T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/277 Esas KARAR NO:2026/110 BİRLEŞEN DAVA ASIL DAVA:Genel Kurul Kararının İptali BİRLEŞEN DAVA :Genel Kurul Kararının İptali ASIL DAVA TARİHİ:24/04/2023 BİRLEŞEN DAVA TARİHİ :26/05/2023 KARAR TARİHİ :19/02/2026 ASIL DAVA : Davacı vekilinin mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde, davalı şirketin mütevefa babası tarafından kurulan bir aile şirketi olduğunu, davalı şirketin ortaklık durumunun son hazır bulunanlar l…
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/277 Esas KARAR NO:2026/110 BİRLEŞEN DAVA ASIL DAVA:Genel Kurul Kararının İptali BİRLEŞEN DAVA :Genel Kurul Kararının İptali ASIL DAVA TARİHİ:24/04/2023 BİRLEŞEN DAVA TARİHİ :26/05/2023 KARAR TARİHİ :19/02/2026 ASIL DAVA : Davacı vekilinin mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde, davalı şirketin mütevefa babası tarafından kurulan bir aile şirketi olduğunu, davalı şirketin ortaklık durumunun son hazır bulunanlar listesine göre, ... ... 191.711,50TL toplam itibari değerde 191.712 adet toplam paya, ...'ın 118.234,25TL toplam itibari değerde 118.234 adet toplam paya, ...'ın 118.234,25TL toplam itibari değerde 118.234 adet toplamda paya, ...'ın 70.076,00TL toplam itibari değerde 70.076 adet toplam paya, ...'ın 45.787,00TL toplam itibari değerde 45.787 adet toplam paya, ...'ın ise 5.957,00TL toplam itibari değerde 5.957 adet toplam paya sahip olduğunu, müvekkilinin davalı şirkette azınlık hisseye sahip olduğunu, davalı şirketin kurucu ortağını mütevefa ... ...'ın kızı müvekkili ...'ın uzun yıllardır ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı eylemler ile kendisine gerekli bilgi ve belge paylamışımı yapılmamasına karşı davalı şirket yönetimine itirazda bulunduğunu ve bunun sonucu davalı şirketten dışlandığını, davalı şirketten yıllar önce kendisine müdür yetkisi verildiğini , verilen bu yetki için davalı şirkete karşı mücadele verdiğini, davalı şirkette fiilen söz hakkı bulunmamasına rağmen tanınan imza yetkisinin kaldırılması için ... Noterliğinin 08 Mart 2023 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesini davalı şirkete gönderdiğini, davalı şirket ise ilgili ihtarnameye vermiş olduğu e posta cevabı ile söz konusu ihtarnamenin gereğinin ancak şirketi ve yönetimi ibra eder ise kabul edileceğinin bildirildiğini, bunun üzerine müvekkilinin davalı şirkete bir ihtarname daha gönderdiğini, ... müvekkilinin uzun yıllardır kullanmadığı genel müdür yardımcılığı imza yetkisini resen kaldırdığını ve bu durumu dilekçe ekinde sundukları sicil gazetesinde ilan ettiklerini , iş bu davanın 14 Mart 2023 tarihinde yapılan 2022 yılına ilişkin davalı şirket olağan genel kurul toplantısında alınan bir kısım kararlar ile ilgili olduğunu, 14/03/2023 tarihli olağan genel kurul toplantı gündem maddelerinin, 1- Açılış ve toplantı başkanlığı seçimi, 2- 2022 yılına ilişkin yönetim kurulu faaliyet raporunun okunması ve müzakeresi, 3- 2022 yılına ilişkin bilanço ile kar zarar hesaplarının okunması müzakeresi ve tasdiki ile kar payı ile ilgili teklifin görüşülerek kabulü veya reddi, 4-Yönetim kurulu üyelerinin 2022 yılı faaliyetlerinden dolayı ibra edilmeleri, 5- Yönetim kurulu üyelerinin ücret ve huzur haklarının tespiti, 6- Yönetim kurulu üyelerine TTK 'nun 395 ve 396 uyarınca gerekli izinlerin verilmesi , 7- Dilek ve temenniler , şeklinde olduğunu, müvekkilinin 3 ve 4 maddelere ilişkin olarak muhalefet şerhleri sunduğunu, 3. Maddeye ilişkin olarak iptal sebeplerinin davalı şirket tarafından müvekkiline iletilen , davalı şirketin 2022 yılına ait bilanço gelir tablosundan açıkça anlaşılacağı üzere , şirketin genel yönetim giderleri 2.005.917,03TL'den 5.577.502,26TL'çıkartıldığını, fahiş bir artış gösterdiğini, ayrıca tabloda yer alan satış maliyetlerinin de bir önceki yılda 3.291.060,82TL iken 2022 senesinde 5.714.461,88TL olması ile hatırı sayılır değerde arttığının görüldüğünü, bu artışın neden kaynaklandığının , satış maliyetlerinin artması sonucu eriyen karlılığın nedeninin gider kalemlerinin tek tek açıklanarak belirtilmesinin genel kurulda bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında mevcut yönetim kuruluna iletildiğini ancak yönetim kurulu tarafından bir cevap verilmediğini, müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkını kullanma talebinin örtülü bir şekilde red edildiğini, davalı şirketin tek gelir kaynağının kira geliri olduğunu, müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmak üzere İstanbul... Asliye Ticaret Mahkemesinde... esas sayılı davayı açtığını, davanın derdest olduğunu, giderlerdeki söz konusu yüksek artışın müvekkilinin aldığı kar payı oranını da düşürdüğünü bu nedenle hukuka aykırı olduğunu, TTK'nun 445.maddesine atıfta bulunarak dilekçesinin devamında, kar amacı güden bir ticari şirketin genel yönetim giderlerinden fahiş artışın ve karlılığın erimesine sebep olacak şekilde satış maliyetlerinin armasının davalı şirketin bilançosu ve kar/zarar tabloları ile yeteri kadar açıklanamamasına rağmen söz konusu bilanço ve tabloların oy çokluğu ile onaylanmasının kanuna , esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, Yargıtay 11 H.D.'nin 03/05/2005 tarihli 2004/6435 esas 2005/4585 karar sayılı ilamına atıfta bulunarak dilekçesinin devamında, 14/03/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında görüşülen 4.maddeye ilişkin yokluk/butlan/iptal sebeplerini açıkladığı, davaya konu olağan genel kurul toplantısında alınan 4 nolu maddenin yönetim kurulu üyesinin 2022 yılı faaliyetlerinden dolayı ibra edilmesine ilişkin olduğunu, söz konusu maddeye muhalefet şerhi sunduklarını ve bu madde ile ilgili olumsuz yönde oy kullandıklarını, ancak olumsuz oy kullanılmasına rağmen genel kurul toplantı tutanağına yönetim kurulunun 2022 yılına ilişkin faaliyetlerinden ibra edildiğinin geçirildiğini, ibranın gerçekleşmiş olmasının mümkün olmadığını, davalı şirketin toplam sermayesinin 550.000TL olduğunu, pay sahiplerinin tamamının söz konusu genel kurul toplantısına katılım sağladığını, sermayenin 6 pay sahibi arasındaki dağılımın , ... ... 