11. Ceza Dairesi 2017/13759 E. , 2020/499 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet 1-Sanığın, 13.10.2014 tarihli oturum için 02.10.2014 havale tarihli mazeret dilekçesi ve ekinde 02.10.2014 tarihli 2 günlük iş göremezlik raporu sunduğu halde, bu taleple ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden yokluğunda mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 2-Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2
**11. Ceza Dairesi 2017/13759 E. , 2020/499 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet 1-Sanığın, 13.10.2014 tarihli oturum için 02.10.2014 havale tarihli mazeret dilekçesi ve ekinde 02.10.2014 tarihli 2 günlük iş göremezlik raporu sunduğu halde, bu taleple ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden yokluğunda mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 2-Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2014 tarihli 2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK'nın “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan sahtecilik suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla kez işlenmesi ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olduğu da gözetilerek açıklanan ilkeler doğrultusunda; somut olayda suça konu sahte nüfus cüzdanları ve sürücü belgesinin aynı anda ele geçirilmiş ise de, sanık savunmalarına göre farklı zamanlarda oluşturulduğu anlaşıldığından, eylemin zincirleme biçimde işlenmiş tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden ve suça konu belge asılları denetime olanak verecek şekilde dosya arasında bulundurulmadan, sanık hakkında iki ayrı resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması, yasaya aykırı, 3-Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz talepleri bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.01.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.