilerle ayn ı ücreti tale p edememesi, İş Kanununun 5 inci maddesinde öngörülen e şitlik ilkesine ayk ırılık oluşturur. Yine koşullar ın oluşmas ına rağmen işçinin toplu i ş sözleşmesinden yararlanamamas ı, Anayasal temeli olan sendikal haklar ı engelleyen bir durumdur. Dairemizin kararlar ı da b u doğrultudad ır (Yarg ıtay 9.HD. 24.10.2008 gün 2008/ 33977 E, 2008/ 28424 K.). İş Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci f ıkras ı, 15.5.2008 tarihinde yürürlü ğe giren 5763 say ılı Yasan ın 1 inci maddesiyle de ğiştirilmiş ve alt işverenin işyerini bildirim yükümü getirilmiştir. Alt işveren bu bildirimi as ıl işverenle aralar ında düzenlenmi ş olan yaz ılı alt işverenlik sözle şmesi ve gerekli belgelerle birlikte yapmak durumundad ır. Alt işverenlik sözleşmesi ilgili bölge müdürlü ğü ile gerekti ğinde iş müfettişleri taraf ından incelenecek ve kurumca re sen muvazaa ara ştırmas ı yap ılabilecektir. Muvazaan ın tespiti halinde bu yönde haz ırlanan müfetti ş raporu ilgililere bildirilir v e ilgililer alt ı iş günü içinde yetkili i ş mahkemesine itiraz edebilirler. İtiraz üzerine verile n kararlar kesindir. İş Müfettişliği taraf ından haz ırlanan muvazaal ı alt işverenlik ili şkisinin tespit edildi ği rapora ilgililerin süresi içinde itiraz etmemesi ya da mahkemece muvazaal ı işlemin varl ığına dair hüküm kurulmas ı halinde, alt i şverenliğe dair tescil i şlemi iptal edilir . Bu halde alt i şveren işçileri başlang ıçtan itibaren as ıl işverenin işçileri say ılır. Asıl işveren alt i şveren ilişkisi ve muvazaa konular ı, 5763 say ılı Yasayla i ş kanununda yap ılan değişiklikler ve buna ba ğlı olarak ç ıkar ılan Alt İşveren Yönetmeli ğinin ard ından farkl ı bir anlam kazanm ıştır. Yönetmelikte 'yaz ılı alt işverenlik sözle şmesi'nden söz edilmi ş ve çeşitli tan ımlara yer verilmi ştir. Alt İşveren Yönetmeli ğinde; 1) İşyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ili şkin as ıl işin bir bölümünde uzmanl ık gerektirmeyen i şlerin alt işverene verilmesini, 2) Daha önce o i şyerinde çal ıştırılan kimse ile kurulan alt i şverenlik ili şkisini, 3) As ıl işveren işçilerinin alt i şveren taraf ından işe al ınarak haklar ı k ısıtlanmak suretiyle çal ıştırılmaya devam ettirilmesini, 4) Kamusal yükümlülüklerden kaç ınmak veya i şçilerin iş sözleşmesi, toplu i ş sözleşmesi yahut çal ışma mevzuat ından kaynaklanan haklar ını kısıtlamak ya da ortadan kald ırmak gibi taraflar ın gerçek iradelerini gizlemeye yönelik i şlemleri,ihtiva eden sözle şmeler muvazaal ı olarak aç ıklanm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2017/16604 Karar Tarihi : 13/10/2020 5Somut uyu şmazl ıkta, 23.01.2015 tarihli fesih bildirimine göre, daval ı bankada güvenlik görevlisi olarak çal ışan davac ının iş sözleşmesi, banka yönetim kurulunun 25.12.2014 tarih ve 4/10186-1 say ılı karar ı ile ald ığı işletmesel karar do ğrultusunda güvenlik hizmetlerinin, hizmet sat ın al ınmas ı yöntemi ile ba şka firmaya (T. Güvenlik..Ltd Şti) verildi ği ve bunun sonucu olarak davac ının istihdam fazlas ı konumuna dü ştüğü gerekçesiyle feshedilmi