191.711,50TL toplam itibari değerde 191.712 adet toplam pay , ... 119.234,25TL toplam itibari değerde 118.234 adet toplam pay, ... 118.234,25TL toplam itibari değerde 118.234 adet toplam pay, ... 70.076,00TL toplam itibari değerde 70.076 adet toplam pay, ... 45.787,00TL toplam itibari değerde 45.787 adet toplam pay, ... 5.957,00TL toplam itibari değerde 5.957 adet toplam pay olduğunu, davalı şirketin yönetim kurulunun tek kişilik olduğunu ve 15 Nisan 2021 tarihli 10310 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan ilanında da açıkça görüleceği üzere tek üyenin ... ... olduğunu, ... ... 'ın sahip olduğu toplam pay sayısından kaynaklı olarak hakim hissedar olduğunu, bu nedenle ... ...'ın pay sahibi sıfatı nedeni ile kendi yönetim kurulu üyeliğinden ibrasına dair oylama esnasında oy kullanamayacağının açık olduğunu, TTK'nun 436.maddesinde atıfla dilekçesinin devamında, kanunun hükmünün açık olduğunu, hem pay sahibi olan hemde davalı şirketin tek yönetici kurulu üyesi ve yönetim kurulu başkanı olan ... ...'ın genel kurulun 4.maddesine dair oy kullanma hakkına sahip olmadığını, ... ...'ın oyları olmadan yapılan hesaplamaya göre ibranın mümkün olmadığını, bu sebeple aksi yönde aksi yönde tutanağa geçirilen kararın hukuka aykırı olduğunu, toplantı tutanağının usulüne uygun olarak düzenlenmediğini, gündemin 4.maddesine ilişkin genel kurul kararlarının amir hükümlere aykırı şekilde asgari oy artı sağlanmadan alındığını, ... ...'ın oydan yoksunluğu dikkate alındığında müvekkili , dava dışı hissedar ... ve dava dışı hissedar ...'ın oylarının toplamının 234.097 adet oy ile çoğunluk haline geldiğini, TTK'nun 418.maddesine atıfta bulunarak dilekçesinin devamında, çoğunluk sermayeye sahip pay sahiplerine muhalefet edilmiş genel kurul kararının yoklukla malul olduğunun tespiti aksi takdirde butlanına karar verilmesini, bu da mümkün değilse izah ettikleri şekilde kararın iptaline karar verilmesini talep ettiklerini, genel kurul kararları hakkında yokluk müeyyidesinin hangi hallerde ve neye göre söz konusu olacağına dair TTK'da açık bulunmadığını, genel hükümlere ve bu konudaki doktorin ve uygulamalardaki görüşlere müracaat edilmesi gerektiğini, genel kurul kararlarının kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak kurucu unsurları içermemesi halinde, genel kurul kararlarının yokluğundan bahsedileceğini, yasada öngörülen asgari toplantı ve karar yeter sayılarına aykırı olan genel kurul kararlarınında yoklukla malül olduğunu, Yargıtay 11 H.D.'nin 09/10/2001 tarih 5691/7567 sayılı yayınlanmamış kararına atıfta bulunarak, anonim şirket genel kurul kararları için aranacak karar nisabı hakkında, şirket ana sözleşmesinde belirtilen karar yeter sayısına uyulmayan genel kurul kararlarının yoklukla malul olacağının Yargıtay 11 H.D.'nin 20/10/1995 tarihli 1995/4655 esas 1995/7789 karar sayılı ilamı ile belirtildiğini, davalı şirketin 9 Mayıs 1997 tarihli kuruluş ticaret sicil gazetesinde ilan edilen ana sözleşmesinin 10.maddesinin d bendine göre ; "Genel Kurul toplantıları ve bu toplantılardaki karar nisabı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabidir" denildiğini ve şirket ana sözleşmesinin ilgili maddesinin şirketin kuruluşundan bu yana değişikliğe uğramadığını, davalı şirketin kurul tarihinde 6762 sayılı TTK'nun yürürlükte olduğunu, toplantı ve karar nisapları iş bu kanunun 388.maddesinde düzenlendiğini, hali hazırda yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nun ise 01/07/2012 tarihinden beri yürürlükte olduğunu, yukarıda belirttikleri 418.madde uyarınca genel kurul kararlarının nisabında oy çokluğu arandığını, Yargıtay'ın genel kurul kararlarının , karar nisabında uyulmaksızın alınması hakkındaki örnek kararlarını dilekçesinin 8 ve 9.sayfasında belirttiğini, dilekçesinin devamında ise genel kurul kararlarının butlan ve iptal sebeplerine ilişkin TTK madde metinlerinin dilekçesinin 9.sayfasında belirtiği şekilde olduğunu, genel kurulun 4.maddesinin yokluğunun tespiti kararı verilmemesi durumunda ilgili genel kurul kararlarının 447.madde uyarınca butlanına , aksi takdirde 445.maddesi uyarınca iptaline karar verilmesini istediklerini belirterek dilekçesinin sonuç kısmında, davalı şirketin 14/03/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında haksız şeklide iyi niyet, ana sözleşme ve yasal mevzuata aykırı şekilde oy çokluğu ile kabul edilen, (a) Bilanço ve kar/zarar hesaplarının oy çokluğu ile kabulüne ilişkin alınan 3 sayılı kararının iptaline, (b) Yönetim kurulu üyesinin ibrasına ilişkin oy çokluğu ile alınan 4 sayılı ibra kararının yoklukla malul olduğunun tespitine, aksi takdired bu kararın butlanına karar verilmesini aksi takdirde iş bu kararın dava yolu ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekilince mahkememize ibraz edilen cevap dilekçesinde, dava haksız ve dayanaksız olduğunu, şirketin bölünerek kendisine düşecek paylarda tasarruf amacıyla bazı ortakları tarafından açılan ve iyiniyetli olmayan davalardan biri olduğunu, oy oranı nedeniyle ibranın geçersiz olduğuna ilişkin talebin dinlenemeyeceğini, 446. Maddeye göre bu orana itirazın tutanağa geçirilmesinin gerektiğini oysa bu işlemin yapılmadığı gibi, 447. Maddedeki butlan sebeplerinin de sözkonusu olmadığını ayrıca bilançonun onaylanmasında bir hukuka aykırılık olmadığını, bu onayın da ibra niteliğinde olduğunu, kar payı ve kar payı avansı ödenmesine muhalefet etmeyen davacının , 'ikrar bölünmez' ilkesinin ihlaline benzer bir ihlal yaratarak işbu davayı açmasının da iyiniyetli olmadığını ve objektif iyiniyet kuralına aykırılık nedeniyle hukuki olmadığını, müvekkili şirketin ülkemiz şartlarında son derece yüksek kar payı ve avansı dağıtarak ortakların çıkarını sağladığını, yıllardır neredeyse karın tamamının dağıtıldığını, yatırım veya başka amaçlarla tam tersini yapan pek çok şirket bulunduğunu, bu davanın şirketin muhtemel zararlarına sebep olabileceğini, TTK.'nun 448. Maddesine göre davacının uygun bir teminat göstermesine karar verilmesini, bu teminat yatırılana kadar yargılamanın durdurulmasını talep ettiklerini, şirket işlemlerinin lehine olanlarının kabul edip istediğini etmeyen davacının ,davayı sürdürmesi için etik gereği aldığı kar payını ve avansları iade etmesi gerektiğini, davanın mahiyeti gereğince tanık dinlenmesine gerek bulunmadığını, davacının tanık dinletme talebine muvafakat etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVA : Davacı vekili ...Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/... esas sayılı dosyasına sunmuş olduğu dava dilekçesinde, müvekkiline yapılan hisse devirlerinin usule uygun şekilde işlenmemiş olduğundan hazirun cetvelinin iptalinin gerektiğini, 01.04.2019 ve 11.05.2019 tarihlerinde ...'ın şirket nezdinde sahip olduğu paylardan 21.500 adeti müvekkiline devrettiğini, bu pay devrileri kapsamında müvekkilinin şirket pay oranının %12,23 olduğunu, bu hususun .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2019/... Esas 2021/... K. Sayılı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi' nin 2021/1808 Esas 2022/853 Karar sayılı kararı ile sabit hale geldiğini, ancak hala şirket tarafından müvekkiline ve ...'a ait pay oran ve adedinin düzeltilmediğini, bu hususun .... Noterliği' nin 09.03.2023 tarih, ... sayılı ihtarında da belirtildiğini, TTK m. 357'de düzenlenen " pay sahipleri eşit şartlarda eşit işleme tabi tutulur." hükmüne aykırı hareket edildiğini, bu sebeple öncelikle müvekkiline ve ...'a ait pay oranlarının ve adetlerinin düzeltilerek doğru pay oranlarının yazılması gerektiğini, bu hususta müvekkilinin hazirun cetveline itiraz ettiğini ve Genel Kurul Tutanağında bu hususu muhalefet şerhi olarak dermeyan ettiğini, hazirun cetvelinin tanzim sebebinin genel kurula katılmanın ve oylamanın doğru ve güvenli yürütülmesinin temini olduğunu, bu sebeple söz konusu hazirun cetveline itiraz ettiklerini ve payların düzeltilmesini talep ettiklerini, şirket hesaplarında yer alan olağan dışı masraf ve kalemler hakkında raporun hazırlanmasından sonra ortaklıktan kaynaklanan hakların kullanılabilmesi için şirkete özel denetçi atanmasına karar verilmesini talep ettiklerini, ... adlı aile şirketinde; Müvekkili ...'ın 12,23 oranında pay sahibi olduğunu, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahiplerinin veya paylarının itibarî değeri toplamı en az bir milyon Türk Lirası olan pay sahiplerinin üç ay içinde mahkemeden özel denetçi talebinde bulunabileceklerini, müvekkilinin pay oranının .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2019/223 esas 2021/500 k. sayılı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi' nin 2021/1808 Esas 2022/853 Karar sayılı kararı ile sabit olduğunu, bu kapsamda müvekkilinin özel denetçi atanmasını talep etme hakkının doğduğunu, Anonim şirkette küçük pay sahiplerinin korunması amacıyla getirilen düzenlemelerden birinin özel denetçi tayin edilmesini talep hakkının olduğunu, müvekkili ...'dan edindikleri bilgiler ve yapmış oldukları incelemeler sonucunda aşağıda ayrıntılarına yer verilecek konunun özel denetçi ile açıklığa kavuşturulmasını isteyerek, 2,3 ve 4 no.lu karara karşı olumsuz oy kullanıldığını ve karara karşı Muhalefet Şerhi koydurulduğunu, yapılan incelemelerde tespit edilen olağan dışılığının giderilmesi için genel kurulda özel denetçi atanması için 2. No.lu kararda talepte bulunmasına rağmen bu talebin reddedildiğini, özel denetçinin hazırlayacağı rapor ile detaylarına yer verilecek konu hakkında bilgi edinilmeden faaliyet raporunun onaylanması ve yönetim kurulunun ibra edilmesi hakkında sağlıklı bir karar verilmesi mümkün değilken özel denetçi taleplerinin reddinin hukuka aykırı olduğunu, işbu sebeple ...'ın 14.03.2023 tarihli genel kurulunun 2, 3, ve 4 no.lu kararlarının iptal edilmesi ve mahkeme tarafından bağımsız denetçi atanmasını talep ettiklerini, davalı şirketin mali tablolarında faaliyete göre olağan dışı masraf ve gider kalemlerine rastlanıldığından faaliyet raporunun doğruluğu ve yönetimin sorumluluğu konusunda müvekkilinin ortaklıktan kaynaklanan haklarını kullanabilmesi için bağımsız denetçi raporunun alınması gerektiğini, tüm bunlar değerlendirildiğinde şirketin zarar ettiği algısı oluştuğunu ve TTK' nun özel denetçi atanmasına ilişkin şartların sağlandığını, bu kapsamda müvekkili tarafından genel kurul kararında da görüleceği üzere aynı zamanda bilgi edinme de talep edildiğini ancak kati suretle bu hususta bilgi verilmediğini, bu sebeple müvekkili tarafından İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2023/176 Esas sayılı dosyası üzerinden bilgi edinme davası da ikame edildiğini, konuya ilişkin TTK m. 438’in gerekçesine bakıldığında özel denetim isteme hakkının kullanılması için TTK m. 437/5’te düzenlenen dava açma hakkının kullanılmış olmasının da şart olmadığını, Yargıtay kararları ve doktrin görüşünde özel denetçi atanması talebiyle dava açılması için TTK m.437/5 hükmü gereğince dava açılmış olması gerekmediği gibi bu davanın açılmış olması da özel denetim talepli dava açmaya engel olmadığını, şirket esas sözleşmesinde açıkça "şirketin işleri ve idaresi genel kurul tarafında türk ticaret kanunu hükümleri dairesinde hissedarlar arasından seçilecek en az 3 üyeden oluşan yönetim kurulu tarafından yürütülür" şeklinde olduğunu, ... ...' in tek başına yönetim kurulu başkanlığı yapmakta olduğundan ortada hukuken ve esas sözleşmeye uygun bir yönetim kurulu mevcut olmadığını, bu sebeple şirketin organ eksikliği olması sebebiyle