Başvuru, alacak davasında yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması, kanun yolu aşamasında gerekçesiz karar verilmesi ve delillerin takdirinde hata yapılması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; alacak davasında yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması, kanun yolu aşamasında gerekçesiz karar verilmesi ve delillerin takdirinde hata yapılması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 12/11/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alana ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesine karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, zorunlu göç nedeniyle 1989 yılında Bulgaristan'dan Türkiye'ye gelmiştir. Zorunlu göçe tabi olan soydaşların iskân edilmelerine destek olmak amacıyla inşa edilecek konutlardan edinmek için sözleşme imzalayan başvurucu, peşinat olarak toplamda 000 TL ödeme yapmıştır. Başvurucu ödemiş olduğu peşinatın daire maliyetinden mahsup edilmemesi nedeniyle 5/11/2010 tarihinde Ankara Tüketici Mahkemesi (Mahkeme) nezdinde alacak davası açmıştır. Mahkeme 1/3/2013 tarihli kararı ile davayı esastan reddetmiştir. Yargıtay Hukuk Dairesi 16/1/2018 tarihli kararı ile ret hükmünü gerekçesini düzelterek onamışır. Buna göre nihai ret gerekçesinde, dosya içinde yer alan kamu kurumu yazışmaları, bilgi, belge ve raporlar uyarınca evlerin maliyet bedelinin daha altında bir bedelle yapılan borçlandırma sözleşmesi ile ev satın alan başvurucunun maliyetinin altında bir tutar karşılığında ev sahibi olduğu anlaşıldığından davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğu ifade edilmiştir. Karar düzeltme istemi de 25/9/2018 tarihinde aynı Daire tarafından reddedilmiştir. Başvurucu, nihai kararı 15/10/2018 tarihinde tebellüğ ettikten sonra 12/11/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır. İlgili hukuk için bkz. Güner Yıldırım ve Arif Aydoğmuş, B. No: 2014/20030, 17/11/2016, §§ 18-