T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/141 KARAR NO : 2026/98 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/12/2025 NUMARASI : 2025/539 E - DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit -İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 21/01/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde ya…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/141 KARAR NO : 2026/98 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/12/2025 NUMARASI : 2025/539 E - DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit -İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 21/01/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/539 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilen İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/909 E. sayılı dosyasında,davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle, davalı/borçluların kullanımında bulunan "Topkapı Mah. Kalaycı Ali Sk. ... Fatih / İstanbul" adresinde bulunan tüketim noktasında 24.03.2025 tarihinde zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği H/... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edildiğini, müvekkil şirket saha ekiplerince kontrol gerçekleştirilmiş olup işbu kontrol neticesinde; perakende satış sözleşmesi olmaksızın dağıtım şirketince tesis edilmemiş sayaçtan elektrik enerjisi kullanıldığı tespit edildiği, tespit edilen durumu açıklayan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Kaçak Elektrik Enerjisi Tüketim Halleri" başlıklı 42. maddesinde "a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi," kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilmekte olduğunu, ayrıca davalı/borçlu adına düzenlenmiş H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı daha bulunmakta olup davalı/borçlu kaçak elektrik tüketimini alışkanlık haline getirdiğini, davalının işbu kaçak elektrik kullanımına istinaden davalı adına Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda 29/03/2024-24/03/2025 tarihleri arasında enerji tüketimi karşılığı 299.456,72-TL tutarında kaçak elektrik tüketimi ve gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 331.259,02-TL'nin tahsili amacıyla İstanbul 2. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderilmiş olup davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takip durduğunu, öncelikle davalı/borçlunun taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde İİK m. 257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya Mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, davalı/borçlunun İstanbul 2. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen dava dosyası üzerinden Mahkemece verilen 04.12.2025 tarihli ara kararında: "... ihtiyati haciz talep edenin karşı taraf borçludan alacaklı olup olmadığı ve alacağın miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati haciz şartları oluşmadığından mevcut dosya ve delil durumu itibariyle yaklaşık ispatın da belirlenemediği, İİK 257. maddesinde belirtilen şartlar oluşmadığından ve alacak yargılamayı gerektirdiğinden ." gerekçesiyle davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı, birleşen dosyadaki davacı ... vekili istinaf etmiştir.Davacı ... vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; kararın gerekçesiz olduğu, Kaçak Elektrik Tespit Tutanaklarının yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca "aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge" niteliğinde olduğu, dava konusu alacak müvekkil şirket personelince Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun tutulan tespit tutanakları ile kayda geçirilmiş olup, son ödeme tarihinin geçmesi neticesinde alacağın muaccel hale geldiği, iş bu dosya kapsamında sunulmuş olan tutanaklar, fotoğraflar ve tahakkukların Mahkemeye sunulmuş olup, hem davanın esası hem de ihtiyati haciz yönünden haklılığın tam olarak ispat edildiğini,müvekkili şirketçe borçlu tarafın bilgilendirilmiş ve alacak kalemlerinin muaccel hale gel olduğu, dava konusu edilen Kaçak Elektrik Tespit Tutanaklarının düzenlenmesi üzerine tahakkuk ettirilen faturaların, son ödeme tarihleri geçmiş olmasına rağmen ödenmediği, alacağın muaccel olup, rehin ile de temin edilmediği, işbu davanın sonuçlanması ve icra takibinin kesinleşmesi beklenildiği takdirde, "kamu alacağı" niteliğinde olan kaçak elektrik bedelinin tahsilinin tehlikeye girecek olup, alacak miktarı düşünüldüğünde ciddi bir kamu zararı oluşacağı, borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan, ilk derece mahkemesinin hükmünün aksine, ihtiyati haciz koşullarının fazlasıyla sağlandığının anlaşıldığını, bu doğrultuda talebin kabulüyle birlikte kamu menfaatinin korunmuş olacağı,güncel ve emsal kararlar uyarınca ihtiyati haciz talebinin kabulü gerektiği , bu sebeplerle ara kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; asıl ve birleşen davalar , menfi tesbit ve itirazın iptali talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan takip dosyasında 239.565,37 TL kaçak bedeli ve ferileri toplamının tahsili için borçlu ... hakkında takip yapılmış, davalı-borçlu ... 'ün itirazında ,alacaklıya böyle bir borcunun bulunmadığını bildirmiş olduğu görülmüştür.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; "Topkapı Mah. Kalaycı Ali Sk. ... Fatih / İstanbul" (apart) adresinde bulunan tüketim noktasında 24.03.2025 tarihinde davacı-davalı ... ekiplerince yapılan kontrol neticesinde, satış sözleşmesi olmaksızın dağıtım şirketince tesis edilmemiş sayaçtan elektrik enerjisi kullanıldığı tespitine ilişkin olarak ,davalı ... hakkında H/... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlenmiş olduğu, (tutanağın nüfus bilgileri kısmına ise davalı şirket adının yazıldığı ) buna dayanılarak kaçak faturası düzenlendiği,takibin davalı gerçek kişi hakkında yapıldığı görülmüştür.Abonelik türünün "ticari" olarak yazıldığı ,tutanak altında kullanıcıya ait isim ve imza bulunmadığı görülmüştür. Davacı vekilince ,dosyaya fotoğraflar, kaçak tutanağı, fatura gibi deliller ibraz edilmiştir.İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre “Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı kanunun takip eden 258. maddesinde ise “İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir.Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.)Benzer konulardaki talepler yönünden çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi yönünden Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, dosyadaki kayıt ve belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı ve İİK 257. maddede düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının somut olay yönünden değerlendirilmesi ile sonuca gidileceği açıktır. Dosyadaki bilgi, belgelere göre yapılan değerlendirmede;davacı tarafça dosyaya sunulan yukarıdaki belge içeriklerine göre, bu aşamada yaklaşık ispatın sağlanmadığı ,mahkemece verilen kararda usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla,birleşen dosyadaki davacı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Birleşen dosya davacısı ...'ın 04/12/2025 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 21/01/2026