9. Ceza Dairesi 2023/12277 E. , 2025/1981 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/315 E., 2014/329 K. SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlal, özel hayata ilişkin görüntüleri ifşa etme HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında beden veya ruh sağlığ
**9. Ceza Dairesi 2023/12277 E. , 2025/1981 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/315 E., 2014/329 K. SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlal, özel hayata ilişkin görüntüleri ifşa etme HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlal, özel hayata ilişkin görüntüleri ifşa etme suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın değişen suç vasfına göre reşit olmayanla cinsel ilişki, hakaret ve özel hayata ilişkin görüntüleri ifşa etme suçlarından mahkumiyetine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve şantaj suçlarından beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği Temyiz sebebi belirtilmemiştir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin bozmayı gerektirdiğine, sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 51. maddelerinin uygulanmamasının bozmayı gerektirdiğine,hakaretlerin karşılıklı olduğuna, 5237 sayılı Kanun'un 129. Maddesinin ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, fotoğraf göndermede sanığın amacının ayrılmayan tarafın ... olduğunu göstermek olduğuna, kastının görüntüleri ifşa etmek olmadığına, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmamasının ve müsadere kararının hatalı olduğuna, diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Şantaj Suçlarından Verilen Hükümler Yönünden Yapılan yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki ve Hakaret Suçlarından Verilen Hükümler Yönünden 1.Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 104/1 ve 125/1. maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 04.12.2014 tarihli mahkûmiyet kararları olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. C. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal ve Özel Hayata İlişkin Görüntüleri İfşa Etme Suçlarından Verilen Hükümler Yönünden Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24.03.22015 tarihli ve 2014/14-603-2015/66 Esas ve Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; 5237 sayılı Kanun'un 226. maddesinin 3. fıkrasında müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukların kullanılması yaptırım altına alınmıştır. Kanun koyucu bu suçun oluşumu için müstehcen ürünlerin profesyonel olarak hazırlanmasını aramamıştır. Yine müstehcen ürünlerin şekli şartları ya da bu ürünlerin üretiliş şekil ve amaçları konusunda bir sınırlama getirmemiştir. Buradaki müstehcen ürün içeriğinde müstehcenlik unsuru olarak çocuğun kullanıldığı resim, film, video, fotoğraf, grafik, imge, heykel, çizgi film, animasyon gibi görsel veya sesli ürünler ile şarkı sözü, roman, hikaye gibi yazılı ürünleri ifade etmektedir. Bu konuda bir sınırlama söz konusu değildir. Çocuğun bu müstehcen ürünün üretilmesinde haberinin ya da rızasının olup olmamasının da bir önemi yoktur. 5237 sayılı Kanun'un 226. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen suçla müstehcenliğe karşı çocuğun korunması amaçlanmıştır. Kanun koyucu 5237 sayılı Kanun'un 226. maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesindeki suçun oluşumu için müstehcen görüntülerin profesyonel olarak hazırlanmasını aramamış, müstehcen ürünlerin şekli şartları ya da bu ürünlerin üretiliş biçimi ve amaçları konusunda bir sınırlama getirmemiştir. Bunun yanında suçun unsurlarının oluşması bakımından müstehcen ürünlerin izlenmesi, izlettirilmesi, satılması ve dağıtılması gibi bir zorunluluk da söz konusu değildir. Bu müstehcen ürünlerin hiç izlenmemiş olması ya da bireysel amaç için üretilmiş olması da sonucu değiştirmeyecektir. Önemli olan bir çocuğun müstehcen ürün üretiminde kullanılmasıdır. Bu nedenle on beş yaşından küçük mağdure ile girdiği cinsel ilişkiyi kayda alan ve bu kayıtları bilgisayarında ve flash bellekte saklayan ve 3. kişilerle paylaşan sanığın eyleminin en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı Kanun'un 226. maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesindeki müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukların kullanılması suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir. Diğer yandan somut olayda olduğu gibi sanığın tek olan fiilinde kullandığı müstehcen görüntü, yazı veya sözlerin, ayrıca çocuğun özel hayatının gizliliğini ihlal niteliğini taşıdığı ancak 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren müstehcenlik suçundan cezalandırılması gerekmekte olup yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Şantaj Suçlarından Verilen Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki ve Hakaret Suçlarından Verilen Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, C. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal ve Özel Hayata İlişkin Görüntüleri İfşa Etme Suçlarından Verilen Hükümler Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, kararına yönelik sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2025 tarihinde karar verildi.