12. Ceza Dairesi 2025/4895 E. , 2026/914 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/758 Değişik İş SUÇ : Sahte belge düzenleme, sahte belge kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2023 tarihli ve 2022/221 Esas, 2023/443 Karar sayılı kararı uyarla…
12. Ceza Dairesi 2025/4895 E. , 2026/914 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/758 Değişik İş SUÇ : Sahte belge düzenleme, sahte belge kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2023 tarihli ve 2022/221 Esas, 2023/443 Karar sayılı kararı uyarlama kararına yönelik itirazın reddine ilişkin merci İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2023 tarihli ve 2023/758 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 07.12.2023 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.06.2025 tarihli ve 94660652-105-34-15766-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2025 tarihli ve KYB-2025/85059 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2025 tarihli ve KYB-2025/85059 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan sanıklar ... ve ...'ın, anılan Kanun'un 359/b (6 kez), 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43 (6 kez) ve 62. (6 kez) maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2021 tarihli ve 2016/246 esas, 2021/108 sayılı kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 22.03.2021 tarihli ve 2021/1030 esas, 2021/1049 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi sonucu kesinleşmesini müteakip, 15/04/2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 213 sayılı Kanun uyarınca uyarlama yapılması talebinin kabulü ile sanığın, 213 sayılı Kanun'un 359/b, geçici 34 (2 kez), 5237 sayılı Kanun'un 43 (2 kez) ve 62. (2 kez) maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.11.2023 tarihli ve 2022/221 esas, 2023/443 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2023 tarihli ve 2023/758 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, sanığın yetkilisi olduğu firma adına 2011, 20 12... takvim yıllarında birden çok kez sahte belge düzenlediği ve birden çok kez sahte belge kullandığından bahisle, düzenleme ve kullanma eylemlerinden dolayı ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de; Benzer bir olayla ilgili Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2024/11-280 esas, 2024/279 karar sayılı ilâmında yer alan, "...fail tarafından sahte belgelerin/faturaların doğrudan vergi kaçakçılığına matufen düzenlenmesinin yanı sıra, bir başkası tarafından aynı amaçla düzenlenen diğer sahte belgelerin/faturaların da vergi beyannamelerine müstenidat yapılarak kullanılması hâlinde, belgelerin tür, amaç ve işlevleri aynı olduğundan maddi konunun da aynı olduğunun, Buna bağlı olarak da; VUK’un 359. maddesinin b fıkrasında yer alan sahte belge düzenleme veya bu sahte belgeyi kullanma suretiyle işlenen vergi kaçakçılığı suçunun seçimlik hareketli bir suç olması nedeniyle seçimlik hareketlerden birkaçı ya da hepsi icra edilmiş olsa dahi tek suç oluşacağının ancak bu durumun TCK'nın 61. maddesi gereğince temel cezanın belirlenmesinde göz önünde tutulabileceğinin kabulü gerekir." şeklindeki açıklamalar karşısında, Sanıkların yetkilisi oldukları firma adına 2011, 20 12... takvim yıllarında birden çok kez sahte belge düzenleme ve kullanma eylemlerine ilişkin somut olayda, anılan Yargıtay Ceza Genel Kurulu ilâmında da belirtildiği üzere, sahte belge düzenleme veya bu sahte belgeyi kullanma suretiyle işlenen vergi kaçakçılığı suçunun seçimlik hareketli bir suç olması nedeniyle seçimlik hareketlerden birkaçı ya da hepsi icra edilmiş olsa dahi tek suç oluşacağı nazara alınarak, sanıkların tek suçtan cezalandırılması; ancak seçimlik hareketlerden birkaçının gerçekleşmesi durumunun 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi gereğince temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğinden, sahte belge düzenleme ve kullanma suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” fıkralarının eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34 üncü maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir. ... 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemelerde yer alan zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi, duruşma açılmak suretiyle yapılır.” Hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dosya değerlendirildiğinde; İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2021 tarihli ve 2016/246 Esas, 2021/108 Karar sayılı kararı ile hükümlülerin, " 2011, 20 12... takvim yıllarında sahte fatura düzenleme" suçundan (3 kez) 3 yıl 1 ay 15 gün, yine " 2011, 20 12... takvim yıllarında sahte fatura kullanma" suçundan da (3 kez) 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bahse konu hükümlere yönelik istinaf başvurusunda bulunulduğu ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 22.03.2021 tarihli ve 2021/1030 Esas, 2021/1049 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmek suretiyle hükümlerin kesinleştiği, 7394 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesini müteakip uyarlama yargılaması yapıldığı ve İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2023 tarihli ve 2022/221 Esas, 2023/443 Karar sayılı kararı ile "... 7394 sayılı Yasanın 4/5. Maddesi ile 213 Sayılı Yasanın 359 uncu maddesine eklenen fıkrada "Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu düzenlemenin açıkça sanık lehine olması nedeniyle.. sanıkların, fiilleri ile verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen vergiyi, gecikme faizini ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısını ve buna isabet eden gecikme zammını ödedikleri anlaşıldığından, 7394 Sayılı Yasanın 4. maddesiyle 213 Sayılı Yasaya eklenen 359 uncu maddenin 3 üncü fıkrası gereğince sanıkların her iki suça ilişkin cezalarının yarı oranında indirilmesine" denilmek suretiyle, hükümlülerin "2011, 20 12... takvim yıllarında zincirleme şekilde sahte fatura düzenleme" suçundan 2 yıl 6 ay, yine "2011, 20 12... takvim yıllarında zincirleme şekilde sahte fatura kullanma" suçundan da 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararı yapılan itiraz üzerine İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2023 tarihli ve 2023/758 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddedildiği belirlenerek yapılan incelemede; her ne kadar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2025 tarihli ve KYB-2025/85059 sayılı kanun yararına bozma isteminde; "...Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02/10/2024 tarihli ve 2024/11-280 esas, 2024/279 karar sayılı ilâmı gereği, sahte belge düzenleme ve kullanma suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilemeyeceği gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediği“ belirtilmiş ise de, kanun yararına bozmanın, kesinleşen hüküm yönünden hüküm tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan gerek usul, gerekse maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlı olduğu, bununla birlikte; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli ve 2022/2-155 Esas, 2022/321 Karar sayılı ilamında da, "...sonuç olarak, 15.6.1949 tarihli ve 4-11 sayılı içtihadı birleştirme kararı da gözetildiğinde, yargısal içtihat değişikliklerinin kural olarak olarak geriye yürümeyeceği, yorum farklılığı sebebiyle içtihadın değişmiş olmasının, usul ve maddi hukuka uygunluk taşımayan karara yönelik, olağanüstü kanun yollarına başvuru nedeni oluşturmayacağının kabulü gerekmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu veya Daire içtihatlarındaki değişimin sanığın yargılanıp hükmün kesinleştiği tarihten sonraki kararlarla değiştiği, mahkeme içtihatlarındaki değişimlerin ise olağanüstü kanun yollarına başvurma hakkı tanımadığı kabul edilmelidir. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının değişik gerekçe ile reddine karar verilmelidir...." denildiğinin anlaşılması karşısında; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2026 tarihinde karar verildi.