2. Hukuk Dairesi 2016/15216 E. , 2018/4880 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından; kendi davasının reddi, kusur belirlemesi, kadına verilen tazminatlar, velayet düzenlemesi ve nafakalar yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından ise; nafakaların ve tazminatların miktarı yö…
**2. Hukuk Dairesi 2016/15216 E. , 2018/4880 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından; kendi davasının reddi, kusur belirlemesi, kadına verilen tazminatlar, velayet düzenlemesi ve nafakalar yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından ise; nafakaların ve tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı-karşı davalı erkeğin mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında, davalı-karşı davacı kadının da erkeğin kardeşine hakaret ettiği ve boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacı-karşı davalı erkeğin ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesi uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Davacı-karşı davalı erkeğin gerçekleşen ve mahkemece kabul edilen kusurlu davranışları yanında, kadının da erkeğin kardeşine hakaret ettiği anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece erkeğin de davasının kabulü gerekirken, reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı ise de kadının boşanma davası temyizin kapsamı dışında bırakılmak suretiyle kesinleştiğinden, erkeğin boşanma talebinin konusuz hale geldiği de görülmektedir. Bu durumda erkeğin boşanma davasının esası hakkında bir karar verilemeyecektir. Ancak, davanın konusuz kalması sebebiyle esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim, davanın açıldığı tarihteki, tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderleri ile vekalet ücreti konusunda haklılık durumu nazara alınarak karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir (HMK m.311/1). 3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davalı-karşı davacı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 51. maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.