ştir. Dosya kapsam ındaki delillerden, dava d ışı T. güvenlik firmas ının daval ı bankada kend i işçilerini de ğil, daval ı bankan ın işten ç ıkard ığı güvenlik görevlilerini i şe alarak üstlendi ği güvenlik i şini yerine getirdi ği, bu durumun İş Kanunu'nun 2. maddesinin 7. f ıkras ında yer alan 'As ıl işverenin i şçilerinin alt i şveren taraf ından işe al ınarak çal ıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle haklar ı kısıtlanamaz veya daha önce o i şyerinde çal ıştırılan kimse ile al t işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel olarak as ıl işveren alt i şveren ilişkisinin muvazaal ı işleme dayand ığı kabul edilerek alt i şverenin işçileri başlang ıçtan itibaren as ıl işverenin işçisi say ılarak işlem görürler. İşletmenin ve i şin gereği ile teknolojik nedenlerl e uzmanl ık gerektiren i şler d ışında as ıl iş bölünerek alt i şverenlere verilemez.' düzenlemesin e ayk ırı olduğu, bu nedenle daval ı A. bankas ı ile dava d ışı T. Güvenlik firmas ı aras ında imzalanan hizmet al ım sözleşmesinin muvazaaya dayand ığı anlaşılmaktad ır. Ayr ıca davac ının iş akdine son verilmesinin geçerli neden kabul edilebilmesi için daval ı bankan ın ald ığı işletmesel karar ı tutarl ı uygulad ığının ve fesihten önce, son çare ilkesini gözetti ğinin tespit edilebilmesi gerekir. Dosya kapsam ındaki delillerden davac ının iş sözleşmesinin feshinden sonra, ayn ı birime personel al ımı yap ıldığı görülememi ştir. Ancak, davac ı dahil toplam 1185 güvenli k görevlisinin al ınan işletmesel karardan sonra hizmet akdi ili şkileri sona ermi ş olu p 29.01.2015 tarihli yaz ı ve ekindeki görev yaz ılar ından daval ı banka bünyesinde güvenlik görevlisi kadrosunda çal ışan 49 işçinin bankan ın idari kadrosuna al ındığı, 9 güvenli k görevlisinin gi şe yetkilisi olarak yerle ştirildiği, 1072 işçinin ise alt i şveren şirkette güvenli k görevlisi olarak çal ışmaya devam etti ği tespit edilmi ştir. Bu tespitler daval ı taraf ın da kabulündedir. Temyiz incelemesi Yarg ıtay 7. Hukuk Dairesi'nce yap ılan 2015/30112 Esas ve 2015/25607 Karar say ılı dosyada, dosyaya sunulan fesih öncesi ve sonras ında işe al ınan işçileri gösterir listede çok say ıda gişe yetkilisinin i şe al ındığı anlaşıldığından işvereni n davac ıya neden ba şka iş ve görev teklif etmedi ği, hangi objektif seçim kriterini uygulad ığının anlaşılamamas ı nedeniyle mahkemece verilen i şe iade karar ının doğru olduğu belirtilmi ştir. Daval ı vekili, özel güvenlik hizmet biriminin kapat ılmas ı nedeniyle istihdam fazlal ığı oluşturan çal ışanlar ın tamam ı için ayr ı ayr ı değerlendirme yap ıldığını ve eğitimleri, di ğer nitelikleri bulunduklar ı lokasyondaki gereksinimler gözetilerek 49 ki şinin idare kadroya, 9 kişinin de gi şe yetkilisi olarak istihdam edilebildi ğini savunmakta ise de; daval ı işverenin hangi objektif seçim kriterini uygulad ığı aç ık değildir. Cevap dilekçesinde davac ının görev esnas ında dikkat eksikli ği ve görevini özensiz yapt ığı gerekçeleriyle çal ıştığı şubelerden şikayet al ındığı belirtilmekle birlikte bu savunmay ı ispatlayacak bir