3. Ceza Dairesi 2020/5093 E. , 2020/6929 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten Yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: 1)Mağdurun yaralanması hakkında Karabük Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesinin 24.12.2013 giriş ve 25.12.2013 çıkış tarihli epikrizinde "Nazal fraktür tanısı ile yatırıldı. Nazal aks sola doğru deviye, septum sola/sağa deviye, nazal dorsum ödemli. LAA Nazal repozisyon
**3. Ceza Dairesi 2020/5093 E. , 2020/6929 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten Yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: 1)Mağdurun yaralanması hakkında Karabük Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesinin 24.12.2013 giriş ve 25.12.2013 çıkış tarihli epikrizinde "Nazal fraktür tanısı ile yatırıldı. Nazal aks sola doğru deviye, septum sola/sağa deviye, nazal dorsum ödemli. LAA Nazal repozisyon yapıldı, eksternal fiksasyon yapılarak operasyona son verildi, şifa ile taburcu edildi.'' şeklinde, Karabük Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 04.03.2016 tarihli raporunda ''....olay sonucu her iki burun kanadında kırığa neden olan yaralanmasının .....Vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi Hafif (1), Orta (2-3) ve Ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında; şahısta saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını Orta (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, yaralanmasının yüzde sabit iz ve duyulardan veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde herhangi bir anatomik eksiklik veya fonksiyonel bozukluk olup olmadığı açısından görüş isteniyorsa kişinin muayene olmak üzere şubemize gönderilmesi gerektiği kanaatini bildirir rapordur.'' şeklinde tespitlere yer verildiği halde, mağdurun yaralanmasının yüzünde sabit iz veya duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olup olmadığı hususunda rapor alınmadığı anlaşıldığından, mağdurun tüm tedavi evrakları, raporları, film ve grafileri ile birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevkedilerek yaralanmasının yüzünde sabit ize neden olup olmadığı hususunda duraksamaya yer vermeyecek ve 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerindeki tüm unsurları kapsayacak şekilde kesin raporu aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas - 2017/247 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesine aykırı davranılması, 3)Gerekçeli karar başlığında şikayetinden vazgeçen ...'ın sıfatının mağdur yerine katılan olarak gösterilmesi, 4)28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, sanık hakkındaki hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 16.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.