13. Hukuk Dairesi 2015/9243 E. , 2016/17663 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptahli davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı asıl dava ve birleşen davada; avukat olduğunu, davalılardan ...'in davacı sıfatıyla açmış olduğu ... 1. Asl…
**13. Hukuk Dairesi 2015/9243 E. , 2016/17663 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptahli davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı asıl dava ve birleşen davada; avukat olduğunu, davalılardan ...'in davacı sıfatıyla açmış olduğu ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/122 esas sayılı davasında diğer davalıların vekili olarak davayı takip ettiğini, dava devam ederken bir yanda da taraflar arasında sulh görüşmeleri yapılarak davacının katılımı ve muvafakati olmaksızın 19.09.2013 tarihli protokol yapılarak davanın feragat nedeniyle sona erdiğini, davaya konu taşınmazların feragat sonrasında 3.100.000,00 TL bedelle dava dışı 3. bir şirkete satıldığını,... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde feragat edilen tapu iptali ve tescil talebi yönünden AAÜT gereğince hesaplanabilecek 23.050,00 TL ile tazminat talebi yönünden ise hesaplanabilecek 24.850,00 olmak üzere toplam 47.900,00 TL vekalet ücreti alacağı doğduğunu, bu avukatlık ücretinin 23.10.2013 tarihli noter ihtarı ile davalılardan talep edildiğini, bu ihtarneminin davalılara tebliğinden sonra 8.625,00 TL ödeme yapıldığını, diğer davalı ...'in ise vekalet ücretinden sorumlu olmadığı gerekçesiyle ödeme yapmadığını, vekalet ücreti ile karşı vekalet ücreti alacağının tahsili için yapılan icra takiplerine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek davalıların icra takiplerine vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalılar; davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, asıl davada; davanın kısmen kabulüne, davalıların.... 4. İcra Müdürlüğü'nün 2013/13713 sayılı dosyasına vaki itirazlarının 20.507,44 TL asıl alacak miktarı üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya dair talebin reddine, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, taktiren %20 itibariyle 4.101,48.TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, birleştirilen... 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/121 esas sayılı davasında; davanın kısmen kabulüne, davalıların... 4. İcra Müdürlüğü'nün 2013/13714 sayılı dosyasına vaki itirazlarının 17.632,44.-TL asıl alacak miktarı üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya dair talebin reddine, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, Takdiren %20 itibariyle 3.526,48.-TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacının davalı ...'in diğer davalılar aleyhinde açtığı davada vekil olarak davayı takip ettiği ancak davanın tarafları olan davalıların sulh oldukları, davacı vekil ile vekil edenler arasında yazılı bir ücret sözleşmesinin bulunmadığı dosya kapsamı ile sabit olup, bu hususlar mahkemenin de kabulündedir. Davacı, takip ettiği dava dosyası nedeniyle vekalet ücretinin ödenmediği iddiasıyla hem vekil edenler, hem de onun hasmı olan diğer davalı hakkında Avukatlık Kanununun 165.maddesine dayanarak bu davayı açmıştır. Bir davada görev yapan avukat, vekil edeninden aralarındaki sözleşmeye göre kararlaştırılan miktarı, şayet ücret kararlaştırılmamış ise Avukatlık Kanununun 164/4 Maddesine göre özetle “değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari üret tarifelerinin altında olmamak koşulu ile davanın kazanılan bölümü üzerinden yüzde on ile yüzde yirmi arasında belirlenecek miktarı, şayet değeri para ile ölçülemeyecek işlerden ise Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenecek miktarı ücret olarak talep etmek hakkına sahip olduğu gibi, ayrıca yargılama sonunda haklı çıkılan kısım üzerinden hasma yüklenen vekalet ücretini de talep etmek hakkına sahiptir. Vekil eden avukatına belirlenen bu iki kalem ücreti ödemekle yükümlü olup, Avukatlık Kanunun 165. Maddesinde ise; “Sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşmayla sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde her iki taraf avukat ücretinin ödenmesi hususunda müteselsil borçlu sayılırlar” hükmü yer almaktadır. Dairemiz yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, Avukat tarafından takip edilen dosyada tarafların sulh olmaları halinde vekil eden ile avukat arasında sözleşme bulunmaması, sözleşmedeki ücretin geçersiz olması halinde gerek vekil eden gerekse hasım, sulh olunan miktar, sulh olunan miktar belli değilse, mahkemece gerçek sulh olunan miktar araştırılarak bulunacak miktar, aksi takdirde dava veya icra takibine konu müddeabihin tamamı üzerinden Avukatlık Kanununun 164/4.maddesine göre belirlenecek ücret nedeni ile mütesilsilen sorumlu sayılmaktadır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde, davalılar arasında düzenlenen 19.09.2013 tarihli ve protokol başlıklı sulh anlaşmasında ...'e 350.000, 00 TL ödenmesi konusunda mutabık kalındığı ve böylece sulh olunan miktarın 350.000,00 TL olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekil tarafından takip edilen dosyada müddeabihin tamamı sulh olunan miktar olarak kabul edilerek bu miktar üzerinden Avukatlık Kanunu 164. maddesi gereğince hesaplama yapılması gerekirken, bilirkişi raporuna atıf ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.