11. Ceza Dairesi 2024/572 E. , 2024/6916 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/544 E., 2023/766 K. SUÇ : Sahte fatura kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, k…
**11. Ceza Dairesi 2024/572 E. , 2024/6916 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/544 E., 2023/766 K. SUÇ : Sahte fatura kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2016 tarihli ve 2014/487 Esas, 2016/31 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2008, 2009, 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43, 62 ve 53 üncü maddeleri gereğince 5 kez 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2016 tarihli ve 2014/487 Esas, 2016/31 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 25.05.2022 tarihli ve 2021/2129 Esas, 2022/9915 Karar sayılı kararı ile, "...Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..." gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. 3. Bozma üzerine yapılan yargılamada, İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2023 tarihli ve 2022/544 Esas, 2023/766 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2008, 2009, 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası ve üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2023 tarihli ve 2022/613 Esas, 2023/246 Karar sayılı kararı ile sanığın aynı mükellefiyet kaydı nedeniyle 2013 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan açılan ve temyize konu dava ile suç ve iddianame tarihlerine göre zincirleme suç oluşturan kamu davasında verilip 06.04.2023 tarihinde kesinleşen 2 yıl 6 ay hapis cezasının mahsubu ile neticeten sanığın 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, bir sebebe dayanmamaktadır. III. OLAY VE OLGULAR 1. Ege Vergi Dairesi mükellefi ... Metal, Elektrik ... Ltd.Şti nin yetkilisi olan sanığın, 2008, 2009, 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında hakkında sahte fatura düzenlemeden vergi tekniği raporu bulunan çok sayıda mükelleften aldığı sahte faturaları yasal defterlerine kaydederek, KDV indiriminde kullandığı iddiasıyla sahte fatura kullanma suçundan kamu davası açılmıştır. 2. Sanık hakkında düzenlenen vergi raporlarında, sanığın elektrik malzemeleri satmak üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, 2008-2012 yıllarında arasında, hakkında sahte fatura düzenlemeden vergi raporları bulunan çok sayıda mükelleften toplam değeri 6.852.000,00 TL olan 566 adet faturaya alarak KDV beyannamelerinde kullandığı, kullandığı faturaların toplam alışlar içindeki oranının 2008 takvim yılında %34, 2009 takvim yılında % 4, 2010 takvim yılında % 66, 2011 takvim yılında % 61 ve 2012 takvim yılında % 41 oranında olduğu, beş yıla ilişkin kârlılık oranının % 1,45 olarak hesaplandığı, 2011 ve 2012 takvim yıllarında ise %1'in altına düştüğü, sürekli düşük ve sembolik bir kârla faaliyete devam eden şirketin gerçek ve ticari amaçla hareket etmediği, KDV beyannamelerinin incelenmesinde ise, çok yüksek tutarlarda matrah beyan edilmesine rağmen tüm dönemler itibarıyla çok düşük tutarda ödenecek verginin tahakkuk ettirildiği, bu nedenlerle, sanığın sahte faturaları bilerek kullandığı kanaatine varıldığı belirtilmiş, alınan bilirkişi raporunda da; sanığın yetkilisi olduğu şirketin, faturalarını kullandığı 20 şirket içinden yüksek tutarlı fatura alışverişinin olduğu ve her yıla en az bir şirket tekabül edecek şekilde seçilen 5 tanesinin ayrıntılı incelemesinin yapıldığı ve her birinin sahte belge düzenlediği yönünde net kanıtlar ve bulgular tespit edildiği, bu nedenle sanığın 2008-2012 takvim yılları arasında kullandığı 562 adet belgenin sahte olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. 3. Sanık atılı suçlamayı kabul etmeyerek, ticari faaliyetinin gerçek olduğunu, aldığı faturaların sahte olduğunu bilmediğini beyan etmiş, faturaları düzenleyen şirketler hakkında sahte fatura düzenleme suçundan düzenlenen vergi raporları dosyaya konulmuş, düzenleyen mükellefler hakkında UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada, bir kısım mükellef hakkında, ilgili yıllarda sahte fatura düzenleme suçundan dava açıldığı, mahkumiyet kararı verildiği ve kararların kesinleştiği, bir kısım mükellefler hakkında açılan davaların ise derdest olduğu tespit edilmiştir. 4. Vergi dairesinden sanığın eylemleri neticesinde oluşan vergi ziyaı sorulmuş ve sanığa ödemesi için ihtar yapılmış ancak sanık tarafından ödeme yapılmadığı görülmüştür. 5. Mahkemece, sanık savunması, bilirkişi raporu, vergi raporları, vergi dairesinden gelen yazılar ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilerek mahkumiyet hükmü kurulmuş, sanığın İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2023 tarihli ve 2022/613 Esas, 2023/246 Karar sayılı kararı ile sahte fatura kullanma suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın 06.04.2023 tarihinde kesinleştiği, karardaki suç tarihi ve iddianame tarihi esas alındığında sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmakla, kesinleşmiş karardaki 2 yıl 6 ay hapis cezası mahsup edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE Gerekçeli karar başlığında 2008, 2009, 2010, 2011, 2012 olarak yazılan suç tarihinin, suça konu faturaların katma değer vergisi beyannamesinde kullanılması nedeniyle, kullanılan son fatura tarihine göre 25.01.2013 olarak mahkemesince düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2023 tarihli ve 2022/544 Esas, 2023/766 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2024 tarihinde karar verildi.