Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin her türlü elektronik ve bilgisayar ürünleri, elektronik bilgisayarlı ve mekanik oyun makineleri, plastik metal elektrikli, pilli ve mekanik her türlü oyuncaklar, eğitim, öğretim ve oyun setleri ve benzeri alanda faaliyet gösterdiğini, bu hususta müvekkilinin ürettiği ve ortaya çıkardığı ürünlere ilişkin olarak tasarım tescillerine önem verdiğini ve ürettiği ürünleri TPMK nezdinde tescil ettirdiğini, müvekkiline ait olan ... tescil numaralı ta
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dünyaca ünlü ..., ... şekil, ..., ... şekil ve Şekil markalarının sahibi olduğunu, Türkiye’de hâlihazırda ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tescil numarası ile tescilli markalarının bulunduğunu, ayırca TP tarafından bu markalardan ... Şekil ibareli markanın tanınmış marka olduğuna karar verildiğini, davalı tarafın müvekkiline ait markaları kendisine ait mağazada bijuteri ürünleri üzerinde izinsiz olarak kullandığını, bu duruma ilişkin olarak ... 2 Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ... Değişik İş sayılı dosyası ile bilirkişi vasıtasıyla tespit yapıldığını ve bilirkişi raporu tanzim edildiğini, davalı tarafın söz konusu eylemlerinin 6769 Sayılı Kanun hükümlerini ihlal ettiğini, davalı tarafça kullanıldığı tespit edilen ibare/şeklin müvekkili şirket adına marka olarak TP nezdinde tescilli olduğunu, davalının müvekkiline ait tescilli markayı/eseri gerek tek tek unsurları ve gerekse de bir bütün olarak görünümü itibariyle birebir taklit eden ürünleri sattığını, müvekkili şirkete ait marka ve eser olan ...'nin tanınmış marka olarak kabul edildiğini, ... markası ve karakterinin ürünlerin satışında önemli bir katkı sağladığından bahisle, davalının eylemleri nedeniyle müvekkili şirketin haksız rekabet işlediğinin tespitine, men’ine ve sona erdirilmesine, davalının eylemleri nedeniyle müvekkil şirketin marka haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, men’ine ve sona erdirilmesine, davanın niteliği itibariyle belirsiz alacak davası olması nedeniyle inceleme neticesinde ortaya çıkacak hususa göre artırılmak üzere müvekkili lehine dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile şimdilik 100.00 TL (yüz Türk Lirası) maddi tazminata, markanın önemi ve ürünlerin satışına ciddi etkisi de nazara alınarak müvekkili lehine dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile 2.500,00 TL (ikibinbeşyüz Türk Lirası) manevi tazminata, markanın kötü veya uygun olmayan bir şekilde kullanılması nedeniyle dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 2.500,00 TL (ikibinbeşyüz Türk Lirası) itibar tazminatına karar verilmesini talep ve dava ettiği, 19.07.2021 tarihli dilekçesi ile de; müvekkil lehine dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile 100,00 TL (yüzTürkLirası) ve arttırımın yapıldığı 19/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile 3.400,00 TL (ikibindörtyüzTürkLirası) olmak üzere toplam 3.500,00 TL (üçbinbeşyüzTürkLirası) maddi tazminata karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı şirkete ait ürünlerin aynısını ya da benzerini sattığı iddialarını kabul etmediklerini, davacı tarafın lisanslı ürünleri incelendiğinde dava konusu ürünlere benzer herhangi bir ürüne rastlanılmadığını, tescilli olsa dahi tescil eden tarafından kullanılmayan, piyasaya arz edilmeyen bir ürün ile ilgili davacı tarafından hak talep edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili tarafından davacı tarafın marka hakkına hiçbir şekilde tecavüz edilmediğini, davacı tarafın davasında haklı olsa bile talep ettiği miktarların fahiş olduğunu, davacı tarafın maddi tazminat yönünden olan taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın manevi herhangi bir zararı bulunmadığını, müvekkilinin iş yerinde