T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/1085 Esas KARAR NO:2026/56 DAVA: Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı) DAVA TARİHİ: 11/10/2007 KARAR TARİHİ: 27/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; -----sayılı kararı ile ---- devredildiğini, fon kurulunun ----- sayılı kararı ile hem bankada ve hem de ------- şirketlerinde yönetim…
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/1085 Esas KARAR NO:2026/56 DAVA: Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı) DAVA TARİHİ: 11/10/2007 KARAR TARİHİ: 27/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; -----sayılı kararı ile ---- devredildiğini, fon kurulunun ----- sayılı kararı ile hem bankada ve hem de ------- şirketlerinde yönetim kurulu başkanı, yönetim kurulu üyesi, murahas aza, denetim kurulu üyesi, genel müdür ve genel müdür yardımcılığı görevinde bulunanlar aleyhine 6183 sayılı amme alacaklarının tahsili usulü hakkındaki kanunun mükerrer 35. Maddesi kapsamında takip ve tahsil işlemlerine başlanmasına karar verildiğini, fon kurulunun kararı ile------ temsilcisi olması sebebiyle davacı kuruma borçlu bulunan ve hakkında 6183 sayılı kanuna göre takip başlatılmasına karar veren davalı-borçlu .------ hakkında ihtiyati haciz uygulaması yapıldığını, bilahare davalı ...'a ödemeye çağrı belgesi düzenlenerek tebliğe gönderildiğini, Davalı-borçlu ---- mal varlığının araştırılması sırasında adına kayıtlı ------Parselde kayıtlı taşınmazdaki ---- bedelli -----hissesinin ... adına kayıtlı iken taşınmazın tamanını ---- tarihine------ devredilmiş olduklarının ilgili tapu sicil müdürlükleri cevabı yazılarından anlaşıldığını, 6183 sayılı kanunun 30. Maddesinin; "borçlunun malı bulunmadığı veya borca yetmediği takdirde amme alacağının bir kısmının veya tamamının tahsiline imkan bırakmamak maksadıyla borçlu tarafından yapılan bir taraflı muamelelerle borçlunun maksadını bilen veya bilmesi lazım gelen kimselerle yapılan bütün muameleler tarihleri ne olursa olsun hükümsüzdür" hükmüne yer verildiğini, İptal davası açılması başlığını taşıyan 24. Maddesinin ise amme borçlusunun bu kanunun 27, 28, 29, 30 maddelerinde; "yazılı tasarruf ve muamelelerin iptali için umum mahkemelerde dava açılır ve bu davalara diğer işlere tahdimen umumi hükümlere göre bakılır" hükmüne yer verildiğini, Borçlu ----- sayılı kanun uyarınca ihtiyati haciz kararı alındığını, borçlunun taşınmazları çok düşük bedellerle muvazaalı şekilde diğer davalılara devrettiğini, yapılan işlemlerin amme borçlusunun varlıklarının hacizden kaçırılmasından ibaret olduğunu, 6183 sayılı kanunun 27 ve müteakip maddeleri gereğince iptal e dilmeleri gerektiğini, davalılardan---- olduğunu, borçlunun maksadını bilen ve bilmesi gereken kimse olduğunu iddia ile borçlunun yukarıda yazılı tasarruflarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı borçlu ----cevap dilekçesinde: müvekkilinin----- tarihinde istifa ettiğini, ihbar süresinin bitimi olan ---- tarihinde istifasının kabul edilmesi sonucu ayrıldığını, -----arasında grubu temsilen ücretsiz olarak çalıştığını, Müflis ------ herhangi bir görevi bulunmadığını, bu şirketlerden sadece ------ bir dönem yönetim kurulu üyeliği görevinde bulunmuş olmasının sorumluluğunu gerektirmediği, çünkü murahhas aza olmadığını, dolayısıyla da herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin ikametgahının ---- olduğunu, yetkili mahkemenin --- Mahkemesi olduğunu belirterek yetki itirazının kabulüne ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir .Davalı ---- yetki itirazında bulunmuş, yetkili mahkemenin müvekkilinin ikametgahı Kadıköy Mahkemesi olduğunu belirtmiş, esastan da davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar----- tarihli cevap dilekçesinde: müvekkillerin davalı ------ içinde bulunduğu hukuki