şirkete yönetim kayyumu atanmasını talep ettiklerini, Yönetim kurulu organında yeterli kişi olmadığından yönetim kurulu organı eksik olan şirkette ... ...'in tek başına borçlandırıcı işlem yapmasının olanaksız olduğunu, ... ...' in tek başına şirket adına borçlandırıcı işlem yapma yetkisine haiz olmadığı gibi ortada bir yönetim kurulu organı da mevcut olmadığını, bu sebeple acil olarak tedbiren dava sonuçlanıncaya kadar şirkete yönetim kayyumu atanmasının gerektiğini, işbu talepleri kapsamında şirkete tedbiren yönetim kayyumu atanmaz ise hukuken meşru olmayan yönetim kurulunun yapacağı işlemler şirketi telafisi imkansız ve önlenemez zararlar silsilesine sürükleneceğini, ortada hukuken geçerli bir yönetim kurulu organı mevcut olmadığını ifade ederek davalı Şirket'in 14.03.2023 tarihinde yapılan Genel Kurul toplantısında hukuka aykırı olarak hazırlanan hazirun cetvelinin iptalini, 2, 3 ve 4 no.lu kararlarının TTK hükümleri gereğince iptal edilmesini, davalı Şirkete Ticaret Kanunu'nun 439. maddesi uyarınca özel denetçi atanmasını, şirket esas sözleşmesinde belirtilen şekilde yönetim kurulu oluşturulmaması sebebiyle organ eksikliği söz konusu olduğundan şirkete dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren yönetim kayyumu atanmasını beyanlarla davalı şirket'in 14.03.2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında hukuka aykırı olarak hazırlanan hazirun cetvelinin iptaline, davalı şirket tarafından yapılan olağan dışı masraf ve giderler dolayısıyla müvekkilinin pay sahipliğinden kaynaklanan haklarının zarara uğradığından dolayı 2 no.lu kararın iptaline ve bu sebeplere ilaveten yönetim kurulu ibrasından karar yeter sayısının da sağlanamamasından dolayı ibra kararının alınmasından dolayı 4 no.lu kararın iptaline, davalı şirket tarafından yapılan olağan dışı masraf ve giderler dolayısıyla müvekkilimin pay sahipliğinden kaynaklanan haklarını kullanabilmesi için mezkur konuda 3 no.lu kararın da iptali ile, Ticaret Kanunu m.439 vd. hükümlerince bağımsız denetçi atanmasına, şirket esas sözleşmesinde belirtilen şekilde yönetim kurulu oluşturulmaması sebebiyle organ eksikliği söz konusu olduğundan şirkete dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren yönetim kayyumu atanmasına, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekilinin İstanbul 19 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/333 esas sayılı dosyasına sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, aynı konuda daha önce açılmış İstanbul 18.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/277 E. No.lu davası bulunduğundan TTK.'nun 448. Maddesi gereğince davaların birleştirilmesinin gerektiğini, birleştirme kararı verilmesini talep ettiklerini, TTK.'nun 448. Maddesi gereğince müvekkilinin muhtemel zararlarına karşılık teminat takdir edilmesini talep ettiklerini, davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, birleştirilecek dosyadaki savunmaların burada da geçerli olup , davacının ileri sürdüğü hususların tam aksi yönde de Bölge Adliye Mahkemesi kararı bulunup, birleşecek dosyada beyan edileceğini, esasen davacının ileri sürdüğü dosyanın henüz Yargıtay aşamasında olup derdest olduğunu, hisse devirlerinin dava konusu olup halen derdest olduğunu, dolayısıyla Hazirun Cetveli'nde bir hatanın olmadığını, bilinmesi gerektiği gibi her davanın dava tarihindeki şartlara göre vaz edilebilir olduğunu, diğer bir anlatımla, daha sonraki bir değişikliğin sonraki genel kurullarda değerlendirildiğini, davacının şirketteki hissesinin yüzde onun altında bulunduğundan özel denetçi talebi kanuna açıkça aykırı olduğunu, esasen daha önce de reddedildiğini, faaliyet raporu ve bilançolarda bir aykırılık bulunmadığını, kar paylarını itirazsız alan davacının beyanlarının iyiniyet kuralını ihlal ettiğini, yönetim kurulu ile ilgili TTK hükümlerinin ana sözleşmesinin değiştirmeyen şirketlerde sözleşme hükümlerinin yerini aldığını ve bu hususun daha önce kazanılmış davalarda ayrıntılı açıklandığını, birleşecek dosyada bildirilecek Bölge Adliye Mahkemesi kararında da da çok tatminkar hukuki gerekçelerle benimsendiğini, davacının belirttiği kararın yüzeysel ve TTK hükümleri karşılaştırmalı olarak incelenmeden tatminkar gerekçesiz verilmiş olup, dayanak olamayacağını beyanlarla öncelikle birleştirme ve teminat kararı verilerek sonuçta haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Asıl dava, dava konusu 2022 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısında alınan 3 nolu kararın iptali, 4 nolu kararın yok hükmünde olduğunun tespiti - olmadığı taktirde butlanlığına karar verilesi - olmadığı taktirde iptali istemine ilişkin olup, bileşen davada dava konusu a)14/03/2023 tarihli hazirun cetvelinin iptali, b)2022 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısında alınan 2, 3, 4 nolu kararların iptali, c)TTK 439. Maddesine göre denetçi tayini olup, d)hazirun cetvelinin iptali istemine ilişkindir. Deliller ; Davalı şirketin son sicil kaydı, davalı şirketin tüm sicil dosyası, 2022 yılına ait 14/03/2023 tarihli genel kurul toplantı tutanağı, hazirun cetveli, davalı şirketin ticari defter ve belgeleri , bilirkişi incelemesi. Davalı şirketin son sicil kaydı alınıp incelendiğinde, merkez adresi itibari ile mahkememizin yetkili olduğu tespit edilmiştir. 14/03/2023 tarihinde yapılan genel kurulda , dava dilekçelerinde yazılı gündem maddelerinin iptalinin talep edilmesi nedeniyle , her iki davanın da 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı tespit edilmiştir. 14/03/2023 tarihli genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde, şirket paylarının itibari toplam değerinin 550.000,00TL olduğu, tüm paydaşların asaleten yada vekaleten olmak üzere genel kurul toplantısına katıldıkları, birleşen dosya davacısı ...'