bulunan ürünlerin benzer ürünler olmadığını, benzer ürünler olsa bile ürünlerin sayısı da dikkate alındığında davacının taleplerinin fahiş olduğunu, davacı tarafın piyasada dava konusu ürünlere benzer herhangi bir ürününün bulunmadığını, müvekkilinin satışını yaptığı ürünler ile davacı tarafın ürünlerinde kullandığı şekillerin farklı olduğunu, benzer olduğu kabul edilse bile itibar tazminatı talep edebilme şartlarının oluşmadığını, huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Dava, 6769 sayılı SMK hükümleri uyarınca açılmış marka hakkına tecavüzün tespiti, men'in ve sona erdirilmesi, haksız rekabetin tespiti, men'i, sona erdirilmesi, maddi, manevi ve itibar tazminatı talebine ilişkindir.Dosyada tarafların bildirdikleri tüm deliller toplanmış, Türk Patent ve Marka Kurumu Marka Dairesi Başkanlığından davaya konu markalara ilişkin kayıtlar istenmiş, teknik ve özel bilgi gerektirmesi nedeniyle bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmıştır.Dosyaya sunulan 11.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle"...“...”, “... tşekil” ve şekil markalarının muhtelif sınıflarda davacı adına tescil edilmiş olduğu, davacının ...tescil no.lu “...+şekil” markası tanınmış marka olduğu, ... 2. FSHHM'nin ...D. iş sayılı tespit dosyasına sunulan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacıya ait ... ve ...tescil no.lu ve "... ŞEKİL" markalarının davalının işyerindeki “toka” emtialarında kullanılmış olduğu, Davalının işyerinde satışa arz edilen ürünler üzerinde “... şekil” markasını kullanılmasını haklı kılacak bir delil (tescil belgesi, lisans hakkı vs.) dosyaya ibraz edilmemiş olmakta davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz kapsamında değerlendirilebileceği, somut olayda maddi ve manevi tazminat talebi açısından “kusur” şartının gerçekleşmiş olduğu, manevi tazminat bedelini takdirin Mahkemenize ait olduğu, ... ... 2, FSHHM'nin ... D. iş sayılı dosyası kapsamında sunulan bilirkişi tespit raporunda davacı markasının izinsiz olarak kullanıldığı ürünlerin kalitesi, satış fiyatı vs. herhangi bir tespite yer verilmemiş olduğu; Mahkemece, davalı tarafından davacı markalarının kötü veya uygun olmayan bir şekilde taklit ürünlerde kullanıldığı kanaati oluşması halinde, davacı markasının itibarının zarara uğradığı, gerekçesiyle itibar tazminatı koşullarının mevcut olduğunun kabul edilebileceği; itibar tazminatı miktarını belirleme konusundaki yetkinin Mahkemeye ait olduğu, maddi tazminat miktarının, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 5I. maddelerinde hüküm altına alındığı üzere Mahkeme'nin takdirinde olduğu..." sonuç ve kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır. KANAAT VE GEREKÇE Dava, 6769 sayılı SMK hükümleri uyarınca açılmış marka hakkına tecavüzün tespiti, men'in ve sona erdirilmesi, haksız rekabetin tespiti, men'i, sona erdirilmesi, maddi, manevi ve itibar tazminatı talebine ilişkindir.TPMK kayıtlarının incelenmesinde, davacı adına birden fazla ... ve ... + şekil ibareli markaların bulunduğu, markaların ... ve .... Sınıflarda tescilli oldukları, ... tescil numaralı ... şekil markasının tanınmış marka olduğu anlaşılmıştır. ... 2. FSHHM'nin ... D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunun incelenmesinde, tespit mahallindeki iş yerinde , tescilli marka emtialarından olan toka üzerinde iltibas sureti ile ile markasal olarak 80 adet ürünün davalı tarafından kullanıldığı, tescilli markaların, tescilli emtiadan olan ürün (toka) üzerinde iltibas edilmek sureti ile kullanılmış olduğu, kullanımın ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek biçimde olduğu, davalı tarafından tespit esnasında dosyaya herhangi bir marka tescil belgesi, lisans sözleşmesi, devir sözleşmesi, fatura, irsaliye vb. Hukuki kayıt sunmamış olduğu tespit edilmiştir.