14. Hukuk Dairesi 2014/7265 E. , 2014/10846 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 15. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 20/02/2014 NUMARASI : 2012/1270-2014/113 Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.09.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.02.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşün…
**14. Hukuk Dairesi 2014/7265 E. , 2014/10846 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 15. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 20/02/2014 NUMARASI : 2012/1270-2014/113 Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.09.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.02.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne, satış suretiyle ortaklığın giderilmesine, 260 ada 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların satış bedelinin maliklerine payları oranında ödenmesine, 260 ada 9 parsel sayılı taşınmazın satış bedelinin S.. P..'e %75,16'sının, H.. Ü..'e %10,34'ünün, Ş.. Ü..'e %4,58'nin, D.. Ü..'e %4,58'nin, L.. A..'ya %5,17'sinin, A.. S..'e %5,17'sinin ödenmek suretiyle satış bedelinin paylaştırılmasına karar verilmiştir. Hükmü, davallar A.. S.., L.. A.. ve H.. Ü.. vekili ile S.. P.. vekili temyiz etmiştir. 1- Mahkeme kararı davalı S.. P..'e usulüne uygun olarak 05.04.2014 tarihinde tebliğ edilmiş olup, 8 günlük yasal süre geçirildikten sonra 15.04.2014 tarihinde temyiz isteminde bulunulmuştur. HUMK’nun 432/4. maddesi ve 1.6.1990 tarihli ve 3/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince süresi geçirilen temyiz isteminin reddi gerekmiştir. 2- Davalılar A.. S.., L.. A.. ve H.. Ü.. vekilinin temyiz itirazlarına gelince; paydaşlığın satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhtesatın bir kısım paydaşlara ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara dağıtılır. Bütünleyici parçanın arzın paydaşlarına değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir. Somut olayda; 260 ada 7, 8, ve 9 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın giderilmesi istenmiş olup mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm 9 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak temyiz edilmiştir.