ın kendi adına asaleten ... adına ise vekaleten katıldığı tespit edilmiştir. Toplantının 2 nolu gündem maddesine , yönetim kurulunun 2022 yılına ait faaliyet raporunun okunması ve müzakeresi ile ilgili olduğunu, yönetim kurulu faaliyet raporunun oy çokluğu ile kabul edildiği, birleşen dosya davacısı ... tarafından olumsuz oy verildiği ve muhalefet şerhinin tutanağa yazdırıldığı tespit edilmiştir. Genel kurulun 3.gündem maddesi incelendiğinde, 2022 yılına ait bilanço ve kar/zarar hesaplarının okunarak müzakeresi ile ilgili olduğu, yapılan oylama neticesinde ..., ... ve ...'ın karşı oyları ile oy çokluğu ile kabul edildiği, ... ve ... tarafından muhalefet şerhlerinin tutanağa yazdırıldığı görülmüştür. Genel kurulun 4.maddesi incelendiğinde, yönetim kurulu üyesinin 2022 yılları faaliyetlerinden dolayı oylama yapıldığı, " yönetim kurulu üyesi kendi adına oylamaya katılmadı , yapılan oylama sonucunda yönetim kurulu üyesi 2022 yılları faaliyetlerinden dolayı ..., ... ve ...'ın karşı oyları ile oy çokluğu ile ibra edildiler." şeklinde tutakta yazılı olduğu, ... ve ... tarafından muhalefet şerhlerinin toplantı tutanağına yazdırıldığı görülmüştür. Davalı şirketin ticari defter ve belgeleri incelenerek asıl ve birleşen dosya açısından rapor tanzim edilmesi için dosya bir mali müşavir, birde ticaret hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanına tevdi edilmiştir. Bilirkişiler tarafından düzenlenen 20/09/2024 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde, davalı şirketteki paydaşların ve pay oranlarının , "... ... 191.711,50 TL toplam itibari değerde 191.712 adet toplam pay, ... 118.234,25 TL toplam itibari değerde 118.234 adet toplam pay, ... 70.076,00 TL toplam itibari değerde 70.076 adet toplam pay, ... 45.787,00 TL toplam itibari değerde 45.787 adet toplam pay, ... 5.957,00 TL toplam itibari değerde 5.957 adet toplam pay" şeklinde olduğunu, davalı şirketin ticari defter ve belgeleri incelenmesi neticesinde ; "2022 yılında toplam 11.291.964,14 TL gider toplamının oluştuğu görülmüştür.3.722.219,82 TL'lik kısmının bina bakım giderleri yansıtma hesabından, 884.939,17 TL'lik kısmının ise kıdem tazminatları yansıtma hesabından,6.634.805,15 TL'lik kısmının ise olağan giderlerden kaynaklı olduğu tespit edilmiştir. Genel yönetim giderlerinde 2022 yılında 2021 yılına göre 3.571,585,23 TL tutarında artış olduğu görülmüştür. 632 n.olu hesapta kayıtlı genel yönetim giderlerinin alt hesaplarında 2021 yılına göre 2022 yılındaki artışın inceleme ve değerlendirilmesi; Kıdem tazminatı hesabı; 2022 yılında işten çıkarın personellerin, kıdem tazminatı giderleri hesabında artış oluşturduğu tespit edildi. 884.447,28 TL kıdem tazminatındaki artışın yukarıdaki personellerin işten çıkarılmasından kaynaklı kıdem tazminatından ödemesi olduğu tespit edilmişti Şirketin 2022 yılında yaptırılan tamirat tadilat kapsamında ... San ve Tic.Ltd.Şti.'nden 17.12.2022 tarih ve ... seri nolu toplam KDV dahil 3.505.088 TL (2.975.922,03 TL + 529.165.97 TL KDV dahil) faturanın gider olarak kaydedildiği 2022 yılının ticari karından doğrudan düşülme yapıldığı görülmüştür. Davalı şirket tarafından yaptırılan Zemin ve tavadan işleri vergi usul kanununa göre amortisman ayrılması gerektiği açık olup direk gider yazılması 2022 yılı ticari karın olması gerekenden daha düşük çıkmasına sebebiyet verildiği tespit edilmiştir. Davalı şirkette kayıtlı olan araçlar ve araçlara ait giderlerin incelendiği, muavin dökümlerden görüleceği üzere şirkete ait yakıt ve HGS ve ceza giderlerinden oluştuğu, cezaların şirket tarafından ödenmesinin personele yansıtılmamasının şirketin kendi şirket işleyişi içerisinde yaptığı bir uygulama olduğu görülmüştür. Önceki yıllardan da gelen bir iç uygulama ise değerlendirmenin bilirkişilere değil şirket yöneticilerine ait olduğu görüşüne varılmıştır. Davalı şirket'in kullanmış olduğu yazılım programındaki değişliklik nedeniyle katlanılan maliyetlerin listesi ve belgesinin incelendiği iş bu yazılımın bedelinin 260 haklar hesabına kaydedildiği ve amortisman ayrıldığından VUK ve Muhasebe teknik usullerine aykırı bir kayıt olmadığı tespit edilmiştir. " denilerek raporun sonuç kısmında ; "Davalı şirketin 2022 yılı ticari defter ve kayıtlarının incelendiği yasal süre içerisinde e-elektronik defterlerin gelirler idaresi bilgi sistemine yüklendiği, kurumlar vergisi beyannamesi ile defterlerin bire bir örtüştüğü, 14 Mart 2023 tarihinde davalı Şirket'in 2022 yılına ait olağan genel kurul toplantısı yapıldığı Toplantıda görüşülen 3.Madde 2022 yılına ait bilanço ve kar/zarar hesaplarının okunması, müzakeresi ve tasdiki ile kar payı ile ilgili teklifin görüşülerek kabulü veya reddine ilişkin olup davacı adına şerhi ile birlikte bilanço ve kar/zarar hesaplarının tasdikine davacının temsilcisi tarafından olumsuz yönde oy verildiği. Şirketin genel yönetim giderleri 2021 yılında 2.005.917,03 TL'den 2022 yılında 5.577.502,26 TL'ye çıkarak önemli bir artış gösterdiği, artışın en büyük sebeplerinden birinin şirket bünyesinde yapılan 3.505.088 TL tadilatın VUK 333 seri nolu tebliğ ve devam eden maddelerine göre amortisman ayrılmayıp gider yazılmasından karın olması gerekenden daha düşük çıkmasına sebebiyet verdiği, İnceleme gününde maddeler halinde sıralanan tadilat işleminin dışında muavin dökümleri talep edilen diğer giderlerin şirket karını önemli düzeyde etkileyecek bir husus görülemediği, Uyuşmazlık konusu genel kurulun 4 nolu gündem maddesi açısından ibra kararı alınabilmesi için oy çokluğunun sağlanamadığı, “Organ Eksikliği” durumunun TTK m. 530 kapsamında ayrı bir davanın konusu olduğu," şeklinde görüş bildirdikleri görülmüştür. Taraf vekillerince bilirkişi raporuna karşı itiraz edilmiştir. Mahkememizce 23/01/2025 tarihli duruşmada alınan ara kararı ile ; "Bilirkişi heyetince sunulan raporun hüküm vermeye yeterli olmadığı, gerekçeli ve denetime el verişli olmadığı görülmekle dosyanın daha