Ceza Genel Kurulu 2014/99 E. , 2014/398 K. "" Mahkemesi : İSTANBUL 9. İcra Ceza Günü : 05.11.2013 Sayısı : 208-459 Ticareti terk suçundan sanığın beraatına ilişkin, İstanbul 9. İcra Ceza Mahkemesince verilen 17.05.2011 gün ve 136-290 sayılı hükmün, şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince 14.03.2013 gün ve 10053-4215 sayı ile; "İcra İflas Kanununun 337/a maddesinde düzenlenen 'ticareti usulüne aykırı terk etmek' suçunu…
**Ceza Genel Kurulu 2014/99 E. , 2014/398 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : İSTANBUL 9. İcra Ceza Günü : 05.11.2013 Sayısı : 208-459 Ticareti terk suçundan sanığın beraatına ilişkin, İstanbul 9. İcra Ceza Mahkemesince verilen 17.05.2011 gün ve 136-290 sayılı hükmün, şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince 14.03.2013 gün ve 10053-4215 sayı ile; "İcra İflas Kanununun 337/a maddesinde düzenlenen 'ticareti usulüne aykırı terk etmek' suçunun ticaret şirketleri müdür ve yetkililerince de işlenmesinin mümkün olduğu cihetle; borçlu şirketin ticareti terk edip etmediği yönünde zabıta araştırması yaptırılıp ve kayıtlı olduğu vergi dairesi müdürlüğünden mükellefiyetinin devam edip etmediği sorularak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. İstanbul 9. İcra Ceza Mahkemesi ise 05.11.2013 gün ve 208-459 sayı ile; "Ceza hukuku açısından fail, eylemi gerçekleştiren kimsedir. Bu kimsenin cezalandırılabilmesi onun eylemi gerçekleştirmesi koşuluna bağlıdır. Konumuz açısından failin kim olduğunun belirlenmesi gerekmektedir. İcra İflas Kanununun 44. maddesi aynı Kanunun 337/a maddesindeki eylemin failinin kim olduğunun belirlenmesinde merkezi bir rol üstlenir. Bu maddeye göre somut olayda mal beyanı ödevinden kaçınan ya da kabaca ticareti terk ettiği iddia edilen kimse tüzel kişidir. Tüzel kişinin, mal beyanında bulunma ödevinden yoksun olması ya da 44. madde çerçevesinde kendisine atfedilecek bir sorumluluktan yoksun olması, onun temsilci, yönetici veya ortaklarının mal bildiriminde bulunmalarını önlemektedir. Dolayısıyla 44. madde kapsamı dışında kalan özü itibarıyla tasfiye ve infisah hükümlerine tâbi bir tüzel kişinin yönetici veya sorumlularının, 44. maddenin buyruklarını yerine getirmediklerinden 337/a maddesinin uygulanmasında fail olarak addedilmelerine imkan bulunmamaktadır. Dolayısıyla burada tüzel kişinin ortağı ve temsilcisi olan sanığın kanunen sorumlu tutularak 337/a maddesine istinaden cezalandırılması olanaksızdır" şeklindeki gerekçeyle direnerek ilk hükümde olduğu gibi sanığın beraatına karar vermiştir. Bu hükmün de şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.02.2014 gün ve 380058 sayılı bozma istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçeyle karara bağlanmıştır. Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; ticari şirket ortağı ve temsilcisi olan sanığın ticareti terk suçunun faili olup olmayacağının ve hakkındaki beraat hükmünün eksik araştırmayla kurulup kurulmadığının belirlenmesine ilişkindir. İncelenen dosya kapsamından;