2. Hukuk Dairesi 2006/13285 E. , 2006/12826 K. "" MAHKEMESİ ... A.H. DAVA TÜRÜ :Mülkiyet Tespiti Yukarıda tarihi, numarası, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; Dairenin \* 11.5.2006 gün ve 932-7406 sayılı ilamiyle\* onanmasına karar verilmişti. Sözü geçen Dairemiz kararının düzeltilmesi istenilmekle, evrak okundu, gereği görüşülüp düşünüldü. Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olm…
**2. Hukuk Dairesi 2006/13285 E. , 2006/12826 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ ... A.H. DAVA TÜRÜ :Mülkiyet Tespiti Yukarıda tarihi, numarası, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; Dairenin \* 11.5.2006 gün ve 932-7406 sayılı ilamiyle\* onanmasına karar verilmişti. Sözü geçen Dairemiz kararının düzeltilmesi istenilmekle, evrak okundu, gereği görüşülüp düşünüldü. Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE ve aynı Kanunun değişik 442. maddesi ile 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 52. maddesi hükmünce takdiren (140) YTL. para cezasının, harçlar kanunu uyarınca (25.10) YTL. ilam harcının karar düzeltme isteyene yükletilmesine, oyçokluğuyla karar verildi. 02.10.2006 KARŞI OY YAZISI Miras bırakanın eşi olan davacı, miras bırakanın ilk eşinden olan oğlu davalıya karşı TKM. m. 898 hükmüne dayanarak zilyet olarak elinde bulundurduğu tüm eşyaların mülkiyetinin davacı adına tespitine karar verilmesini istediği ve davanın kabulüne karar verildiği, hükmün davalı tarafından dava konusu eşyaların “tereke malı” olduğu konusunda karar düzeltme isteminde bulunulduğuna ilişkin değerli çoğunluk ile aramızda “görüş birliği” vardır. Çekişme nedir?; Dava konusu eşyaların tereke malı olup davacıya ait olduğu kanıtlanmadığı halde davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. Davacı yanın da dava dilekçesinde kabul ettiği üzere dava konusu eşyaların miras bırakana ait olduğu çekişmesizdir. Ancak davacı yan dava konusu eşyalar miras bırakana ait iken bu eşyaları kendi arzusu ile davacı eşine “verdiğini” ileri sürmektedir. Davacı yan dava konusu eşyaların miras bırakan açısından “baba yadigarı” eşyalar olduğunu kabul etmektedir. Miras bırakanın aileden kuşaktan kuşağa aktarılan eşyalarını kan bağı bulunan mirasçıları yerine eşine bağışlaması/alt kuşağa aktarımdan vazgeçtiği düşünülemez. Bir an için aksinin “olanaklı” olduğunu düşünülse bile davacı eşin iddia ettiği gibi miras bırakanın aileden kuşaktan kuşağa aktarılan “baba yadigarı” eşyalarını davacı eşine gerçekten bağışlamış/vermiş olsa idi “vasiyetname taslağı” hazırlamasına ne gerek kalırdı. Bu sebeple vasiyetname taslağı davacının iddialarına dayanak oluşturmaz. Aksine miras bırakanın aileden kuşaktan kuşağa aktarılan “baba yadigarı” eşyalarını kan bağı olmayan davacıya vermekteki kararsızlığını, bu konuda sağlar arası bir işlem yapmadığını –yapsa idi başka işleme gerek kalmazdı- ama bunu bir ölüme bağlı bir tasarrufla yapmayı düşündüğünü, daha sonra bu düşüncesinden de vazgeçtiği –geçerli vasiyet yerine taslak hazırlama anlamında- için resmi ya da el yazısı vasiyetname yapmadığını gösterir. Kaldı ki davacı yanın diğer dava dosyalarında tespit yapılırken dava konusu eşyalar miras bırakana ait iken bu eşyaları kendi arzusu ile davacı eşine verdiğini açıklama yerine tespiti yapılan tüm malların “tereke malı” olduğuna ilişkin anlatımı da vardır.