önceki bilirkişiler dışında Mahkememizce reesen belirlenecek bir mali müşavir, bir ticaret hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı, bir de davalı şirketin ana faaliyet konusu olan gayrimenkul kira geliri getirisi konusunda uzman bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek; Davalı tarafın tüm ticari defter ve belgelerinin HMK 218. Maddesine göre bilirkişiler tarafından yerinde bizzat gidilip detaylı bir şekilde incelenerek, rapora karşı asıl dosya ve birleşen dosyanın davacılar vekilince yapılan itiraz dilekçesi incelenerek, Asıl davada dava konusu 2022 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısında alınan 3 nolu kararın iptali, 4 nolu kararın yok hükmünde olduğunun tespiti - olmadığı taktirde butlanlığına karar verilesi - olmadığı taktirde iptali istemine ilişkin olup, bileşen davada dava konusu a)14/03/2023 tarihli hazirun cetvelinin iptali, b)2022 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısında alınan 2, 3, 4 nolu kararların iptali, c)TTK 439. Maddesine göre denetçi tayini olup, bir sureti dosya içine bırakılan İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesinin 2024/281 Esas 2024/247 Karar nolu ilamında, yönetim kurulu faaliyet raporu, bilanço, kar - zarar ile ilgili hususların görüşüldüğü genel kurul kararının iptali için açılan davalarda bilirkişiler tarafından inceleme yapılırken bilançoların dayanaklarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığının irdelenerek yapılması gerektiği hususuna dikkat edilerek, bu şekilde genel kurulda alınan 2 ve 3 nolu maddelerin değerlendirmesinin yapılmasına, ayrıca birleşen dosya davacı vekili dilekçesinde .... ATM'nin 2019/223 Esas 2021/500 karar nolu ilamı gereğince hisse miktarının hazirun cetvelindeki belirtilen orandan daha fazla olduğu iddia edildiğinden bu hususta irdelenerek asıl dava ve birleşen dava da bütün talep unsurları eksiksiz şeklide tek tek irdelenerek, hazirun cetvelindeki pay durumuna ayrıca ...'ın iddiası dikkate alınarak .... ATM'nin kararı gereğince yeni pay durumuna göre ikili değerlendirme yapılarak, asıl dava ve birleşen dava da her bir talebi değerlendirir gerekçeli ve denetime el verişli rapor tanzim edilmesinin istenilmesine, " karar verilmiştir. İkinci bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 26/10/2025 tarihli rapor incelendiğinde, asıl dava yönünden ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı değerlendirmeler yapıldığı, asıl dava da dava konusu olan 3 nolu gündem maddesi açısından asıl dosya davalısının olumsuz oy vererek muhalefet şerhini tutanağa işlettğini, yapılan inceleme neticesinde kararın iptalini sağlayacak bir hususun tespit edilmediğini, 4 nolu gündem maddesinin yönetim kurulu üyesinin ibrası ile ilgili olduğunu, TTK436.maddesine göre yönetim kurulu üyesinin kendi ibrasında oy kullanamayacağını, yönetim kurulu üyesi olan ... ...'in kendisi için oy kullanmadığını, ... , ... ve ...'ın olumsuz oy kullandıklarını, olumsuz oy verenlerin toplam pay miktarlarının 234.097 olduğunu, ... ...'in ise pay miktarının 191.712 olup, (234.097 + 191.712=) 425.809 adet olumsuz oy ve oy kullanamayacak ... ...'in payının olmasına rağmen ... ve ...'ın oy toplamı olan 124.191 ile ibra edildiğini bu durumda oy çokluğu ile ... ...'in ibra edilmemiş sayılması gerekmesine rağmen, tutanağa ibra edilmiş şeklinde yazıldığını, dolayısıyla 4 nolu gündem maddesinin TTK 436/2.maddesi gereğince yoklukla malul olduğunu, birleşen dava yönünden ise 2, 3 ve 4 nolu gündem maddeleri ile dava açıldığını ayrıca özel denetçi tayin edilmesi talebinin bulunduğunu ayrıca hazirun cetvelinin iptali ile ilgili talebinin bulunduğunu belirterek raporun devamında ; "Birleşen davanın davacısı ...'ın genel kurulun Yönetim Kurulu Faaliyet Raporunun görüşülmesi ve kabulü ile finansal tabloların görüşülmesi ve kabulüne ilişkin gündem maddelerinin görüşülmesi sürecinde, fiilen şirket personeli olmamasına rağmen şirkette personel giderleri bulunduğu, şirket personeli olmamasına rağmen personel gibi gösterilen personellerin kim olduğu, ne zamandan itibaren, ne kadar süre ile şirkette çalışır gösterildikleri ve halen gösterilemeye devam edilip edilmediği, bu masrafların nasıl ve kim tarafından karşılandığı; yine şirket ortakları tarafından yapılan ve buna karşılık şirket hesabından ödenen özel ve şahsi harcamaların neler olduğu ve tutarının ne kadar olduğu, bu ödemelerin ne zaman başladığı, bu harcamaların kime ait olduğu ve halen devam edip etmediğinin bilinmediği, bu konuda şirket yönetimi tarafından yeterli bilgi ve belge sunulmadığı ileri sürülmüştür. Buna karşın şirket yöneticisi vekili tarafından emeklilik nedeniyle işten ayrılan ve işveren tarafından sözleşmesi feshedilen personellere ödenen kıdem tazminatları ile merkez ofisinde atıl şekilde kullanılan 345 m2 işyerinin terkedilerek kiraya verilmesi ve kiraya verilen işyerleri ile merkez ofisin arasının kapatılması sonucunda ofiste oluşan inşaat faaliyetleri nedeniyle giderlerin yüksek olduğu açıklanmıştır. Bu açıklamalardan sonra 2.madde olarak Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu ve 3.madde Finansal Tablolar oy çokluğu ile kabul edilmişlerdir. Birleşen davanın davacısı ...'ın giderlere ilişkin yapılan açıklamaları tatminkar bulmaması ve genel kuruldan özel denetim yapılması talebinde bulunması hakkı bulunmaktadır. Pay sahibinin özel denetim talebinin muhatabı şirketin genel kuruludur. Pay sahibinin talebini genel kurul toplantısı esnasında yöneltmesi gerekmektedir. Özel denetim talebi gündeme bağlılık unsurunun bir istisnası olup gündemde ilgili bir madde bulunmasa dahi pay sahibi genel kurulun herhangi bir aşamasında özel denetim talebini ileri sürebilecektir. Genel kurulun özel denetim talebinde bulunan pay sahibinin talebini reddetmesi halinde TTK'nın 439. maddesinde belirli nitelikleri taşıyan pay sahiplerinin üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilecektir. TTK m.439/1 uyarınca sermayenin %10'una sahip pay sahipleri bu davayı açabileceğinden birleşen davanın davacısı ...'