4. Hukuk Dairesi 2023/10883 E. , 2024/4501 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/297 D.İş, 2021/297 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-4092 HÜKÜM/KARAR : Davanın usulden reddi/ İtirazın kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2020/97344 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi ü…
**4. Hukuk Dairesi 2023/10883 E. , 2024/4501 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/297 D.İş, 2021/297 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-4092 HÜKÜM/KARAR : Davanın usulden reddi/ İtirazın kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2020/97344 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, yaya olan müvekkilinin 26.11.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda malul kaldığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı ve rapor ücreti olarak şimdilik 40.001,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini toplam 80.395,27 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun kazadan sonra 1 yıl geçmeden düzenlendiğini, raporu kabul etmediklerini, kusurun belirlenmesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılacak ödemelerin düşülmesi gerektiğini, davalının temerrüde düşmediğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosunun kullanılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...ara kararı gereği istenilen maluliyet raporunun temin edilerek sunulmadığı" gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde, dosyada mevcut maluliyet raporuna göre hüküm kurulması gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...kaza tutanağına göre araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, dosyaya sunulan maluliyet raporunun yeterli görüldüğü, TRH 2010 Yaşam Tablosu- %1,8 teknik faizi oranı ve PMF 1931 Yaşam Tablosu- progresif rant yöntemine göre olmak üzere ayrı hesaplamalar yapılmak üzere bilirkişi atandığı, bilirkişi raporunda; rapor tarihi itibarı ile TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre 98.324,47 TL tazminat hesaplandığı, rapor tarihi itibarı ile PMF 1931 Yaşam Tablosu dikkate alınarak 84.360,03 TL hesaplama yapıldığı, davacı vekilince raporda müvekkilinin yaşına ilişkin olarak hata yapıldığı itirazı doğrultusunda alınan ek bilirkişi raporunda terditli hesaplama yapıldığı, İtiraz Hakem Heyetince yapılan değerlendirmede; TRH 2010 Yaşam Tablosu uygulanmak suretiyle temin edilen bilirkişi raporundaki terditli görüşlerden %0 faiz uygulamasının davacı lehine sebepsiz zenginleşmeye yol açacağından bu yöndeki davacı talebi kabul edilmeyerek sürekli sakatlık tazminatının 52.807,27 TL olarak kabul edildiği" gerekçeleri ile itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 52.807,57 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 27.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, İtiraz Hakem Heyetince Anayasa Mahkemesi kararı uygulanmayarak müvekkilinin hak kaybına sebep olunduğunu, hükme esas alınan hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %0 teknik faizin esas alınması gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunun taraflarına 24.04.2021 Cumartesi günü iletildiğini, gün içinde itiraz ve beyanlarının bildirilmesi gerektiğinin belirtildiğini, davacı vekilince aynı gün beyanda bulunularak ek aktüer raporu alındığını ve akabinde 24.04.2021 tarihinde İtiraz Hakem Heyetince karar verildiğini, ek aktüer raporunun taraflarına iletilmediğini, savunma hakkının kısıtlandığını, mevzuata uygun rapor ile başvuru yapılmadığından başvuru şartının gerçekleşmediğini ve usulden ret kararı verilmesi gerektiğini, tek taraflı alınan ve kanaat bildirir maluliyet raporunun güncel mevzuata uygun hazırlanmadığını, kaza tarihinden itibaren 1 yıl geçmemiş olup iyileşme sürecinin devam ettiğini, davacının kazaya ilişkin olarak şikayet hakkını kullanmadığını, uzlaşma sağlanmış olmasına rağmen başvuru yapıldığını, kusur raporu alınması gerektiğini, zararın bilirkişi marifetiyle tespiti gerektiğini, müvekkilinin teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı şekilde sorumlu olduğunu, SGK tarafından ödenmiş tazminat varsa dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, hükmedilebilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle oluşan bedensel zarardan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre, davalı vekilinin aşağıda yer alan bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Davacı vekilinin temyiz itirazı yönünden; 2. Somut olayda İtiraz Hakem Heyeti gerekçesinde; "TRH 2010 Yaşam Tablosu uygulanmak suretiyle temin edilen bilirkişi raporundaki terditli görüşlerden %0 faiz uygulamasının davacı lehine sebepsiz zenginleşmeye yol açacağından bu yöndeki davacı talebi kabul edilmeyerek sürekli sakatlık tazminatının 52.807,27 TL olarak kabul edildiği" denilmiş ise de, dosyada alınan 22.04.2021 tarihli ek aktüer raporunda PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ve TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemlerine göre üç ayrı hesaplama yapıldığı, davacı vekilinin 24.04.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini (TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi uyarınca yapılan hesaplama doğrultusunda) 78.745,27 TL olarak ıslah ettiği anlaşılmış olup bu durumda hesaplama yöntemi olarak TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin esas alınmasında davacı lehine sebepsiz zenginleşmeye yol açacak bir durum bulunmadığından davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazı yerinde görülmüş ve kararın bozulması gerekmiştir. Davalı vekilinin temyiz itirazı yönünden; 3.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda dosya kapsamında, davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak usulüne uygun şekilde alınmış rapor bulunmamaktadır. Dosyaya sunulan ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Bölümü'nün 01.07.2020 tarihli maluliyet raporu ile; davacının alt ekstremiteye yönelik maluliyet oranı %6 olarak belirlenmiş ve İtiraz Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınarak karar verilmiştir. Kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik'in “Engel oranları alan kılavuzu”ndaki "Kas-iskelet sistemi" başlığı altında 3 üncü maddede yer alan "Alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Engellilik Oranları" bölümünde; “Engellilik, hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişinin özrünün zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce hastada iyileşmenin durduğu, son bir senede herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir” düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda, kaza tarihi 26.11.2019, rapor düzenleme tarihi ise 01.07.2020 olup davacının maluliyetinin alt ekstremiteye ilişkin bulunduğu hususları dikkate alındığında, kaza tarihi ile rapor tarihi arasında Yönetmelik ile belirlenen bir senelik zaman diliminin geçmemiş olduğu, karara esas alınan raporun davacının iyileşme süresi (bir sene) dolmadan düzenlendiği ve bu hali ile raporun karar vermeye elverişli ve yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi de yapılarak kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının kaza tarihi itibarı ile geçerli mevzuat ve ekinde yer alan hükümlere göre belirlenmesi için en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 4. Davalıya sigortalı aracın yaya davacıya çarpması şeklinde gerçekleşen trafik kazasında kusur değerlendirmesi yapılmak üzere bilirkişi raporu alınması ve davalının kusur savunması bulunduğu da gözetilerek tarafların kusur oranlarının tespit edilmesi gerekirken trafik kazası tespit tutanağındaki saptama esas alınmak sureti ile eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir. 5. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin, (3), (4) ve (5) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.