T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO:2024/3669 KARAR NO:2025/1794 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:25/09/2024 NUMARASI:2023/509 E - 2024/938 K DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) KARAR TARİHİ:03/07/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yap…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO:2024/3669 KARAR NO:2025/1794 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:25/09/2024 NUMARASI:2023/509 E - 2024/938 K DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) KARAR TARİHİ:03/07/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili başlangıçta tüketici mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; dava konusu elektriğin kesildiği alanda 105 meskende oturum bulunmakta olup yaklaşık dava dışı 300 gerçek kişinin ikamet ettiğini, dava konusu alanın müvekkili şirketin ticari bir işletmesi olmadığını, projenin 16/06/2022 tarihinde Yapı Kullanım İzin Belgesi alındığını, davalı şirket ile Beyoğlu ... Noterliği'nin 28/06/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı Kira Sözleşmesi imzalanarak davalı idareye Trafo Yeri ve Kablo Geçiş Güzergahı için 99 yıllığına bedelsiz olarak yer kiralamasının yapıldığını ancak o tarihten günümüze kadar davalı şirketin yükümlülüklerini yerine getirmeyerek gerekli trafoyu kurmadığını ve dairelere elektrik bağlamadığını, projede yer alan tüm sakinleri hala şantiye elektriği kullanmaya mahkum ettiğini, davalı şirketin yapıp tamamladığı apartmana elektrik hizmeti verdiğini, davalı şirketin 28/11/2022 tarihinde Hno:...seri nolu tutanak ile müvekkili şirket adına kaçak zabtı düzenlendiğini akabinde müvekkili şirkete 01/12/2022 tarih, ... numaralı, 4.528.507,81-TL bedelli ve 02/12/2022 tarih, ...numaralı, 488.636,14-TL bedelli faturaların düzenlendiğini, davalı şirketin bu faturalara gerekçe olarak müvekkilinin ikili anlaşma mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, kaçak elektrik enerjisini tüketmesini gösterdiğini, müvekkili şirketin kaçak elektrik kullanmadığını ve faturaları da zamanında ödediğini, müvekkili şirkete ait sayaçların denetime açık olduğunu ve davalı şirket tarafından her ay düzenli olarak denetlendiğini, Ekim-Kasım aylarına ait faturaların düşük olması sebebiyle kablonun sayaç çıkışında değil sayaç girişine bağlı olduğunu iddia ederek kaçak zaptı düzenlendiğini ancak yapılan tespitin hatalı olduğunu, tüm bu sebeplerle öncelikle müvekkil şirkete ait iş yerinin elektriğinin dava sonuna kadar kesilmemesi ve icra takibi başlatılmaması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilin davalı şirkete doğmuş veya doğacak herhangi bir borcunun bulunmadığı ve borçlu olmadığının tespitine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmaya görevli olan mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, ayrıca yetkili mahkemelerin de İstanbul Mahkemeleri olduğunu, HMK'nın 6. Maddesi ve İİK'nun 72. Maddesi uyarınca yetkisiz mahkemede dava açıldığını, zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, TTK md. 5 kapsamında zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmasının gerektiğini, davacının kaçak elektrik kullandığının kaçak tutanaklarıyla ve mahalde çekilen video görüntüleriyle sabit olduğunu, aksinin ispat edilemediğini, 28/11/2022 tarihinde borçluya ait ''... Avcılar/İstanbul'' adresinde müvekkili kurumun kaçak ekipleri tarafından ''kofra giriş temeşesinden harici hat alınmak suretiyle'' kaçak elektrik kullanımının tespit edilerek ... seri numaralı kaçak zaptının düzenlendiğini, davacının eyleminin Yönetmeliğin 42/b maddesinde düzenlenen kaçak elektrik tanımına uyduğunu, aynı yönetmeliğin 42/1-b bendi kapsamında hesaplama yapıldığını belirterek davanın görev, yetki ve dava şart itirazlarının kabulü ile usulden reddine, davacının kaçak elektrik kullandığı sabit olmakla tüm süreçlerin usulüne uygun yürütülmekle davanın esastan reddine, İİK'nun 72/4 uyarınca %20 den az olmamak üzere müvekkili lehine tazminata hükmedilmesine ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; " Mahkememizce alınan