4. Hukuk Dairesi 2023/8122 E. , 2023/14026 K. MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : 1.... 2-... vekilleri Avukat ... HÜKÜM/KARAR: Davanın Reddi Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili …
**4. Hukuk Dairesi 2023/8122 E. , 2023/14026 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : 1.... 2-... vekilleri Avukat ... HÜKÜM/KARAR: Davanın Reddi Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından bileşik ürün sigorta poliçesi ile 28.12.2011-28.12.2012 tarihleri arasında sigortalı bulunan Sanat Metal Tıbbi Ürünleri San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin kiracı olarak kullandığı, davalıların bina maliki olduğu, işyeri ve depoda bulunan demirbaş ile tıbbi emtianın 26.01.2012 günü işyerinin kapalı olduğu gece saatlerinde işyerinin girişinde bulunan su saatinin ana şebekeden gelen su borusunun patlaması sonucu suyun bodrum kattaki depoya sirayeti sonucu hasara uğradığını, sigortalı işyerinin binanın tamamında faaliyet gösterdiğini, taşınmazın tapuda davalılara ait olup ...'ün aynı zamanda dava konusu zararın meydana geldiği sigortalı işyerinin kiralayanı sıfatına haiz olduğunu, meydana gelen zarardan dolayı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, belirterek toplam 41.209,00 TL sigorta rücu tazminatının, 08.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı ...'ün dava konusu olan iş yerini davacı şirketin sigortalısı olan Sanat Metal Tıbbi Ürünleri San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye 01.09.2010 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesi ile aylık net 1.400,00 TL net + aidat dahil olmak üzere kullanıma hazır yapılı boş işyerini ofis olarak kira müddeti 1 yıllık olarak kiralandığını, halen de kiracı olarak dava konusu işyerinde kiracı olarak bulunduğunu, ana şebekeden gelen su borusunun davacının işyerinin içerisinde olup bunun denetim ve kontrolünün kiracıya ait olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEMEKARARI Bakırköy (Kapatılan) 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.05.2013 tarihli ve 2012/203 Esas, 2013/226 Karar sayılı kararıyla; davalının kiracısı olan sigortalının işyerindeki açıkta bulunan su borusunun kırılmasının ancak harici bir darbe ile mümkün olduğu, bina içinde olup sadece kiracının kullanımı ve gözetimindeki su borusunun darbeye bağlı kırılmasının ancak kullanıcının yani kiracı sigortalının kusuru sonucunda meydana gelmesi ile zararın oluştuğu, bu suretle kiracı sigortalının kusuru nedeni ile illiyet bağı kesildiğinden davalı bina maliklerinin sorumluluktan kurtulmuş oldukları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 01.06.2016 tarihli ve 2014/4132 Esası, 2016/6660 Karar sayılı ilamı ile; ''...Dava, 01.09.2010 başlangıç tarihli kiralama sözleşmesine istinaden davalı ...'ün davacının sigortalısı şirkete kiraladığı işyerinde oluşan hasarın rücuen tazmini istemine ilişkindir. HMK 4. maddesi uyarınca, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları inceleme görevi sulh hukuk mahkemesine aittir. Bu durumda, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.'' gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/825 Esas, 2017/69 Karar sayılı ve 31.01.2017 tarihli kararıyla bozmaya uyularak görevsizlik kararı verilmiş; dosyanın gönderildiği görevli Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi 03.07.2018 tarihli ve 2017/299 Esas, 2018/915 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar vermiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 17.11.2020 tarihli ve 2018/5499 Esas, 2020/7181 Karar sayılı ilamı ile; ''..Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Eksper raporunda; olayın; 26.01.2012 günü işyerinin kapalı olduğu gece saatlerinde girişte bulunan su saatinin ana şebekeden gelen su borusunun patlaması sonucu yaklaşık 36 ton suyun bodrum kattaki depoya dolması sonucu hasarın oluştuğu, toplam hasar miktarının 41.209,74 TL olduğu belirtilmiş, Mahkemece yapılan keşif sonrası düzenlenen 28.03.2013 tarihli heyet raporunda ise; davalılara ait binanın kiralanan yer içinde ve açıkta olan su borusunun kırılmasının ancak harici bir darbe ile mümkün olabileceği ve bir darbe sonucunda kırılmış olduğu, bu kırığın giderek büyüdüğü ve dava konusu zarara yol açtığı, binanın içinde olup sadece kiracının kullanımı ve gözetimindeki su borusunun darbeye bağlı kırılması ise ancak kullanıcının kusurundan meydana gelmesi mümkün olup davalı mal sahiplerinin sorumluluğunun tespit edilemediği belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda;davalılara ait binanın kiralanan yer içinde ve açıkta olan su borusunun kırılmasının ancak harici bir darbe ile mümkün olabileceği ve bir darbe sonucunda kırılmış olduğu, değerlendirmiş olsa da; bu tespitin hangi somut delile göre yapıldığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece yapılacak iş; konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınarak , binadaki su borularının durumu, davalıların bina maliki olarak kusursuz sorumluluğu, kiracı davacının müterafik kusuru olup olmadığı bunun kusursuz sorumluluğun etkisi üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.'' gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın bilirkişi raporu yönünden bozulması üzerine 3'lü bilirkişi heyeti tarafından aldırılan 10.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda İSKİ su hattında basınç yükselmesi nedeniyle istem dışı kaçınılmazlık etkisi ile maddi hasarın meydana gelmesinde bina maliki ile kiracısının sorumluluklarının bulunmadığı, bina malikinden hasarın rücu edilemeyeceğinin rapor edildiği, dosya kapsamında aldırılan 2 farklı heyetin hazırladığı farklı tarihlerdeki raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve yıllardır süre gelen uyuşmazlığın çözümü için İTÜ İnşaat Fakültesi Öğretim Üyesi , İTÜ makine mühendisi öğretim üyesi ve hukukçu bilirkişiden oluşan heyetin hazırlamış olduğu 17.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu hasarın meydan gelmesinde, İSKİ su hattındaki su basıncına bağlı olarak şebeke su kaçağının meydana geldiği boru ve branşmanlarındaki su kaçağının ani ve kaçınılmazlık etkisiyle meydana gelmesinin mümkün olduğu, mekanik ve sıhhi tesisat yönünden İSKİ sorumluluğunda olan boru bağlantı ve branşmanlarında gece olası şebeke suyu basıncının yükselmesi sonucu su kaçağının meydana geldiği, zarar ile borulardaki su kaçağı arasındaki nedensellik bağının İSKİ kontrol ve yetkisinde olan kısımda su kaçağı olması sebebi ile kesilmiş olabileceğinin belirtildiği, TBK 69 hükümleri ve yukarıda nedensellik bağı ile ilgili yapılan açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı yapı malikinin TBK 69. maddesine göre kusursuz sorumluluğunun ancak uygun illiyet bağının varlığı durumunda bulunduğu, çelişkinin giderilmesi için alanında uzman bilirkişiler tarafından hazırlanan usul ve yasaya uygun olması nedeniyle itibar edilen 17.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda nedensellik bağının İSKİ su kaçağı nedeniyle kesilmiş olduğu hususu birlikte değerlendirildiğinde davalının kusursuz sorumluluğuna dayanılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamında belirtilen çerçevenin dışına çıkılarak dosyada hiçbir belge ve tespit bulunmamasına karşın İSKİ'nin sorumlu olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiğini, yalnızca bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılması gerekirken aksine inceleme yapılarak usuli kazanılmış hakkın ihlal edildiğini, riziko mahallinde bulunan başkaca konutlarda benzer nitelikte hasarların meydana gelmediği nazara alındığında davalıların maliki bulunduğu binanın içi tesisatındaki eskime/bakımsızlık nedeniyle oluşan zarardan dava dışı İSKİ'nin sorumlu tutulamayacağını, davalıların gerek bina malikinin kusursuz sorumluluğu gerekse kiraya verenin sözleşmesel sorumluluğu gereğince dava konusu zararı tazminle mükellef olduğunu, Bileşik Ürün Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan Sanat Metal Tıbbi Ürünler San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin kiracı olarak kullandığı işyeri ve depoda bulunan demirbaş ile tıbbi emtianın 26.01.2012 günü işyerinin kapalı olduğu gece saatlerinde işyerinin girişinde bulunan su saatinin ana şebekeden gelen su borusunun patlaması sonucu buradan akan yaklaşık 36 ton suyun bodrum kattaki depoya sirayeti sonucu hasara uğradığını, bilirkişi raporunda ise ekspertiz raporundaki tespitlerden farklı olarak dosya kapsamında bu aşamaya kadar hasarın İSKİ'den kaynaklandığına dair herhangi bir delil bulunmamasına rağmen, hangi deliller ışığında hasarın ''basınç yükselmesi'' nedeniyle meydana geldiği kanaatine varıldığının anlaşılmadığını, dosyada bu yönde somut bir tespit bulunmamasına rağmen itirazlarının değerlendirilmediğini, İSKİ'den Genel Müdürlüğünün müzekkere cevabından da açıkça aynı şebeke hattı üzerinden su alan diğer aboneliklerde herhangi bir su basması hadisesi yaşanmadığı, hasarın yaşandığı adreste basınç yükselmesinin tespit edilmediği, hasarın gerçekleşmesi öncesinde ve sonrasında İSKİ tarafından herhangi bir çalışma yapılmadığı, bahse konu tarih ve adreste İSKİ'ye herhangi bir arıza bildirimi bulunmadığının belirtildiği, davalıların kusura dayanmayan sorumluluklarının olduğunu, davalı ...'ün davaya konu olay nedeniyle bina maliki sıfatının yanı sıra kira sözleşmesi uyarınca kiralayan olarak sorumluluğunun bulunduğunu, bu yönde hiçbir inceleme yapılmadan hüküm kurulduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; işyeri sigortalısına yapılan hasar ödemesinin rücuen tahsili talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1301 inci ( 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci) maddesi. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine 25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. 269,85 TL 0.H. 179.90 TL P.H. 89,95 TL Kalan