10. Hukuk Dairesi 2025/1023 E. , 2025/6199 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/70 E., 2024/425 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili da
**10. Hukuk Dairesi 2025/1023 E. , 2025/6199 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/70 E., 2024/425 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 10.12.2011 tarihinde davalı işyerinde çalışırken sol el parmağında oluşan çizikten bor yağı ile temas sonucu kalıcı sakatlık oluştuğunu, davanın kabulü ile davacının sakat kalmasına ilişkin olayın iş kazası olduğunun tespitine, davacıya yasal faizi ile birlikte sürekli iş göremezlik geliri ödenmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının elindeki güç kaybının nedeninin bor yağı denilen sıvı madde ile temas etmesi sonucu olmadığını, davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davaya konu olayda herhangi bir kusurunun olmadığını, davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.11.2020 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının davalı işyerinde 20.12.2011 tarihinde iş kazası geçirdiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 12.11.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Şirket vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 12.02.2021 tarihli kararı ile istinaf başvurularının 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b.1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 12.02.2021 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekilileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; "Dosya kapsamına göre davacının davalı şirkete ait jant üretimi iş yerinde, 20.12.2011 tarihinde büyük matkap ile alüminyum jantı delmeye çalışırken sol el orta parmağına alüminyum kıymığının battığı, alüminyum kıymığının oluşturduğu kesi ile büyük matkabın haznesinde kalan bakteri içerikli bor yağının teması sonucu parmağının enfeksiyon kaptığı, tedavi süreci sonucu ise parmağının kesildiği iddiası ile eldeki davanın açıldığı, Kurum teftişinde, davacının olay tarihinden önce ortopedi ve travmatoloji, dematoloji vb. polikinliklerine başvurusunun olması sebebiyle hastanelerde yapılan muayenelerin davacının parmak enfeksiyonu ile ilgili olup olmadığına dair alınan uzman görüşünde, Kurum doktoru Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı tarafından verilen 22.01.2016 tarihli raporda; “davacının 2008 yılında poliklinik başvurularında “tırnak bozukluğu”, “deri ve deri altının bozuklukları”, “yumuşak doku bozuklukları” ve “deri apse, fronkül ve karbonkül” gibi genel tanılar konulduğu, enfeksiyon ve yaralanmanın vücudun hangi bölgesinde olduğuna dair bir bilginin bulunmadığı, bu dönemde işyeri hekimi tarafından yazılan ağrı kesici ve antibiyotikler kullandığı, 14.05.2008 tarihinde hastaneye başvurduğu, burada “sağ el parmağında 6-7 aydır ağrı” şikayetinin bulunduğu, “deri apse, fronkül ve karbonkül” tanısı konulduğu, olay tarihinde eczane ve MEDULA sisteminde kaydının bulunmadığı, elindeki rahatsızlıkla ilgili ilk tedavisinin olaydan 40 gün sonra 03.01.2012 tarihinde olduğunun düşünüldüğü, olay tarihinden önceki muayenelerinde sağ el parmaklarından kaynaklanan uzun süreli bir enfeksiyon geçirdiğinin anlaşıldığı, sebebine dair bir bilginin olmadığı, sol elinde hastalık gelişmesine neden olabilecek patolojik durumla ilgili kesin bir bilginin bulunmadığı, iddia edildiği gibi sıvılarla olan direk temaslarda erken dönemlerde yaralanma nedeniyle şişlik, kızarıklık, ödem, yanık bulguları görüldüğü, olay sonrası üç haftaya uzayabilen geç dönemde ise dolaşım bozukluğu, nekroz veya enfeksiyon gibi bulguların oluştuğu, bu rahatsızlıkların tamamında hastanın tıbbi yardım ihtiyacının doğacağı, ancak davacının olay tarihinden 40 gün sonra sağlık hizmet sunucusuna başvurduğu, bu nedenle meydana geldiği iddia edilen olayın bir iş kazası olmadığı” kanaatinin bildirildiği, tanık ...’in alınan beyanında, kıymık battığı ve revire gittiği gün davacının parmağını gösterdiğini bildirdiği, tanık ... ’ın ise davacının parmağı sarılı halde çalıştığını gördüğünü beyan ettiği anlaşılmaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında, meydana gelen olayın, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca iş kazası tanımı kapsamında sayılması için bunun sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ve ruhen zarara uğratması gerekir. Eldeki davada, davacının olay tarihinden önce ve sonraki ortopedi ve travmatoloji, dematoloji bölümlerindeki tedavilerine ilişkin tüm tedavi evrak ve raporları ilgili sağlık kuruluşlarından celp edilmeli, davacının işyerindeki periyodik muayeneleri kontrol edilmeli gerektiğinde periyodik muayene yapan hekimlerin bilgi ve görgülerine başvurulmalı, sol el orta parmağına alüminyum kıymık batması sonucu oluşan basit kesinin bor yağıyla teması ile davacının sol el parmağının kesilmesi arasında illiyet bağı olup olmadığı, davacının olaydan önceki hastane kayıtları ile belirlenen alerjik rahatsızlıklarının sol el parmağının kesilmesine sebep olup olmayacağı, davacının iddiaya konu rahatsızlığı ile çalışmasını sürdürmesinin mümkün olup olmadığı Adli Tıp Kurumundan rapor alınmak suretiyle değerlendirilmeli ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir." denilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sol el orta parmağına alüminyum kıymık batması sonucu oluşan basit kesinin bor yağıyla teması ile davacının sol el parmağının kesilmesi arasında illiyet bağının bulunmadığı, oluşan bu basit kesinin de iş kazası olarak kabulünün mümkün olmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz eden vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.