ve itibar olunan bilirkişi raporunda, EPTHY’nin 45.maddesi gereğince kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresinin esas alınacağı ve bu sürenin 180 günü geçemeyeceği, 30.03.2022 – 28.11.2022 tarihleri arasındaki sürenin 243 gün olarak hesaplandığı, kaçak kullanım süresi 180 günü geçemeyeceğinden kullanım süresinin 180 gün olarak alınacağı, kaçak tüketim hesabı yapılırken davacının şantiyesine ait sözleşmenin “Ticarethane abone grubu” kapsamında olması sebebiyle EPTHY’ne göre günlük ortalama çalışma süresinin 8 saat olarak alınmasının gerektiği, davalı kurum tarafından günlük ortalama çalışma süresi 3 vardiya çalışılan bir işyeri gibi değerlendirilerek 21 saat olarak alınmış olmakla birlikte sözkonusu tesisatın şantiye sınıfında olan ve kısmen oturumuna başlanmış bir konut projesi olması da gözönüne alındığında 3 vardiya ve 21 saat çalışma süresinin hesaplamalarda kullanılmasının sözkonusu olmayacağı, bu sebeplerle kaçak elektrik bedeli ödeme yükümlülüğünün 1.687.805,01 TL olarak hesaplanmasının gerektiği, eksik tüketim bedelinin ise 299.797,60 TL olarak hesaplandığını ve ödenmesi gereken toplam tutarın 1.987.602,61 TL olduğunu belirtmiştir. Bu sebeplerle açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine, Davacının 12/12/2022 son ödeme tarihli 4.528.507,81-TL'lik kaçak tüketim faturası ve 178022 kwh tüketim için 13/12/2022 son ödeme tarihli 488.636,14-TL'lik toplam 5.017.143,95-TL'lik miktarın 3.032.220,28-TL'lik tutarından borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. " gerekçeleriyle AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, Davacının 12/12/2022 son ödeme tarihli 4.528.507,81-TL'lik kaçak tüketim faturası ve 178022 kwh tüketim için 13/12/2022 son ödeme tarihli 488.636,14-TL'lik toplam 5.017.143,95-TL'lik miktarın 3.032.220,28-TL'lik tutarından borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; davalı şirketin,Müvekkil şirket adına düzenlediği 01.12.2022 tarih, ... numaralı, 4.528.507,81 TL bedelli ve 02.12.2022 tarih, ... numaralı, 488.636,14 TL bedelli faturalardan ve haricen doğmuş ve/veya doğacak herhangi bir sebepten dolayı borçlu olmadığının tespiti talebiyle davanın açıldığını, davaya konu adresteki 105 meskende oturum bulunmakta olup yaklaşık davadışı 300 gerçek kişi ikamet ettiğini, dava konusu alanın müvekkilinin ticari işletmesi olmadığını, projenin 16.06.2022 tarihinde Yapı Kullanım İzin Belgesi (İskan) alındığını, davalı şirket ile Beyoğlu ... Noterliği'nin 28 Haziran 2021 tarih ve ... yevmiye numaralı Kira Sözleşmesi imzalanarak davalı idareye Trafo Yeri ve Kablo Geçiş Güzergahı için 99 yıllığına bedelsiz olarak yer kiralaması da yapıldığını, davalı ... A.Ş.'in müvekkili şirketin yapıp tamamladığı apartmana elektrik hizmeti verdiğini, 28.11.2022 tarihinde müvekkili şirket adına kaçak zabtı düzenlediğini ve dava konusu faturaları tahakkuk ettirdiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, müvekkilinin kaçak enerji tüketmediğini, müvekkili şirkete ait sayaçlar denetime açık alanda bulunmakta olup her ay düzenli olarak davalı şirket tarafından denetlendiğini, Ekim - Kasım aylarında müvekkiline ait faturaların düşük olması sebebiyle müvekkili şirket davalı ile iletişime geçtiğini, davalı şirketin müvekkiline ait iş yerine gelerek kablonun sayaç çıkışında değil sayaç girişine bağlı olduğunu iddia edip kaçak zaptı düzenlediğini, yapılan tespit ve tahakkukun hatalı olduğunu, müvekkilinin kaçak elektrik kullanması halinde kendi kendini ihbar etmesinin düşünülemeyeceğini, yapılan tahakkukun kurulu güç üzerinde geriye dönük yapıldığını, ortalama tüketimin şantiye olduğu için zaman zaman tüketimde farklılık göstermekte olduğunu, bu hususun davalının otomotik sayaç okuma sistemi (osos) kayıtlarında mevcut olduğunu, tahakkuk hesaplamalarında kurulu güç değil bağlantı gücü üzerinde hesap yapılması gerektiğini, iddia edilen kaçak kullanımın iki aylık bir durum olup bu durumda müvekkilinin kusuru ya kastıyla yapılmadığı gibi zaten müvekkili şirket tarafından davalıya bildirildiğini, hükme esas alınan 19/01/2024 tarihli