delil sunulmad ığı gibi bankada farkl ı pozisyonlarda çal ıştırılan güvenlik görevlilerinin davac ıda bulunmaya n hangi eğitim ve nitelikleri itibariyle seçilmi ş olduğu da aç ıklanm ış değildir. Yukar ıdaki aç ıklamalar do ğrultusunda, mahkemece, muvazaa olgusu ve feshin son çare olmas ına ilkesine uyulup uyulmad ığı araştırılmadan eksik inceleme ile davan ın kabul ü yerine reddine karar verilmesi hatal ı olup bozmay ı gerektirmi ştir. ..." Başvuru Numaras ı: 2017/16604 Karar Tarihi : 13/10/2020 611. Mahkeme 26/11/2015 tarihli ara karar ı ile bilirki şi raporu al ınmas ına kara r vermiştir. Bilirki şi raporunda ba şvurucunun gerekli e ğitim ve ehliyete sahip güvenlik görevlisi oldu ğu, lise mezunu oldu ğu için iş tecrübesinin de güvenlik hizmetine ili şkin olduğu belirtilmiştir. Başvurucunun ifa etti ği güvenlik hizmeti ile A. Bankas ında asli i ş olarak yürütülen bankac ılık işi aras ında önemli farkl ılıklar bulundu ğu, daval ı bankan ın işyerlerine yeni elemanlar ald ığının anlaşıldığı ancak daval ı bankan ın alm ış olduğu elemanlar ın genellikle a ğırlıklı olarak bankac ılık işi ile doğrudan ilgili oldu ğu vurgulanm ıştır. A. Bankas ının işletmesel karar ı uygulamak için ald ığı tedbirlerin i ş sözleşmesinin feshini zorunlu k ıldığını, başvurucunun daha önceki hizmetinin verimsiz ve niteliksiz oldu ğunu da ispatlayamamas ı nedeniyle ba şvurucunun e ğitimi ve kültürel birikimi ne olursa olsun ba şka bir görevde istihdam edilme imkân ı varken ta şeron şirketle sözle şme yap ılmas ı ve bu sözleşme ile işçilerin işine son verilmesi nedeni ile ba şvurucunun i ş akdinin yasaya ayk ırı olarak fesh edildi ği ifade edilmi ştir. 12. Mahkeme, söz konusu i şe iade davas ını 12/7/2016 tarihli karar ile reddetmi ştir. Karar gerekçesinde bilirki şi raporuna itibar edilmedi ği vurgulanm ış, A. Bankas ının esas faaliyeti olan bankac ılık faaliyeti d ışında kalan güvenlik hizmetinin alt i şverene devrinde herhangi bir hukuka ayk ırılık bulunmamas ı nedeniyle devrin i şverenin yönetim hakk ı kapsam ında kald ığı ifade edilmi ştir. Ayr ıca hizmetin alt i şverene devri sonucu istihdam edilen işçi say ısının çokluğu, vas ıf ve mahiyetleri ile A. Bankas ının faaliyet alan ı gözönünde bulunduruldu ğunda işletmesel karar ın yerinde uyguland ığı ve emsal karar gere ği davan ın reddedildi ği belirtilmi ştir. 13. Mahkeme karar ında emsal olarak gösterilen Yarg ıtay 22. Hukuk Dairesinin 12/10/2015 tarihli ve E.2015/22758, K.2015/28313 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "... Taraflar aras ında, iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayan ıp dayanmad ığı uyuşmazl ık konusu olup, kanuni dayanak 4857 say ılı İş Kanunu'nun 18. ve devam ı maddeleridir. 