4. Hukuk Dairesi 2023/5802 E. , 2025/3861 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/258 E., 2023/256 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.09.2018 tari…
**4. Hukuk Dairesi 2023/5802 E. , 2025/3861 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/258 E., 2023/256 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.09.2018 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucunda, kaldırımda yaya olarak bulunan müvekkilinin malul kaldığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 200,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini 360.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde talep sonucunun belirtilmediğini, kaza tarihi dikkate alındığında davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacı tarafından sunulan raporun mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildikten sonra aynı uyuşmazlık hakkında tekrar mevzuata aykırı rapora dayalı olarak dava açılamayacak olduğundan kesin hüküm nedeni ile davanın reddi gerektiğini, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faizin esas alınması gerektiğini, ebeveynlerin bakım gözetim sorumluluklarını yerine getirmemiş olduğundan müterafik kusur indirimi yapılması ve hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, 360.000,00 TL'nin (tashihen) 31.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV.İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Başvuran vekili tarafından sunulan KTÜ Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 03.12.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda kişinin bizzat muayenesinin yapıldığı ve kaza illiyetine göre düzenlendiği, kaza tarihinde geçerli olan Özürlülük Ölçütü Yönetmeliğine göre %15 oranında, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Yönetmeliğine göre %15 oranında, Çalışma Gücü Kaybı Oranı Tespit işlemleri Yönetmeliğine göre ise %28 oranında sürekli iş göremezlik oranı tespit edildiği görülmüştür. Kaza tarihi 22.09.2018 tarihi ise de, rapor tarihi 03.12.2021 tarihi olup, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Yönetmeliğinin 15.maddesine göre; “... c) Hakkında engelli sağlık kurulu raporu düzenlenen kişi, vasisi veya kurumlarca yapıları yeni rapor başvuruları, kontrol muayeneleri,bu Yönetmelik hükümlerine göre sonuçlandırılır....” denilmiştir. Ancak, Sağlık Kurulu raporunun 5 adli tıp uzmanı hekim tarafından düzenlendiği görülmüştür. Kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan başvurucu hakkında uygulanması gereken yönetmelik Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Yönetmelik hükümleridir. Heyette ÇÖZGER yetkilisi hekim, ortopedi uzmanı hekim, beyin ve sinir hastalıkları uzmanı yer almamaktadır. Dolayısıyla, rapor düzenleyen heyetin yeterli sayıda ve yetkili hekimlerden oluşmadığı, raporun yönetmeliğe göre düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Şu ... göre, başvuru sahibinin yapacağı iş; ikametgahına en yakın Mersin Devlet Hastanelerinden/Üniversitesinden heyette, ÇÖZGER yetkilisi, araz uzmanları (ortopedi, nöroloji) yer alacak veya konsültasyon yapılmak suretiyle iyileşme dönemi tıbbi belgeleri irdelenmiş ve arazlar ile kaza arasında illiyet bağı kurularak hazırlanmış maluliyet raporuyla ve iyileşme dönemi dahil tüm tıbbi belgelerini de (iyileşme dönemine ait radyoloji raporu, fizik tedavi raporu vb.) dosyaya sunarak tekrardan başvuru yapmaktır." gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, sunulan raporun, kaza ve poliçe tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Yönetmeliği hükümlerine göre ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nca tanzim edilmiş olup, raporun mevzuata uygun ve yargılamaya esas alınması gereken nitelikte olduğunu, Yargıtay uygulamasının raporun tanzim tarihi veya dava tarihi değil maluliyete neden olan olay/haksız fiil tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğin uygulanması yönünde olduğunu, kaldı ki sunulan raporun yetersiz olduğunun değerlendirilmesi halinde dahi usule uygun yeni rapor aldırılması gerekirken uzmanlık alanı dışındaki bir hususta kişisel değerlendirmede bulunularak davanın reddinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle oluşan bedensel zarardan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda KATÜ Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca, ÇÖZGER atfı ile Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenmiş olan 03.12.2021 tarihli maluliyet raporu hükme esas alınmış olup, bu rapor kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olduğundan karar vermeye elverişlidir. Her ne kadar davacı kaza tarihinde 18 yaşından küçük olsa da Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde, Yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel gereksinim” çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir. Yönetmeliğin 8 inci maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edilmesi aynı zamanda Yönetmeliğin EK.3 de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20 nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmeliğin amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu oysa TBK'nın 54 üncü maddesi gereği kişinin bedensel zararının belirlenmesi için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” belirlenerek küçüğün sürekli iş gücü kaybı oranının belirlenerek buna bağlı olarak bedensel zararları tespit edilmesi gerektiği anlaşıldığından çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin uygulanma imkanın olmadığı ve maluliyet raporunun tanzim tarihinin değil, maluliyete neden olan olay/haksız fiil tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğin uygulanması gerektiği de dikkate alınacak olduğunda, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle 22.09.2018 kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre davacının muayenesi yapılmak suretiyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmiş olması yerinde olup aksi yönde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.