durumu bilebilecek durumda olmadığını, bu bakımdan bir kasıtlı davranışlarından söz edilemeyeceğini, anılan arsaların ---- mal olduğunu, bu bedelin kredi olarak bankadan kullanıldığını ve söz konusu bedelin krediyi kullandıran banka şubesi müdürünün ödenmiş olduğunu, ---- daha sonra bu taşınmazı nasıl değerlendiriceğini bilemediğinden diğer davalı ------ sattığını, belediyenin emlak satış değerlerinin dikkate alınarak resmi rakam olarak daha düşük bir bedelin yansıtılmış olduğunu, satışı yapan ------ hukuki durumunun bilinmediğini bilinmesinin de kendilerinden beklenemeyeceğinden bahisle davanın reddini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, davalılardan -----diğer davalılara devrettiği dava konusu taşınmazlarla ilgili olarak 6183 sayılı Kanunun 24. ve devamı maddeleri gereğince tasarrufun iptali istemine ilişkindir.Mahkememizin----- sayılı esası kapsamında yapılan tahkikatın sonucunda davanın kısmen kabulü ile davaya konu ----- ----- dairenin davalı ----tarafından davalı----- tarihli tasarrufun iptaline, fazlaya ilişkin istemine reddine dair karar verilmiştir.Mahkememizin bu kararının da temyizi üzerine ----davalı borçlunun dava dayanağını teşkil eden,---- kanuni temsilci olduğu dönemlerdeki sorumluluğunun,------ ve borçlu hakkında çıkartılan ödeme emirlerindeki borcun miktarı, dayanağı hakkında gerektiğinde uzman bilirkişiden rapor alınarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, mahkemece bozmadan sonra alınan ----- tarihli bilirkişi raporunda; Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararıyla birlikte oluşan yeni durumda hukukun genel kuralları gereği, her yönetim kurulu üyesinin yalnızca kendi dönemindeki ödenmemiş borçlardan sorumlu olacağı, davalı-----yalnızca kendi dönemindeki ödenmemiş borçlardan sorumlu tutulabileceği, dosya mevcudundan, davalı --------tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığının anlaşıldığı, mevcut verilere göre, 6183 sayılı Kanun'un 24. maddesi kapsamında iptal isteminde bulunulabilmesi için en temel şart olan alacağın varlığı şartının davalı------ yönünden sağlanamadığı, davalı --- görev yaptığı dönemde doğup da tasarruf tarihi itibariyle ödenmemiş olan herhangi bir alacağın tespit edilemediği belirtilmiş olup, bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru görülmemiştir.Davalı ---- vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının bozulmasına, dair karar verilmiş bozma sonrası tahkikat iş bu esas üzerinden devam edilmiştir. Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ,alınan bilirkişi raporu ve ----- ilamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı borçlunun yönetim kurulu üyesi olduğu görev yapmış olduğu döneme ilişkin olarak kendi dönemindeki ödenmemiş borçlardan sorumlu olacağı bu nedenle davalı -----yanlızca kendi dönemindeki ödenmemiş borçlardan sorumlu tutulabileceği ,6183 sayılı kanun 24. Maddesi kapsamında iptal isteminde bulunulabilmesi için en temel şart için alacağın varlığı şartının davalı ----yönünden sağlanamadığı, davalı ...'nin görev yaptığı dönemde doğup da tasarruf tarihi itibari ile ödenmemiş herhangi bir alacağın tespit edilemediği bu nedenle davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 13.662,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.930,00 TL nin davacıya iadesine, 3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalılar vekili için takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı ... tarafından sarfedilen 840,00 TL posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı ... tarafından sarfedilen 50,00 TL posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, Davacı Vekilinin ve Davalı Vekilinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 15 gün içinde süre içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.28/01/2026