4857 say ılı Kanun'un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla i şçi çal ıştıran iş yerlerinde en az alt ı ayl ık k ıdemi olan i şçinin belirsiz süreli i ş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterlili ğinden veya davran ışlar ından ya da i şletmenin, i ş yerinin veya i şin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundad ır. İşletme gerekleri sebebiyle fesihte, i ş yerinde bir i şgücü fazlas ının bulunmal ıdır. İşgücü fazlas ından söz edebilmek için i şçinin bugüne kadar yapt ığı işi sürdürmesi imkan ı ortadan kalkm ış olmal ı, işçinin başka türlü çal ıştırılmas ı imkan ı da bulunmamal ıdır. Girişim özgürlüğüne dayanan i şverenin ekonomik güçlükler sebebiyle veya verimlilik amac ıyla ald ığı yeniden yap ılanma karar ı ve bu karar ın uygulanmas ı sonucunda bir veya birden ço k işçinin o güne kadar yapt ıklar ı iş ortadan kalkar ve bu i şçilerin fesih d ışında önlemlerle bi r başka şekilde çal ıştırılmışı mümkün olmazsa i şletme gere ği doğar ve işveren fesih karar ı alabilir. İşletmesel karar ın sebebi ne olursa olsun feshin geçerli olmas ı için, işveren taraf ından alman tedbirin fesih an ında gerçekle ştirilmiş iş yerinde gözle görülür bir de ğişikliğin meydana gelmi ş ve işçinin edimine ihtiyaç kalmad ığının kesinleşmiş olmas ı gerekir. İşveren öncelikle, i şletmesel karar ın tutarl ı biçimde uyguland ığını ve işçinin o güne kadar gördüğü işin ortadan kalkt ığını ispatlamak zorundad ır. Başvuru Numaras ı: 2017/16604 Karar Tarihi : 13/10/2020 7Feshin geçerlili ği için, işgücü fazlas ı olmas ının sonucu, i şverenin maliyetleri dü şürmek amac ıyla yüksek ücretli i şçileri işten ç ıkararak yerlerine dü şük ücretli i şçi çal ıştıramamas ı şartt ır. İşletme gerekleri sebebiyle fesihlerde i şverenin maliyetleri dü şürme amac ı tek başına feshi geçerli hale getirmez. Sözle şmeye bağlılık ilkesi gere ği fesih hakk ı ancak sözleşmeye devam beklenmez hale gelirse do ğar. Buna göre i şveren ancak, i şçinin çal ışmaya devam ı için başka bir çare bulunamad ığı takdirde fesih yoluna gidilebilir. İşverenin fesih d ışında daha hafif bir tedbirle amaca ula şmas ı mümkün ve beklenebilir ise fesih geçersizdir. Ayr ıca, işletme gerekleri sebebiyle fesihlerde, i şveren feshin ciddi ve tutarl ı bir uygulaman ın sonucu olup olmad ığını, işletmesel karar ın al ındığını ve bu karar ın kurumsa l bir ciddiyet ve tutarl ılıkla uyguland ığını hiç bir şüpheye yer b ırakmayacak biçimde kesin olarak ispat etmekle yükümlüdür. Özellikle, yeniden yap ılanma gibi önemli bir karar alan ve bu karar ı uygulayan i şverenin kurumsal bir ciddiyet ve tutarl ılık içinde hareket etmesi, kanunlar ve ispat hukuku kurallar ı çerçevesinde s ıhhati konusunda şüphe uyand ırmayacak ve birbiri ite tutarl ı bilgi ve belgelerle yeniden yap ılanmay ı ve bu yap ılanma sonucunda işçinin iş gücü fazlas ı haline geldi ğini, diğer yandan, sözle şmesi feshedilecek i şçilerin seçiminde de objektif davran ıldığını ispatlamas ı beklenir. Davac ının daval ı bankada özel güvenlik görevlisi olarak 23.08.2000 tarihinde i şe başlay ıp iş sözleşmesinin feshedildi ği 25.01.2015 tarihine kadar kesintisiz olarak çal ıştığı, daval ı bankan ın 25.12.2014 tarihli yönetim kurulu karar ı ile özel güvenlik hizmet birimini n kapat ılmas ına ve güvenlik hizmetinin T. Güvenlik Sistemleri San. A. Ş. ile imzalanan hizmet alım sözleşmesi ile kar şılanmas ı yoluna gitti ği, ad ı geçen şirket ile yap ılan sözleşmeye