8. Hukuk Dairesi 2024/1404 E. , 2025/1214 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/386 E., 2021/105 K. KARAR : Asıl davanın kabulüne, birleşen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucund
**8. Hukuk Dairesi 2024/1404 E. , 2025/1214 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/386 E., 2021/105 K. KARAR : Asıl davanın kabulüne, birleşen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleşen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Hazine temsilcisi ve birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Bingöl ili ... ilçesi Kalkanlı köyü 127 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti sırasında Hazine adına tespit edildiğini, yapılan tespite süresi içerisinde itiraz edilmediğini ve tespitin bu şekilde kesinleştiğini, dava konusu taşınmaza ilişkin iki ayrı tapu kaydının bulunduğunu, her iki tapu kaydında da müvekkilinin babası ... ...'ın tapu maliki olarak gözüktüğünü ve dava konusu taşınmazın tapu maliki ... ... mirasçıları adına tapuya tescil edilmesi gerekirken her nasılsa Hazine adına tespit edildiğini belirterek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın ... ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosya davacıları vekili dava dilekçesinde; Bingöl ili Yayladere ilçesi köyü 127 ada 4 parsel sayılı taşınmazın müvekkillerinin özel mülkiyetinde olduğunu, taşınmaz üzerinde Hazine ya da başkaca birinin hakkının bulunmadığını, taşınmazın müvekkillerine baba ve dedelerinden intikal ettiğini, müvekkillerinin kadimden beri dava konusu taşınmazın malik sıfatıyla zilyedi olduğunu belirterek, Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın müvekkilleri adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, çekişmeli taşınmazın asıl ve birleşen dosya davacılarına ait olduğu ve onlar tarafından kullanıldığına ilişkin yeterli delil bulunmadığı, mahalli bilirkişi beyanlarının çelişkili olduğu, ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın 15 yıl civarında ekilip biçilmediğinin belirtildiği, mahalli bilirkişinin davacı ...'ın taşınmazın otlarını biçtiğini belirttiği, ancak sadece ot biçmenin zilyetliğe ve mülkiyete karine olamayacağı gerekçeleriyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar vermiş; hüküm, asıl ve birleşen dosya davacıları vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.10.2013 tarihli ve 2013/10119 Esas, 2013/9661 Karar sayılı kararı ile davacılar ... ve ...'ın iddialarını kanıtlayamadıkları anlaşıldığından tüm temyiz itirazlarının reddine, davacı ...'ın temyiz itirazları yönünden ise; zilyetlik hususunda kararın dayandığı delillerle, kanuna uygun gerektirici nedenlere ve davacı ...'ın taşınmazda ekonomik amaca uygun iktisap sağlayan zilyetliği bulunduğu kanıtlanamadığına göre bu hususa ilişkin sair temyiz itirazlarının yerinde görülmediği, ancak davacının dayandığı 21.04.1982 tarih 143 ve 144 sıra numaralı tapu kayıtlarının yöntemince zemine uygulanarak taşınmazı kapsayıp kapsamadığının araştırılmamış olması nedeniyle yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli bulunmadığı, doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde keşif yapılarak yerel bilirkişiler yardımı ve fen bilirkişi eli ile davacının dayandığı tapu kayıtlarının zemine uygulanması, hudutlarının zeminde tek tek gösterilmesi, yerel bilirkişilerce gösterilen sınırların fen bilirkişisine işaretlettirilmesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31 inci maddesi uyarınca hakimin davayı aydınlatma görevi kapsamında bilinemeyen sınırların tespiti için davacı tarafa tanık dinletme imkanı verilmesi, fen bilirkişisinden tapu uygulamasını gösterir ayrıntılı ve krokili rapor alınması, tapu kayıtlarının taşınmaza ait olup olmadığı belirlenerek bundan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilerek, hükmün davacı ... yönünden bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, çekişmeli taşınmazın davacının babası ve ataları tarafından arpa, buğday ekilmek suretiyle kullanıldığı, jeodezi bilirkişi raporunda 1983 yılı hava fotoğrafında taşınmazın kullanıldığının belirtildiği, tanık beyanlarına göre terör olayları nedeniyle bir süre taşınmazın ekilemediği, ancak otlarının biçilmesi suretiyle zilyetliğin devam ettirildiği, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunmadığı, eski tapu kayıtlarının dava konusu yere aynen uyduğu, dayanak eski tapu kayıtlarının mahalli bilirkişilerin tümü ve tanıklar tarafından doğrulandığı, fen bilirkişilerince de dava konusu taşınmazı kapsadığının tespit edildiği gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, çekişmeli 127 ada 4 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacının murisi ... ...'ın Karakoçan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/107 Esas, 2011/105 Karar sayılı veraset ilamındaki payları oranında mirasçılar adına tesciline, birleşen dava yönünden Yargıtay ilamında davacıların tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilip karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine temsilcisi ve birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Birleşen dosya davacısı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu ve dayanak tapu kayıtlarının çekişmeli parseli kapsadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin bozma ilamı kapsamına göre davada zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu yönündeki kabulün isabetli olmadığı, ayrıca çekişmeli taşınmaza uyduğu belirlenen 21.04.1982 tarih, 143 ve 144 sıra numaralı tapu kayıtlarının 3676 metrekare miktarında ve yönlerinin meşe, hendek/hark, tarik ve ... tarlası şeklinde olduğu, söz konusu tapu kayıtlarının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20/C maddesi kapsamında değişebilir ve genişletmeye elverişli sınırlar içermesi nedeniyle miktarları ile geçerli olduğu hususunun değerlendirilmediği anlaşılmıştır. O halde, İlk Derece Mahkemesince mahallinde keşif yapılarak uzman fen bilirkişisine tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli ve buna göre tapu kaydının miktarı ile geçerli olacağı düşünülerek kapsamı kesin olarak belirlenmeli, dayanılan tapu kaydı kapsamında kalan bölümün taşınmazdan ifrazen iptali ile davacının murisi ... ...'ın veraset ilamındaki hisseleri oranında mirasçıları adına tesciline, miktar fazlası yönünden ise davanın reddine karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan sebeplerle, davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİ ile İlk Derece Mahkemesinin birleşen dava yönünden vermiş olduğu hükmün ONANMASINA, Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 556,10 TL'nin temyiz eden davacı ...'dan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.