7. Ceza Dairesi 2011/850 E. , 2012/3309 K. "" 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa aykırı davranmak suçundan sanıklar ..., ..., ... ve ...`ın 2499 sayılı kanunun 47/A-2, 47/C-2 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl hapis ve 261.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5-6.maddesi gereğince tüm sanıklar hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2010 tarihli v…
**7. Ceza Dairesi 2011/850 E. , 2012/3309 K.** **"İçtihat Metni"** 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa aykırı davranmak suçundan sanıklar ..., ..., ... ve ...`ın 2499 sayılı kanunun 47/A-2, 47/C-2 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl hapis ve 261.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5-6.maddesi gereğince tüm sanıklar hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2010 tarihli ve 2009/948 Esas, 2010/393 sayılı kararına karşı katılan Sermaye Piyasası Kurulu vekilinin itirazının reddine ilişkin İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.08.2010 tarihli ve 2010/1189 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 21.12.2010 gün ve 75458 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2011 gün ve KYB. 2010-339992 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, sanıkların birlikte hareket ederek ... Menkul Kıymetler Borsasında işlem gören ... ... Çelik Döküm Sanayi A.Ş. hisse senetleri üzerinde 08.01.2003 - 20.02.2003 tarihleri arasında manipülatif faaliyetlerde bulunmak suretiyle toplam 87.000,00 Yeni Türk Lirası maddi menfaat elde ettiği olayda, menfaatin manipülatif faaliyetler sonucu borsada işlem yapan diğer yatırımcılar zararına gerçekleştiği, mağduru tespit edilemeyen kamu zararının doğduğu, buna bağlı olarak borsa müessesesinin yaralandığı, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile korunması gereken değerlerin korunamadığı, 5271 sayılı kanunun 231/6 maddesi yer alan objektif unsurun gerçekleşmediği gözetilerek itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesindeki düzenlemeden "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK.nun 231/5 madde fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında; "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir.