11. Ceza Dairesi 2012/15584 E. , 2013/17431 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : 1- Sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan; 765 sayılı TCK'nun 504/7, 80, 59/2. maddeleri uyarınca 11 ay 10 gün hapis ve 1.783,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 141…
**11. Ceza Dairesi 2012/15584 E. , 2013/17431 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : 1- Sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan; 765 sayılı TCK'nun 504/7, 80, 59/2. maddeleri uyarınca 11 ay 10 gün hapis ve 1.783,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verildikten sonra, dosya incelenerek gereği görüşüldü; I- Müdafiinin sanık hakkında "dolandırıcılık" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, II- Müdafiinin sanık hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 1- Sanığın aşamalardaki savunmalarında, küpürlerinin sahte olduğu tespit edilen ilacı ilgili ecza depolarından satın aldığını veya muhtelif eczanelerden takas yolu ile temin ettiğini, ilacın küpürü sahte olsa bile bunu bilmesinin mümkün olmadığını beyan etmesi, sahte küpürlü ilaçları alan hasta veya hasta yakınlarının ... Müfettişliği tarafından alınan beyanları ile sözkonusu ilaçların gerçekten hastalara veya hasta yakınlarına verilmiş ve bu ilaçların hastalar tarafından kullanılmış olduğunun sabit olması, sanığın sahibi olduğu eczane ile katılan kurum arasındaki sözleşmenin feshinin iptaline ilişkin olarak Gaziantep 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/583 Esas, 2009/75 Karar sayılı dosyasına sunulan 22.07.2008 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, ilaçların alındığı firmalara duyulan güven, ilaçların aciliyet durumu birlikte değerlendirildiğinde, bir eczacının hayatın olağan akışına uygun olarak fiyat küpürlerinin sahteliğini tespit etmesinin mümkün olamayacağının belirtilmesi, aynı dosyaya sunulan 25.11.2008 tarihli bilirkişi kurulu raporunda da, sanığın sözleşmesinin feshedilmesinin haksız olduğunun tespit edilmesi, Gaziantep 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.04.2009 tarihli kararı ile sözleşmenin feshine ilişkin kararın iptaline karar verilmesi hususları ile, küpürlerin ait olduğu reçete ve dayanağı raporların gerçek olması, sahte küpürlü ilaçlara ilişkin düzenlenen reçete sayısının çok fazla olmaması hususları değerlendirildiğinde, sanığın küpürleri sahte olan ilaçları bilerek temin ettiğine ve bu ilaçları sahte olduklarını bilerek kuruma fatura ettiğine, bu şekilde suç kastı ile hareket ettiğine dair, mahkumiyete yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, 2- Kabule göre de; a-Sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinde sayılan nesnel (objektif) ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, sanığın adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu, dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için 5271 sayılı CMK’nun 231/6-a. maddesinde gösterilen, “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel (objektif) koşulunun bulunduğu, aynı Yasanın 231/6-c. maddesinde gösterilen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel (objektif) koşullardan bir diğeri olan suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi şartının da gerçekleştiğinin dosya arasında bulunan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Gaziantep İl Müdürlüğünün 01.11.2008 günlü yazısı ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, olumlu kişilik özellikleri nedeniyle sanık hakkında takdiri indirim nedeninin de uygulandığı ve 231. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması için aranan koşullar arasında suçtan kaynaklanan zararın pişmanlık gösterilerek giderilmesi gibi bir şartın aranmadığı da gözetilerek, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “sanığın pişmanlık göstererek suçtan kaynaklanan zararı karşılamadığı” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, b - Suça konu sahte ilaç küpürlerinin akıbeti hakkında bir karar verilmemesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 21.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.