eklenen bir madde ile kendi bünyesinde görev yapan güvenlik hizmeti çal ışanlar ının istihdam ının sağlanma tedbirinin al ındığı, nitekim birçok ki şinin bu şekilde çal ışmaya devam etti ği dosya kapsam ından anla şılmıştır. Dosyadaki yaz ılara, toplanan delillerle karar ın dayand ığı kanuni gerektirici sebeplere göre, her ne kadar davac ı kendisinin durumuna uygun ba şka bir kadro olup olmad ığının işverence ortaya konulmad ığı iddias ında bulunsa da daval ı işyerinde güvenlik hizmetlerini n bütün olarak alt i şverene devri uygulamas ının yap ıldığı, işverenin esas faaliyeti olan bankac ılık faaliyeti d ışında kalan bu hizmetin alt i şverene devrinde herhangi bir hukuk a ayk ırılık bulunmay ıp işverenin yönetim hakk ı kapsam ında kald ığında şüphe yoktur. Hizmetin alt i şverene devri sonucu istihdam edilen i şçi say ısının çokluğu, vas ıf ve mahiyetleri ile daval ı işverenin faaliyet alan ı göz önünde bulunduruldu ğunda işletmesel karar ın yerinde uyguland ığı anlaşılmaktad ır. Bu durumda i şverence yap ılan feshin geçerl i sebeple yap ıldığı göz önüne al ınarak davan ın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatal ı olup bozmay ı gerektirmi ştir. ..." 14. Başvurucu, mahkeme karar ını temyiz etmi ştir. Temyiz dilekçesinde; Mahkeme taraf ından al ınan bilirki şi raporuna göre i ş sözleşmesinin feshinin haks ız olduğu, başvurucu ile ayn ı işyerinde çal ışan ve ayn ı tarihli Yönetim Kurulu karar ı ile iş akitleri feshedilen bir kısım özel güvenlik görevlilerinin İstanbul i ş mahkemelerinde açt ıklar ı işe iade davalar ı hakk ında yerel mahkemece verilen ret kararlar ının bozulmak suretiyle ortadan kald ırılmas ına ilişkin 9. Hukuk Dairesinin on iki adet karar ının Mahkeme taraf ından dikkate al ınmad ığı belirtilmiştir. Başvurucu ayr ıca, fesih tarihinden sonra 58 özel güvenlik görevlisinin daval ı Banka bünyesinde farkl ı kadrolarda i şe al ındığının daval ı tarafça dava dosyas ına sunulmu ş olmas ına rağmen daval ı Bankan ın kendisinde bulunmayan hangi e ğitim ve nitelikleri tercih konusu yaparak istihdam sa ğlad ığının Mahkeme taraf ından değerlendirilmemi ş olduğunu ifade etmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2017/16604 Karar Tarihi : 13/10/2020 815. Temyiz talebi 22. Hukuk Dairesinin 28/11/2016 tarihli karar ıyla mahkeme karar ının onanmas ı suretiyle reddedilmi ştir. 16. Nihai karar ba şvurucuya 23/12/2016 tarihinde tebli ğ edilmiş, başvurucu 20/1/2017 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İNCELEME VE GEREKÇE 17. Mahkemenin 13/10/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı 18. Başvurucu; Bankan ın idari göreve veya gi şe yetkilisi olarak tekrar i şe ald ığı 58 özel güvenlik görevlileri yönünden de ğerlendirme yap ılmad ığını, temyiz incelemesi sonucunda yetersiz gerekçe ile onama karar ı verildiğini, 9. Hukuk Dairesi taraf ından verilen lehe kararlar ın dikkate al ınmadan çeli şki oluşturacak şekilde karar verildi ğini, bu durumun ise hukuki belirsizli ğe yol açt ığı gerekçeleriyle adil yarg ılanma hakk ının ve eşitlik ilkesinin ihlal edildi ğini ileri sürmektedir. B. Değerlendirme 19. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucunun şikâyetlerinin özünün ayn ı maddi olaya ilişkin olarak iki farkl ı mahkeme taraf ından yap ılan yarg ılama sonucunda verilen kararlar ın birbirinden farkl ı olmas ı iddias ı olduğu, bu sebeple yarg ılaman ın sonucuna yönelik iddialar ın bir bütün olarak hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ı kapsam ında incelenmesi gerektiği değerlendirilmi ştir. 20. Bireysel ba şvuruya konu davadaki olaylar ın kan ıtlanmas ı, hukuk kurallar ının yorumlanmas ı ve uygulanmas ı, yarg ılama s ıras ında delillerin kabul edilebilirli ği ve değerlendirilmesi ile ki şisel bir uyu şmazl ığa derece mahkemeleri veya temyiz mercileri taraf ından getirilen çözümün esas yönünden adil olup olmamas ı bireysel ba şvuru incelemesinde de ğerlendirmeye tabi tutulamaz. Anayasa da yer alan hak ve özgürlükler ihlal edilmediği sürece ya da aç ıkça keyfîlik içermedikçe derece mahkemelerinin veya temyiz mercilerinin kararlar ındaki maddi ve hukuki hatalar bireysel ba şvuru incelemesinde ele alınamaz. Bu çerçevede derece mahkemelerinin ve temyiz mercilerinin delilleri takdirinde açıkça keyfîlik bulunmad ıkça Anayasa Mahkemesinin bu takdire müdahalesi söz konus u olamaz ( Miraş Mümessillik İnş. Taah. Reklam. Paz. Bas. Yay. San. Tic. A. Ş., B. No: 2012/1056, 16/4/2013, 35). 21. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun un 48. maddesinin (2) numaral ı fıkras ında aç ıkça dayanaktan yoksun ba şvurular ın Anayasa Mahkemesince kabul edilemezli ğine karar verilebilece ği belirtilmiştir. Bu ba ğlamda ba şvurucunun ihlal iddialar ını kan ıtlayamad ığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin olmad ığı veya müdahalenin me şru olduğu aç ık olan ba şvurular ile karmaşık veya zorlama şikâyetlerden ibaret ba şvurular aç ıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir ( Hikmet Balabano ğlu, B. No: 2012/1334, 17/9/2013, 24). Başvuru Numaras ı: 2017/16604 Karar Tarihi : 13/10/2020 922. Başvuru konusu davada ba şvurucu, iş akdinin i şveren taraf ından hakl ı ve geçerli bir nedene dayan ılmaks ızın feshedildi ğini ileri sürerken i şveren ise i şletmesel karardan kaynaklanan geçerli bir nedene dayan ıldığını ileri sürerek davan ın reddini istemi ştir. 23. Mahkeme taraf ından dosya kapsam ında al ınan bilirki şi raporunun dikkate alınmad ığı belirtilmi ştir. Mahkeme -22. Hukuk Dairesinin emsal karar ının esas al ınmak suretiyle- ba şvurucunun durumuna uygun ba şka bir kadroda istihdam edilmesinin mümkün olup olmad ığının değerlendirilmedi ği iddias ına yönelik olarak, bankac ılık faaliyeti kapsam ı dışında kalan özel güvenlik hizmetinin bir bütün olarak alt i ş verene devredilmesinin söz konusu oldu ğu, bu devrin ise hukuka ayk ırı olmad ığını ifade etmi ş ve işletmesel karar ın yerinde oldu ğu gerekçesiyle davan ın reddine karar vermi ştir. 24. Başvurucunun açt ığı davada Mahkemenin 22. Hukuk Dairesinin 12/10/2015 tarihli karar ını esas almak suretiyle davay ı reddettiği görülmü ştür. Emsal dava, ba şvurucu ile ayn ı Bankada güvenlik