ın hisse miktarı %10'un altında olduğundan tek başına dava açmaya yeter pay sahibi konumunda olmayacaktır. Dolayısıyla ...'ın özel denetçi atanmasını talep etmek açısından aktif husumet ehliyeti bulunumadığının takdiri Sayın Mahkemenize aittir. Öte yandan özel denetçi atanması teklifi genel kurulda da tartışılarak teklifin reddi veya kabulü yönünde bir karar da oluşturulmadığından bu yönüyle de dava açılması ön şartı sağlanamamıştır. Birleşen Davanın Davacısı ...'ın Hisselerine Göre Değerlendirme ...'ın iddiası dikkate alınarak .... ATM'nin 19.09.2019 tarihli E:... sayılı kararı incelendiğinde, ...'ın annesi ...'ın paylarını bedelini ödeyerek ciro ve teslim yoluyla devraldığını, ancak bu işlemin genel kuruldaki Hazirun cetveline yansımadığını ileri sürmüştür. İlgili mahkemenin kararında ...'ın annesinin hisselerini almasına ilişkin Yönetim Kurulu'nun red kararına ilişkin açılan dava reddedilmiştir. Öte yandan Davalı ... İnşaat Turizm San. ve Tic. A.Ş.'nin 14.03.2023 tarihinde yapılan 2022 yılı olağan genel kurulunda ..., annesi ...'ı vekaleten temsil etmiş ve onun oy hakkını da kendisi kullanmış olduğundan, .... ATM'deki hisse devir davasının neticesinin, genel kurula oy etkisi olmayacaktır. " denildiği , raporun sonuç kısmında ise ; "A- Asıl dava yönünden ; Davalı ... İnşaat Turizm San. ve Tic. A.Ş.'nin 14.03.2023 tarihindegerçekleştirilen 2022 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan (3) No'lu Kararın, davacının ve bir takım pay sahiplerinin karşı oyuna karşılık oy çokluğu ile finansal tabloların kabulü yönünde olduğu ve verilen kararın iptalini sağlayacak bir hususun söz konusu olmadığı, (4) No'lu Karar incelendiğinde, ... (Pay miktarı: 45.787), ... (118.234) ve ...'ın (70.076) ibra etmediği, bu pay sahiplerinin pay miktarı toplamının 234.097 olduğu, buna karşın olumlu oy kullananların ... (118.234) ve ... (5.957) olup oy toplamının 124.191 olduğu, bu durumda yapılan oylamada oy çokluğu ile Yönetim Kurulu Başkanı ... ...'in ibra edilmemesine karşın oy çokluğu ile ibra edilmiş olduğunun tutanağa yazılmış olduğu, bu nedenle anılan kararda TTK 436/2 kapsamında karar nisabı sağlanamamış olduğundan gündemin 4. maddesinin yani (4) no'lu kararın yoklukla malul olduğu, B - Birleşen dava yönünden; Davalı ... İnşaat Turizm San. ve Tic. A.Ş.'nin 14.03.2023 tarihinde gerçekleştirilen 2022 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan (2) No'lu Kararın, ve (3) No'lu kararının davacının ve bir takım pay sahiplerinin karşı oyuna karşılık oy çokluğu ile yönetim kurulu faaliyet raporunun ve finansal tabloların kabulü yönünde olduğu ve verilen kararın iptalini sağlayacak bir hususun söz konusu olmadığı, Özel Denetçi tayini konusunda pay sahiplerinin genel kurula teklif sunması ve teklifin reddedilmesi halinde dava açılabilmesinin söz konusu olduğu, ancak iş bu davaya konu genel kurulda özel denetçi ataması konusunda teklifin genel kurulda tartışılmadığı ve bu konuda bir karar alınmadığı, bu nedenle dava koşulunun sağlanmadığı, öte yandan TTK m.439/1 uyarınca sermayenin %10'una sahip pay sahiplerinin bu davayı açabileceği, birleşen davanın davacısı ...'ın hisse miktarının ise %10'un altında olduğundan tek başına dava açmaya yeter pay sahibi konumunda da olmadığı, bu sebeple davacı ...'ın aktif husumet ehliyetini haiz olmadığı hususunun takdirinin Sayın Mahkemenize ait olduğu; .... ATM'nin 19.09.2019 tarihli E:... sayılı kararı incelendiğinde, ...'ın annesi ...'ın paylarını bedelini ödeyerek ciro ve teslim yoluyla devraldığı talebinin Yönetim Kurulunca onaylanmaması üzerine açılan davanın reddedilmiş olduğu, bu kararın yüksek mahkemelerce bozulması ve talebin kabulüne karar verilmiş olması ihtimalinde bile Davalı ... İnşaat Turizm San. ve Tic. A.Ş.'nin 14.03.2023 tarihinde yapılan 2022 yılı olağan genel kurulunda ...'ın zaten annesi ...'ı vekaleten temsil etmiş ve onun oy hakkını da kendisi kullanmış olduğundan sonucun değişmeyeceği, genel kurulda oy etkisinin olmayacağı," yönünde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Genel kurul kararlarının iptali ile ilgili TTK'da yer alan 445 ve 446.maddeler incelendiğinde ; 445.maddesinde ; " 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler." 446.maddesinde ; " Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, Yönetim kurulu, Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir." denildiği görülmüştür. Butlan ile ilgili TTK'nun 447.maddesinde ise ; " (1) Genel kurulun, (1) Genel kurulun, özellikle; a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır. " şeklinde hüküm bulunduğu tespit edilmiştir. TTK'nun Oydan yoksunluk başlıklı 436.maddesinde ; "(1) Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz. (2) Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz." denilmiştir. TTK'nun özel denetçi atanması ile ilgili olan 438 ve 439.maddeler incelendiğinde ; 438.maddesinde ; " (1) Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir. (2) Genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebilir." denildiği, 439.maddesinde ; "(1) Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilir. (2) Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır." denildiği görülmüştür. Genel kurulun 2 nolu gündem maddesinin iptali hem asıl ve hemde birleşen dava da talep edilmiş olup, özellikle denetime el verişli ve gerekçeli olan 2.bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, 2022 yılına ait yönetim kurulu faaliyet raporunun oy çokluğu ile kabul edildiği, davalı şirketin ticari defter ve belgelerinin incelenmesi neticesinde iptalini gerektirecek herhangi bir neden olmadığı anlaşılmakla, bu madde yönünden açılan davanın reddinin gerektiği tespit edilmiştir. Genel kurulun 3 nolu gündem maddesinin iptali birleşen dosyada talep edilmiş olup, 3 nolu gündem maddesi ile , 2022 yılına ait bilanço kar/zarar hesapları okunarak müzakere edildiği ve oy çokluğu ile kabul edildiği, davalı şirketin incelenen ticari defter ve belgelerine göre , bu madde yönünden iptal koşullarının oluşmadığı tespit edilmiştir. Hem asıl hem birleşen davada dava konusu olan gündemin 4 nolu maddesi açısından değerlendirme yapıladığında, davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olan ... ...'in ibra edildiğine ilişkin , toplantı tutanağında tespit bulunduğu, TTK 436/2.maddesine göre yönetim kurulu üyelerinin ibrada oy kullanamayacaklarının yazılı olduğu, toplantı tutanağında ... ...'in kendisi ile ilgili yapılan oylamada oy kullanmadığının yazılı olduğu, paydaşlardan ..., ... ve ...'