5. Hukuk Dairesi 2025/14278 E. , 2026/4605 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/74 Esas, 2024/2642 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/152 Esas, 2023/602 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili taraf…
5. Hukuk Dairesi 2025/14278 E. , 2026/4605 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/74 Esas, 2024/2642 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/152 Esas, 2023/602 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 431 20... parsel sayılı taşınmazda müvekkilinin hissedar olduğunu, taşınmazda yapılan imar uygulaması sonucu “Ticari Rekreasyon Alanı” olarak ayrıldığını, davalı idare tarafından herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmadığını ve bir ödemede yapılmadığı belirterek, kamulaştırmasız el atma nedeniyle taşınmaz bedelinin davalı idareden yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu parselin ticari rekreasyon planı içerisinde kaldığını ve herhangi bir mülkiyet kısıtlamasının mevcut olmadığını, davaya konu alanda herhangi bir kamulaştırma kararı ve çalışma bulunmadığı gibi idarelerince de fiili olarak herhangi bir müdahalede bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın 1996 onaylı 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ağaçlandırılacak alan iken 2012/1848 genel kurul kararı onaylı 1/1000'de Ticari Rekreasyon Alanı olarak ayrıldığını ve 1 parselin ifrazından 5 parselin oluştuğunu, ancak bu kararın Ankara 7. İdare Mahkemesi kararı ile iptal edildiğini, dava konusu taşınmazın plansız alanda bulunduğunu, fiilen el atmanın olmadığını, idare mahkemesi kararlarının dikkate alınmadığını, taşınmazın yüzölçümü 30.000 m²den küçük olduğundan ilçe belediyesinin sorumlu olduğunu, raporun yetersiz, bedelin yüksek olduğunu ileri sürülmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın 1998 onay tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ağaçlandırılacak alan olarak ayrıldığı, tapu kaydının beyanlar hanesine "plan gereği ağaçlandırılacak alan olarak ayrılmıştır" şerhinin 20.03.1998 tarihli ve 2350 yevmiye ile işlendiği, daha sonra 15.10.2012 tarihli ve 1848 sayılı kararla onaylı ... nolu parselasyon planı kapsamında "ticari rekreasyon alanı" olarak ayrıldığı, iş bu plan tadilatının iptali istemiyle Ankara 7. İdare Mahkemesinin 2021/1895 Esas, 2022/484 Karar sayılı dosyasında açılan davanın kabulü ile imar revizyonunun ve parselasyon planının iptaline karar verildiği, bu kararın büyükşehir belediyesince istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 2022/1108 Esas, 2023/86 Karar sayılı kararı ile talebin reddine karar verildiği anlaşıldığından taşınmazın “ticari rekreasyon alanı” olarak ayrılmasına yönelik imar planlarının iptali yönünde verilen karar uyarınca taşınmazın ilk kez yapılan imar planına geri dönülmüş olup 1998 onay tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında “ağaçlandırılacak alan” kullanımında kaldığı ve bu planın iptali yönünde alınmış bir yargı kararı bulunmadığı, iş bu plan gereğince sorumluluğun davalı idarede bulunduğu kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre bedel uygun olduğundan davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosyanın incelenmesinden, dava konusu taşınmazın tapu kaydında Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/229 Esas sayılı dosyasında davalıdır şerhinin bulunduğu, UYAP sisteminden yapılan incelemede ise dosyanın 29.12.2022 tarihli ve 2017/229 Esas, 2022/228 Karar sayılı ilamı ile karara çıktığı, davanın arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı ipoteğin kaldırılması, birleştirilen davaların ise alacak ve tapu iptali ve tescil istemli olduğu, İlk Derece Mahkemesince asıl dava hakkında konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen alacak ve tapu iptali ve tescil davalarının da kabulüne, belirlenen alancak miktarının davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacılara verilmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile Harita bilirkişisi raporunda gösterilen oranlamalar kapsamında eldeki dava dışı şahıslar adına tesciline karar verildiği, kararın eldeki davanın davacısı kooperatif vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 2023/328 Esas, 2025/259 Karar sayılı kararı ile kararın kaldırılarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verildiği anlaşılmış olup, belirtilen dosyanın bekletici mesele yapılarak hak sahipliğinin ve dolayısıyla aktif husumet ehliyetinin gerekirse 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesi de değerlendirilerek belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir. 2. Bozma nedenine göre davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının kamu düzeni gereğince BOZULMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.