görevlisi olarak çal ışan başka bir davac ı hakk ında verilmi ştir. An ılan 22. Hukuk Dairesi karar ında; işverenin i şçinin çal ışmaya devam ı için başka bir çare bulunamad ığı takdirde ancak fesih yoluna gidebilece ği ve işletmesel karar ı kurumsal bir ciddiyet ve tutarl ılıkla uygulad ığının hiçbir şüpheye yer b ırakmayacak biçimde kesin olarak ispat etmekle yükümlü oldu ğu belirtilmektedir. Kararda; kanunlar ve ispat hukuku kurallar ı çerçevesinde s ıhhati konusunda şüphe uyand ırmayacak ve birbiri ile tutarl ı bilgi ve belgelerle yeniden yap ılanmay ı, bu yap ılanma sonucunda i şçinin iş gücü fazlas ı hâline geldi ği ve sözleşmesi feshedilecek i şçilerin seçiminde de objektif davran ıldığının ispatlamas ının beklenece ği vurgulanmaktad ır. 25. Başvurucunun 9. Hukuk Dairesinin ayn ı olaya ili şkin kararlar ına dayanarak kendisi hakk ında muvazaa olgusunun ve feshin son çare olmas ı gerektiği hususunun mahkeme karar ında araştırılmad ığı gerekçesiyle yapt ığı temyiz ba şvurusu 22. Hukuk Dairesi taraf ından reddedilmi ştir. 26. Dosya kapsam ındaki hem 9. Hukuk Dairesinin hem de 22. Hukuk Dairesinin içtihad ında (bkz. 10, 13) i şletmesel karar sebebiyle yap ılacak fesihlerde feshe son çare olarak ba şvurulmas ı ve sözle şmeleri feshedilecek i şçilerin seçiminde objektif olunmas ı gerektiğinin alt ı çizilmiştir. Bu durumda somut olayda Yarg ıtay Daireleri aras ındaki benzer olayda ula şılan farkl ı sonucun somut olaya ili şkin değerlendirmeden kaynakland ığı tespit edilmiştir. 27. Hukuk kurallar ının yorumu derece mahkemelerinin takdirindedir. Bariz takdir hatas ı veya keyfîlik bulunmad ığı müddetçe Anayasa Mahkemesinin derece mahkemelerinin hukuk kurallar ına ilişkin yorumuna müdahale etmesi bireysel ba şvurunun amac ıyla bağdaşmaz. Ba şvuruya konu olayda derece mahkemesi özel güvenlik görevlisi ola n başvurucunun görev yapt ığı Bankan ın as ıl faaliyeti olan bankac ılık faaliyetinin d ışında kalan güvenlik hizmetini bir bütün olarak alt i şverene devrinin hukuka uygun oldu ğunu kabu l etmiştir. Ayr ıca istihdam edilen i şçi say ısı, vas ıf ve mahiyetleri ile i şveren bankan ın faaliyet alan ı göz önünde bulundurulmu ş ve işletmesel karar ın yerinde uyguland ığı sonucuna var ılm ıştır. Derece mahkemesinin bu yorumunda bariz takdir hatas ı veya keyfîlik görülmemi ştir. 28. Somut olayda ba şvurucunun iddialar ının dosya kapsam ında değerlendirilmesi sonucunda hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ına yönelik bir ihlalin olmad ığının aç ık olduğu anlaşılm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2017/16604 Karar Tarihi : 13/10/2020 10 29. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun di ğer kabul edilebilirlik ko şullar ı yönünden incelenmeksizin aç ıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. V. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, B. Yarg ılama giderlerinin ba şvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 13/10/2020 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Kadir ÖZKAYA M.Emin KUZ R ıdvan GÜLEÇ Üye Üye Y ıldız SEFERİNOĞLU Basri BA ĞCI