ında olumsuz oy kullandıkları, olumsuz oy kullanan paydaşlar ile yöneticiler payının toplamının 425.809 olduğu , olumlu oy kullanan iki paydaşın toplam oyunun ise 124.191 olduğu , toplantı tutanağına "oy çokluğu ile ibra edilmedi" yazılması gerekirken "ibra edildi" şeklinde yazıldığı, dolayısıyla 4 nolu gündem maddesi ile alınan kararın yoklukla malül olduğu tespit edilmiştir. Birleşen dosya da, davacının talepleri arasında TTK'nun 439.maddesine göre özel denetçi atanması istenilmiş olup, TTK'nun 438 ve 439.maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, özel denetçi talebinde bulunmadan önce Anonim Şirketler açısından gerekli pay miktarını taşıyan ortağın öncelikle , TTK 437.maddesine göre bilgi edinme hakkını kullanması,TTK 438.maddesine göre bilgi edinme hakkı kullanılmasına rağmen yeteri kadar aydınlatılmadığı düşüncesi ile genel kurulda özel denetçi talebinde bulunması, özel denetçi özel denetçi talebinin red edilmesi halinde maddenin devamında belirtildiği şekilde ve belirtilen sürede Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açması gerektiği, iş bu dava da ise özel denetçi atanması konusunda özel denetçi teklifinin bulunmadığı gibi genel kurulda bu hususta herhangi bir görüşme yapılmadığı, bu nedenle bu talep açısından dava şartı yokluğu bulunduğu, bu nedenle bu talebin usulden reddi gerektiği anlaşılmıştır. Birleşen dosyada davacının taleplerinden birisi de, ...'ın payının ...'a devir edilmesine rağmen , hazirun cetvelinde ... adına payın yazıldığını belirterek hazirun cetvelinin iptali istenmiş olup, özellikle ikinci bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu genel kurul toplantısında ...'ın, ...'a vekaletende oy kullandığı tespit edilmiş olup, dava konusu genel kurul toplantısına ilişkin hazirun cetvelinin iptal edilmesinde , birleşen dosya davacısının hukuki yararının bulunmadığı bu nedenle bu kapsamda açtığı davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesi anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle ; A-Asıl Dava Yönünden 1-Davacının davasının kısmen kabulü, kısmen reddi ile, a) Davalı şirketin 14/03/2023 tarihinde yapılan 2022 yılına ait olağan genel kurul toplantısında 3 nolu gündem maddesiyle alınan kararın, iptaline yönelik davacının talebinin reddine, b) Davalı şirketin 14/03/2023 tarihinde yapılan 2022 yılına ait olağan genel kurul toplantısında 4 nolu gündem maddesiyle alınan kararın, yoklukla malul olduğunun tespitine, 2-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 45.000,00TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 3-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 45.000,00TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından peşin yatırılan 179,90TL peşin karar ve ilam harcının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 179,90TL ilk masraf, 28.500,00TL bilirkişi ücreti, 1.550,00TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 30.229,90TL yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak 15.114,95TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde , yazı işleri müdürü tarafından resen ilgilisine iadesine, 7-Bu dava nedeniyle 732,00TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden, başta alınan 179,90TL'den mahsubu ile kalan 552,10TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, B-Birleşen Dava Yönünden 1-Davacının davasının kısmen kabulü, kısmen reddi ile, a) Davalı şirketin 14/03/2023 tarihinde yapılan 2022 yılına ait olağan genel kurul toplantısında 2 ve 3 nolu gündem maddeleriyle alınan kararların, iptaline yönelik davacının talebinin reddine, b) Davalı şirketin 14/03/2023 tarihinde yapılan 2022 yılına ait olağan genel kurul toplantısında 4 nolu gündem maddesiyle alınan kararın, yoklukla malul olduğunun tespitine, c) Davacının, davalı şirkete TTK 439. Maddesine göre özel denetçi atanmasına ilişkin talebinin, dava şartı yokluğundan usulden reddine, d) Dava konusu olan genel kurul toplantısı açısından, hazirun cetvelinin iptaline yönelik, davacının talebinin, hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, 2-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 45.000,00TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 3-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 45.000,00TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından peşin yatırılan 179,90TL peşin karar ve ilam harcının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 205,50TL ilk masraf, 28.500,00TL bilirkişi ücreti, 1.210,00TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 29.915,50TL yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak 7.478,87TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde , yazı işleri müdürü tarafından resen ilgilisine iadesine, 7-Bu dava nedeniyle 732,00TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden, başta alınan 179,90TL'den mahsubu ile kalan 552,10TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.19/02/2026 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır