T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1456 KARAR NO : 2025/1916 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23.06.2025 NUMARASI : 2025/3 Esas 2025/584 Karar DAVANIN KONUSU : Şirketin İhyası KARAR TARİHİ : 30.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 05.01.2026 Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.06.2025 tarih 2025/3 Esas 2025/584 Karar sayılı karar…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1456 KARAR NO : 2025/1916 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23.06.2025 NUMARASI : 2025/3 Esas 2025/584 Karar DAVANIN KONUSU : Şirketin İhyası KARAR TARİHİ : 30.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 05.01.2026 Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.06.2025 tarih 2025/3 Esas 2025/584 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, başkan ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, ihyası istenilen dava dışı limited şirketinin 01.07.2014 tarihli ticaret sicil gazetesi ilanında da belirtildiği üzere tasfiye olduğunu, bu şirket adına araçlar kayıtlı olduğunu, bu araçların noter ve trafik ilçe emniyeti tarafından ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için şirket ortağı ve yetkilisi olan müvekkilinin yada mahkemece gerekli görülecek başkaca kimselerin tasfiye memuru olarak atanması ve şirketin ihyasını talep etmiştir. CEVAP : Davalı .... vekili, müvekkili tarafından TTK'nın 21.maddesi kapsamında yapılan ihtar ve ticaret sicil gazetesinde yayınlanan ilana rağmen gerekli süresi içerisinde bildirimde bulunulmaması üzerine ilgili şirketin re'sen sicilden silindiğini, müvekkilinin bu nedenle pasif davalı konumunda olup, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini ileri sürerek davanın reddini ve kusurlu olmadıklarından yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, iddia, savunma, celbolunan ticaret sicil dosyası ve tüm dosya birlikte değerlendirilerek, ihyası istenen şirketlerin üzerine kayıtlı araçlar bulunması nedeniyle işlem yapılamadığını, bu nedenle ihyası yapılamadığından bu işlemlerle sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına ve tasfiye memuru olarak davacının atanmasına karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre yargılama gideri ve vekalet ücretinin hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenle kararın kaldırılarak davalı tarafa yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini, davaya konu şirketin adına kayıtlı araçlar davalı kurum tarafından şirketin tasfiye sürecinin eksik işletilmesi süresiyle tasfiye verilmediğini, bu bakımdan dava açmakta hukuki menfaatleri bulunduğunu ileri sürerek kararın vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden kaldırılarak davalı tarafa hükmedilmesini istinaf konusu etmiştir. GEREKÇE : Dava, TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca sicilden terkin edilen dava dışı şirketin ihyası istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulü ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafın yasal hasım olup davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Somut olayda davacı taraf müvekkilinin hisseleri olduğu dava dışı şirketin re'sen terkin edildiğini, ancak şirkete ait araçlar bulunduğunu ileri sürerek ihya isteminde bulunmuştur. İhyası istenen şirketin TTK'nın geçici 7.maddesi uyarınca sicilden terkin edildiği ve tasfiyeyi gerektirir araçları olup davacının bu şirketin hissedarı ve temsilcisi olduğu konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Ticaret sicili memurluğunun yazı ekindeki belgelere göre şirketin infisah sebeplerine ilişkin kararın şirket ve hissedarına tebliğ edildiği ve buna göre resen terkin işleminde usul kurallarının uygulanarak terkin işleminin yapıldığı, buna göre davalı tarafın yasal hasım olarak herhangi bir sorumluluğu da bulunmadığından davalı ...nun yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması yerindedir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 31.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (Yargıtay 11.HD'nin 20.10.2025 tarih 2025/4374 Esas 2025/6357 Karar sayılı ilamı)