Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması ve gerekçeli kararın geç yazılması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; yargılamanın makul sürede tamamlanmadığı gerekçesiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması ve gerekçeli kararın geç yazılması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; yargılamanın makul sürede tamamlanmadığı gerekçesiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 26/6/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağını bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından başvurucu ile birlikte toplam otuz yedi şüpheli hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca (CMK'nın mülga maddesi ile görevli) soruşturma başlatılmıştır. Başvurucu; bu soruşturma kapsamında 27/5/2009 tarihinde gözaltına alınmış, Adana Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK'nın mülga maddesi ile görevli) 29/5/2009 tarihli kararıyla tutuklanmıştır. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 24/12/2009 tarihli iddianamesi ile atılı suçlardan cezalandırılmaları istemiyle başvurucu ve diğer sanıklar hakkındakamu davası açılmıştır. Adana Ağır Ceza Mahkemesinin 8/1/2013 tarihli kararıyla başvurucunun suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma suçlarından toplam 33 yıl 6 ay hapis ve 000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve verilen sonuç ceza miktarı nazara alınarak hükümle birlikte tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Bu karar başvurucuya duruşmada tefhim edilmiştir. Açıklanan hükme ilişkin gerekçeli kararın Mahkeme heyeti tarafından 19/4/2013 tarihinde yazılıp onaylandığı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) ortamında yapılan inceleme sonucunda anlaşılmaktadır. Hükmün başvurucu tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay Ceza Dairesinin E.2014/3696 sırasına kaydedilmiştir. Başvurucunun tahliye talebinde bulunması üzerine Yargıtay Ceza Dairesinin 22/5/2014 tarihli kararı iletahliye talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara yapılan itiraz üzerine Yargıtay Ceza Dairesi, 11/6/2014 tarihli kararı ile Ceza Dairesinin kararında isabetsizlik bulunmadığından, itirazın reddine karar vermiştir. Yargıtay Ceza Dairesi 16/4/2015 tarihli kararıyla başvurucu hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına ve başvurucunun tahliyesine karar vermiştir. Bozma kararı sonrasında dava dosyası Adana Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/305 sayılı esasına kaydedilmiştir. Dava derdesttir. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Şüpheli veya sanığın salıverilme istemleri" kenar başlıklı maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:"(1) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir.(2) Şüpheli veya sanığın tutukluluk hâlinin devamına veya salıverilmesine hâkim veya mahkemece karar verilir. Ret kararına itiraz edilebilir." 5271 sayılı Kanun'un maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:"Hükmün gerekçesi, tümüyle tutanağa geçirilmemişse açıklanmasından itibaren en geç onbeş gün içinde dava dosyasına konulur."