11. Ceza Dairesi 2009/10008 E. , 2010/3701 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : 765 sayılı Kanunun 504/3, 40.maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 1260YTL.apc. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin suçun sübuta ermediğine ve lehe yasa hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişen ve yerinde görü…
**11. Ceza Dairesi 2009/10008 E. , 2010/3701 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : 765 sayılı Kanunun 504/3, 40.maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 1260YTL.apc. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin suçun sübuta ermediğine ve lehe yasa hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1-Kendisini Berlin Alevi Türk Dernekleri başkanı ... olarak tanıtan sanığın, Tokat İli Almus ilçesi Akarçay Beldesi belediye başkanı olan katılan ...’ı birkaç kez cep telefonu ile arayıp belediyeye hibe olarak gönderdikleri, bir adet ambulans ile cep telefonu ve bilgisayarın İpsala Gümrük Müdürlüğüne ulaştığını, şayet gümrük masrafları olan 650 Türk Lirasını İpsala Ziraat Bankasında ... adına havale etmesi halinde, bu malzemeleri kendisinin belediyeye göndertebileceğini söylemesi üzerine, bu sözlere inanan katılanın kendi şahsi hesabından 23.10.2002 tarihinde Ziraat Bankası Almus Şubesinden ... adına Ziraat Bankası İpsala Şubesine 650 Türk Lirasını havale ettiği, daha sonra sanığın ...’i arayıp, kendisine 200 Türk Lirası borcu olmasından da istifade ederek, kendisinin bankada hesabı olmadığını, bir arkadaşının kendisine 650 Türk Lirası para göndereceğini, bu paradan 200 Türk Lirası borcunu almasını ve kalan parayı da kendisine göndermesini istediği, bunun üzerine ...’in de alacağını tahsil etmek amacıyla bu teklifi kabul edip bankadan çektiği paranın 200 Türk Lirasını borcuna karşılık mahsup edip, kalan 450 Türk Lirasını, 23.10.2002 tarihinde Aliağa PTT Müdürlüğünden sanığa havale yolu ile gönderdiği ve bu paranın da sanığa ödendiğinin iddia ve kabul olunması karşısında; bankanın ödeme vasıtası olması nedeniyle eylemin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 504/3. maddesinde öngörülen Posta, Telgraf ve Telefon İşletmesinin haberleşme araçlarının vasıta olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturacağı, 5237 sayılı Yasada da bu suçun nitelikli hal olarak düzenlenmeyip aynı Yasanın 157. maddesinde öngörülen suçun basit hali olarak kabul edildiği göz önüne alınıp, buna göre kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, bankanın aracı kılındığından bahisle 765 sayılı Yasanın 504/3. maddesi gereğince sanığın mahkûmiyetine hükmolunması, yasaya aykırı, 2-Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi gereğince, sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 01.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.