5. Ceza Dairesi 2010/139 E. , 2010/2735 K. "" Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık ...’in yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, ... Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07.04.2009 gün ve 2007/384 Esas, 2009/122 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplan…
**5. Ceza Dairesi 2010/139 E. , 2010/2735 K.** **"İçtihat Metni"** Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık ...’in yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, ... Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07.04.2009 gün ve 2007/384 Esas, 2009/122 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Tanzim olunan her iki raporda Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 7 ve 23. maddeleri gereği usulüne uygun teşekkül etmediği anlaşılan Adli Tıp 6. İhtisas Kurulunun 23.11.2007 günlü ilk raporunda mağdurda klinik seviyede pisikopatolojik araz tespit edilmediği ve olay nedeniyle beden ve ruh sağlığının bozulmadığının bildirildikten sonra verilen 28.04.2008 günlü ikinci raporda travma sonrası stres bozukluğu tespitiyle ruh sağlığının bozulduğu mütalaasının verildiği anlaşılmakla; 4810 sayılı Yasayla değişik 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 15 ve 23/A maddeleri gereği usulüne uygun şekilde teşekkül edecek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'ndan mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı ve bozuldu ise devam edip etmediği sorularak, her iki rapor arasındaki çelişki giderildikten sonra sonucuna göre sanık hakkında TCK. 103/6. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...