10. Hukuk Dairesi 2025/10910 E. , 2025/17513 K. "" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/746 E., 2025/1157 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/25 E., 2024/329 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazır…
10. Hukuk Dairesi 2025/10910 E. , 2025/17513 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/746 E., 2025/1157 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/25 E., 2024/329 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının murisinden dolayı almakta olduğu ölüm aylığının davalı Kurum tarafından denetmen raporu dikkate alınarak "davacının eşinden boşandığı halde 23.02.2007 - 04.07.2018 tarihleri arasında boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı" gerekçesi ile iptal edildiğini, anılan tarihler arasında yapılan yersiz ödemeler ile ilgili olarak toplamda 46.645,96-TL tutarında borç tahakkuk ettirildiğini, davalı Kurumun tespitinin hatalı olduğu gibi ayrıca eksik araştırma ve incelemeye dayalı olduğunu, davacı ile davacının eski eşi ...'ın 27.09.2001 tarihinde kesinleşen boşanma ilamına göre boşandıklarını, boşanma kararının kesinleştiği dönemde müşterek çocuğun henüz 4 yaşında olduğunu, eski eşi ile çocuk arasında şahsi ilişki münasebeti tesis edildiğini, tarafların resmi olarak boşandıktan sonra eylemli olarak sadece ortak çocukları için bir araya geldiklerini, ortak çocuk ...'ın ihtiyaçları ve tarafların müsaitlik durumları doğrultusunda da görüştüklerini, olağan halden farklılık arz eden tek durumun 23.02.2007 tarihinde davacı ve ortak çocuk ...'ın yeni bir mahalleye (... Mah.) taşınması ile ortaya çıktığını, yeni mahalleye taşındıktan sonra o dönemde henüz 10 yaşında olan ...'ın tanıştığı yeni arkadaşları ...'a babası ile ilgili sorular sormaya başlayınca davacının gerek boşanmanın çocuğu üzerindeki olası olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak amacıyla gerekse de yeni taşındığı bir mahallede boşanmış kadınlara karşı olumsuz bakış açısından kurtulmak amacıyla eski eşi ...'ın zaman zaman eve gelmesine müsaade ettiğini, boşandığı eş ile davacının arasında husumet oluşması ile Kuruma yapılan asılsız ihbarın boşandığı eşi ... tarafından yapıldığını, tarafların uyuşmazlığa konu dönemde husumetli olduğu yönündeki savunmalarının da destekler nitelikte olduğunu, davalı Kurumun yalnızca aynı adreste yaşamanın ispatıyla yetinmemesi gerektiğini belirterek davacının 23.02.2007- 04.07.2018 tarihleri arasındaki ölüm aylığının kesilmesi işleminin iptali ile haksız şekilde maaşından yapılan kesintilerin kesinti yapıldığı tarihten itibaren faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı ...'ın 24.01.2008 tarihli dilekçesi ile babası ...'a ait ... tahsis numaralı dosyadan ölüm aylığı talebinde bulunduğunu, babasının ölüm tarihi olan 08.01.2008 itibariyle ölüm aylığı bağlandığını, Kurum denetmenleri tarafından yapılan denetimler sonucu; denetmenlerinin tanzim ettiği 23.07.2019 tarih, 2019/.../056 sayılı raporla 23.02.2007-04.07.2018 tarihleri arasında davacı ...'ın boşandığı eşi ... ile fiilen birlikte yaşamaya devam ettiklerinin tanık ifadeleri ile de tespit edildiğini, 23.02.2007-04.07.2018 tarihleri arasında davacı ...'a yapılan yersiz ödemelerin tarafına borç çıkarıldığını, Kurum işlemlerinde bir hata olmadığını, hukuka aykırılık olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kurum denetmenleri tarafından yapılan inceleme ve araştırma sonucu düzenlenen denetim raporu, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/11208 Soruşturma, 2014/7619 Karar, 2008/56405 Soruşturma, 2008/39015 Karar, 2007/54488 soruşturma, 2007/28492 Karar, 2018/55215 Soruşturma, 2020/16103 Karar sayılı dosyaları ile kamu tanıkları ..., ...'ın beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde (tanıklar ... ve ...'ın beyanlarına itibar edilmemiştir) davacının boşandığı eşi ile boşandıktan sonra birlikte yaşamaya devam ettiği değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece tanık beyanlarına ilişkin değerlendirmelerin eksik ve hatalı olduğunu, tarafların boşanma sonrasında sadece müşterek çocuklar için bir araya geldiklerini, tarafların uyuşmazlığa konu dönemde husumetli olduklarını, denetmen raporunun eksik araştırma ve incelemeye dayalı olduğunu ve raporda fiili birliktelik tespitinin bulunmadığını, mahkemece somut delillerin hatalı yorumlandığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını belirterek yetim aylığının kesilmesine ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali ile yeniden yetim aylığı bağlanması istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.