Bilirkişi raporunda belirtilen "30.03.2022 tarihinden itibaren ani düşüş gösterdiği" bilgisi, kaçak elektrik kullanımı ile alakalı olmadığını, inşai faaliyetin sona ermesi ile alakalı olduğunu, ani bir düşüşün Eylül ayı itibariyle yaşandığı endeks dökümüyle de sabit olduğunu, inşaat bittikten sonra şantiye elektriğinin davalının trafo kurmaması nedeniyle ve dairelere elektrik bağlamadığından projede yer alan tüm sakinlerini şantiye elektriği kullanmaya mahkum edildiğini, bilirkişinin site sakinlerinin elektrik kullanımının inşaat faaliyetlerinde kullanılan elektrikten daha fazla bir tüketim olduğunu iddia ettiğini, bunun soyut iddia olduğunu, davaya konu yapının elektrik işleri ... Mühendislik tarafından yapılmakta olup, konu ile alakalı kendilerinden bilgi istenmiş, 04.07.2023 tarihli mail gönderisinde " alandaki elektrik panosunun Eylül 2022 tarihinde yerinin değiştirildiği, bu esnada bir kablonun yanlış bağlandığının anlaşıldığı, fatura düşük gelince durumun ...'a bildirildiği" ifade edildiğini, mükerrer kullanımın ispat edilmediğini halde bilirkişi tarafından iki kat üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; müvekkili şirket tarafından açılan itirazın iptali davası bu dava ile birleştirilmiş ise de birleşen dava hakkında olumlu ve olumsuz karar verilmediğini, davacının kaçak elektrik kullandığı hususu tespit edilmiş olup kararın bu yönü ile usul ve yasaya uygun olduğunu, yapılan tahakkukun elektrik piyasası mevzuatına uygun olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, raporun çalışma süresi ile çalışma saati açısından hatalı olduğunu, raporlarda yer alan birim fiyatlar hatalı belirlendiğini, asıl elektrik bedeli hatalı olarak hüküm altına alındığı gibi bunun fer'ileri de hatalı olarak belirlendiğini, yapılan faiz ve KDV hesabının da hatalı olduğunu, davacının dava dilekçesindeki talebi incelendiğinde, iki adet fatura bedeli toplamı 5.017.143,95 TL yönünden borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kabul anlamına gelmemek kaydı ile fatura bedeli üzerinden değil, bunun yanı sıra gecikme faizi ve KDV üzerinden yapılan hesaplamadaki 5.022.077,49 TL nazara alınmak suretiyle, aslında davacının dava konusu etmediği faiz ve KDV yönünden de borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Dava, kaçak tespiti ve tahakkukları nedeniyle menfi tespit talebin e ilişkindir. Davacı, dava konusu yerde 105 meskenlik konut projesinin yapılarak yapı kullanma izninin alındığını, davalının trafo kurmaması nedeniyle site sakinlerinin şantiye elektriği kullanmak zorunda kaldığını, davaya konu yapının elektrik işlerini yapan firmanın bildirdiğine göre alandaki elektrik panosunun Eylül 2022 tarihinde yerinin değiştirildiği, bu esnada bir kablonun yanlış bağlandığının anlaşıldığı, fatura düşük gelince durumun ...'a bildirildiğini, kullanımın kasti olmadığını, iki aylık süreyi kapsadığını ileri sürmektedir.Davalı ise yapılan işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olduğunu savunmuştur.Mahkemece taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi ... raporunda özetle; "Dosya içinde sözleşme örneği görülmemiş ancak her iki tarafın beyanlarından da davacının kullandığı tesisatın abonelik sözleşmesinin bulunduğu ve ticarethane abone gurubundan enerji aldığı anlaşılmıştır...- Davalı kurumca 180 gün kaçak kullanım ve 63 gün eksik tüketim ve 134,56 kw kurulu güç ve 21 saat günlük ortalama kullanım süresine göre kaçak tüketim ve aynı değerlerle 63 gün eksik tüketim miktarı hesaplandığı anlaşılmıştır.... Kaçak Tutanağı ile tespit edildiği üzere ve tespit anındaki video incelendiğinde davalı kurum elemanlarınca söz konusu mahalde, elektrik sayacında ve elektrik tesisatında kontrol ve inceleme yapıldığı , davacının kullandığı tesisat için 3 faz harici hat çekmek sureti ile kaçak enerji tükettiği anlaşılmaktadır... Dosya içindeki belge ve bilgilere göre dava konusu kaçak elektrik enerjisi tespit sürecinin EPTHY nin 43 maddesine uygun olarak yapıldığı değerlendirilmiştir... EPTHY'de kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması madde 