Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/3486 E. , 2024/5286 K. T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3486 Karar No : 2024/5286 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı(... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem: Davacı adına kaçak iç…
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/3486 E. , 2024/5286 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3486 Karar No : 2024/5286 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı(... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem: Davacı adına kaçak içki bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2020 yılının Mart dönemine ilişkin re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... K... sayılı kararıyla; olayda, davacının ikamet ettiği evde ve eklentilerinde ele geçirilen toplam 668,71 litre el yapımı bandrolsüz alkollü içkiye ilişkin olarak, davacının ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:...... sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiğinin görüldüğü, bu haliyle, davacının kullanılma zorunluluğu getirilen özel etiketi veya işareti olmayan özel tüketim vergisine tabi malları bulundurduğu sabit olduğundan, davacı adına vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi tarh edilmesinin mümkün olduğu ancak Mahkemelerince verilen 14/10/2021 tarihli ara karara istinaden Tarım ve Orman Bakanlığı'nca dava dosyasına ibraz edilen yazıda özetle; "uyuşmazlık konusu eşyanın "votka" olduğu anlaşılan bandrolsüz alkollü içkilerin toplam emsal bedelinin 111.006,19-TL olması gerekirken, sehven söz konusu ürünlerin "rakı" kategorisine ait fiyattan hesaplanmış olması nedeniyle toplam emsal bedelin 167.178-TL olarak tahakkuk ettirildiği" belirtilmiş ve söz konusu içkilerin 20/05/2020 tarihinde ele geçirilmiş olduğu dolayısıyla vergi ziyaı cezalı tarhiyatın 2020 yılının Mayıs dönemine ilişkin olduğu dikkate alınarak, davacı adına tarhiyat yapılması gerekirken, yanlış hesaplandığı sabit olan 167.178,00-TL tutarındaki emsal bedel üzerinden tesis edilen vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına kaçak içki bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2020 yılının Mart dönemine ilişkin re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 20. maddesinde verginin tarhı; vergi alacağının kanunlarda gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak bu alacağı miktar itibarıyla tespit eden idari muamele olarak; 21. maddesinde de tebliğ, vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade eden hususların yetkili makamlar tarafından mükellefe veya ceza sorumlusuna yazı ile bildirilmesi olarak tanımlanmış; 34. maddesinde ikmalen ve re'sen tarh edilen vergilerin ihbarname ile ilgililere tebliğ olunacağı belirtilmiş, "ihbarnamenin muhteviyatı" başlığını taşıyan 35. maddesinin 1. fıkrasında, ihbarnamelerde; sıra numarası ve tanzim tarihi, verginin nev'i, mükellefin soyadı, adı (tüzelkişilerde unvanı) ile açık adresi, vergilendirme dönemi, verginin matrahı, hesabı ve miktarı, kısa ve açık bir ifade ile ikmalen veya re'sen vergi tarhını gerektiren sebepler, vergi mahkemesinde dava açma süresi ve şeklinin yer alması gerektiği düzenlendikten sonra 2. fıkrasında, takdir komisyonu kararı üzerine tarh edilen vergilerde kararın ve re'sen takdiri gerektiren inceleme raporunun birer suretinin ihbarnameye eklenmesi öngörülmüştür. Kanun'un 108. maddesinde ise vergi ihbarı ile ilgili vesikayı hükümsüz kılan haller sayılmıştır. Bu kurala göre mükellefin adının, verginin nevi veya miktarının, vergi mahkemesinde dava açma süresinin hiç yazılmamış olması veyahut bu vesikaların görevli bir makam tarafından tanzim edilmemiş bulunması vergi ihbarı ile ilgili vesikayı hükümsüz kılacaktır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, bandrolsüz içki bulundurma tespitinin, 20/05/2020 tarihinde gerçekleştiği göz önüne alındığında, 2020 yılının Mayıs dönemi için matrah takdir edilmesi ve bu dönem için vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi tarh edilmesi gerekirken, arama ve el koyma tutanağında sehven yazıldığı anlaşılan 20/03/2020 tarihi esas alınarak, 2020 yılının Mart dönemi için işlem tesis edilmiş ise de, anılan durumun, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 108. maddesinde hüküm altına alınan esasa müessir hata niteliğinde olmadığı; gecikme faizinin hesaplanmasında dava konusu olayın gerçekleştiği 2020 yılının Mayıs dönemine ilişkin vade tarihinin dikkate alınmasının gerektiği; davalı idarece, dava konusu ihbarnamenin terkin edilerek, aynı döneme ilişkin 15/11/2021 tarihli düzeltme fişine istinaden yeniden düzenlenen ihbarnamenin bu defa 75.230,10 TL özel tüketim vergisi ve 112.845,15 TL vergi ziyaı olarak düzenlendiği; bu durumda, görülmekte olan işbu davanın söz konusu tutarları aşan kısmının konusuz kaldığı; dava konusu ihbarnamenin 75.230,10 TL özel tüketim vergisi ve 112.845,15 TL vergi ziyaına ilişkin kısmı yönünden ise, davacı nezdinde bulundurma fiilinin gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu bakımdan; yukarıda yer verilen tespitler gözetilerek yeniden karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerekmiş olup, yeniden verilecek kararda, vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmının da ayrıca değerlendirileceği açıktır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 18/12/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dayandığı kanuni ve hukuki nedenlerle, gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan karar, aynı nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddedilerek kararın onanması gerektiği oyuyla, Dairemiz kararının gerekçesine katılmıyoruz.