44(3) : 42. Maddenin birnici fıkrasının b bendi kapsamında mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır.Denmiş olup Kaçak Tespit Tutanağı düzenlendiği sırada görevli teknik elemanlarca dava konusu iş yerinde harici hat üzerindeki bağlantı gücü “ 367 A X 220 V — 80740 W= 80,74 kw ve kurulu güç — 80,74 kw /0,6= 134,56 kw olarak bulunur hesaplamalar bu kurulu güç değerine göre yapılacaktır. ...EPTHY MADDE 45 — (1) b) 42 nci maddesi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez. ç) Birinci fıkranın (b) ve (e) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır.Denmiştir.6-EPTHY ilgili maddesine göre Davacının kaçak kullanım başlangıcının tespit edilebilmesi için dosyaya sunulan endeks bilgilerine göre davacının sayacında günlük ortalama tüketimlerin 30.03.2022 tarihinden itibaren ani düşüş gösterdiği , kaçak tüketim tespit tarihine kadar geçen zamanda ise günlük tüketim ortalamalarının git gide daha da azaldığı görülmektedir dolayısıyla davacının 30.03.2022 tarihinden itibaren sayaç harici hat vasıtası ile kaçak tüketim kullanmaya başladığı değerlendirilmiştir. ...30.03.2022 — 28.11.2022 tarihleri arasındaki süre 243 gün hesaplanmış olup EPTHY nin 45-1 maddesine göre hesaplamalarda kaçak kullanım süresi 180 günü geçemeyeceğinden kaçak kullanım süresi 180 gün olarak alınacaktır. Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri; Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesis ve hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar 21 saat, diğer tüketicilerde; 8 saat, olarak kabul edilir... Uçüncü fıkranın (c) bendinin uygulanmasında, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. Çalışma saatlerinin üçüncü fıkranın (c) bendinde belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise tespit edilen saatler esas alınır....Davacı adına dava konusu kaçak tespit tutanağından daha önce düzenlenmiş 25.01.2019 tarih ... seri no lu dava dışı bir kaçak tutanağı daha olması sebebi ile aktif enerji ve dağıtım bedelinin 2 katı alınarak hesaplama yapılmıştır... davacının takip tarihi itibariyle hesaplanan toplam ödeme yükümlülüğünün 1.987.805,01 TL olduğunu,davalı kurumun takip tarihi itibariyle istemi 5.022.077,49 TL, davacının takip tarihi itibariyle hesaplanan ödeme yükümlülüğü 1.989.857,21 TL olduğundan aradaki fark olan 5.022.077,49 TL - 1.989.857,21 TL = 3.032.220,28 TL için davacının borçlu olmadığı" yönünde görüş bildirilmiş, ek raporda da aynı görüşlerini tekrarlamıştır. Mahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir (HMK m. 266/1). Taraflar bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler (HMK m. 281/1). Mahkeme bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir (HMK m. 281/2). Mahkeme gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar incelemede yaptırabilir (HMK m. 281/3). Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK m. 282/1). Bilirkişi raporlarına itiraz halinde HMK’nın 281. madde hükümleri dikkatle uygulanmalı, uyuşmazlığın miktarı ve niteliği gözetilerek gerçeğin ortaya çıkması için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ilişkin düzenleme nazara alınmalıdır (HMK m. 281/son).Somut olayda tarafların bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmemiştir.Bu halde, mahkemece, kurulu güç, kaçak kullanımın başlangıç tarihi ve süre yönünden tarafların itirazların karşılar üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir Açıklanan nedenlerle, tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, İstanbul 19. Asliye Ticaret mahkemesinin 2023/76 E sayılı dosyasının akıbetinin sorulması, bu dosya ile birleştirilmiş olması halinde dosya içine girişinin sağlanması, yargılamaya devam edilmiş olması halinde yapılmış ise bilirkişi raporlarının suretinin istenerek değerlendirilmesi dosyanın önceki bilirkişi dışında yeni seçilecek üçlü bilirkişiye tevdii ile yukarıda belirtilen şekilde rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının ve Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla,yukarıda izah edilen şekilde, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.