Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/2436 E. , 2024/796 K. T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/2436 Karar No : 2024/796 TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACI) … VEKİLİ : Av. … 2-(DAVALI) …Belediye Başkanlığı-… VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Kamulaştırmasız el atma davasında, davacının emlak vergisi …
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/2436 E. , 2024/796 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/2436 Karar No : 2024/796 TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACI) … VEKİLİ : Av. … 2-(DAVALI) …Belediye Başkanlığı-… VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Kamulaştırmasız el atma davasında, davacının emlak vergisi bildirimini vermediğinin tespit edildiğinden bahisle, adına 1998 ila 2020 yıllarına ilişkin tarh edilen emlak(arsa vergisi) ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ile kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; her ne kadar dava konusu ihbarnamelerde yoklama fişi olarak gösterilen tarih ve sayının yoklamaya ilişkin olmadığı, davacı hakkında düzenlenen ihbarnamenin dayanağının Mahkeme kararı olduğu görülmüşse de, davacı hakkında daha önce herhangi bir tarhiyat yapılmadığı, daha önce yapılmış bir tarhiyat olmadan, verilmiş bir beyanname veya emlak vergisi bildirimi olmadan dava konusu ikmalen tarhiyatların yapıldığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun, 29'uncu maddesine göre her ne şekilde olursa olsun bir vergi tarh edildikten sonra ikmalen tarhiyat yapılabileceği, davacı adına verilen; bir beyanname üzerine tarh edilen bir vergi, bildirim üzerine yapılan bir tarhiyat veya yoklama fişine istinaden yapılan re'sen tarhiyat bulunmadığı, emlak vergilerine konu taşınmazlar için daha önce eksik beyan edilmiş veya olması gerekenden az alınmış bir emlak vergisi bulunmadığı, kısaca dava konusu olayda ikmalen tarhiyat sebebi bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, cezalı tarhiyatların kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından …tarih ve …, …sayılı ihbarnamelerin mahkeme kararında sehven unutulduğu belirtilerek istinaf başvurusunda bulunulmuşsa ise de, söz konusu iddianın mahkeme kararını kusurlandıracak nitelikte görülmediği ve Mahkemece verilen karar tüm yılları kapsadığından davacı istinaf başvurusunun reddine, davalının 1998 ila 2014 yıllarına ilişkin olarak tarh edilen vergi ziyaı cezalı emlak vergileri ile 2005 ila 2014 yılları taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payına ilişkin istinaf başvurusu yönünden; tahakkuk eden emlak vergisinin takip ve tahsili cihetine gidilebilmesi için, öncelikle amme alacağının zamanaşımına uğramamış olması gerektiği, emlak vergisi uygulamasında zamanaşımı süresinin, taşınmazların bildirim dışı bırakıldığının idarece öğrenildiği tarihten başlayacağı hükmü uyarınca, dava konusu taşınmazların söz konusu durumunun idarenin bilgisine hangi tarihte girdiğinin tespiti önem arz ettiği, dosyada bulunan bilgi ve belgelerden, davacı tarafından uyuşmazlığa konu taşınmazlar için 2012 yılında Muratpaşa Belediyesine başvuruda bulunarak kamulaştırma talep edildiği, başvuruya olumlu bir cevap alınamaması üzerine 04/09/2012 tarihinde … Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldığı, bu nedenle söz konusu taşınmazların bildirim dışı bırakıldığının 2012 yılında idarenin bilgisine girdiğinin anlaşıldığı, bu durumda, taşınmazların bildirim dışı kaldığı hususu 2012 yılından itibaren davalı idarenin bilgisi dahilinde bulunduğundan, idarenin 2013 ve devamı yıllar için Vergi Usul Kanununun 114. maddesinde öngörülen genel zamanaşımı kuralına göre tarhiyat yapmasının mümkün olduğu, dava konusu ihbarnamelerin 29/07/2020 tarihinde tebliğ edildiği dikkate alındığında, 2014 yılı ve öncesi cezalı tarhiyatlar zamanaşımına uğradığından 1998 ila 2014 yıllarına ilişkin olarak tarh edilen vergi ziyaı cezalı emlak vergileri ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payında hukuka uyarlık bulunmadığı, davalı idarenin, 2015 ila 2017 yıllarına ilişkin olarak tarh edilen emlak vergileri ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı pay ilişkin istinaf başvurusuna gelince: davacının hissedarı olduğu, Antalya Muratpaşa ilçesi, …Mah. …ada, …parsel ve …ada ve …parsalde bulunan taşınmazların, 1/1000 ölçekli imar planında "Semt Spor Sahası" ve "park alanı" olarak kamuya tahsis edildiği ve doğal sit alanı niteliğinde olduğu ancak herhangi bir kamulaştırılma yapılmaması üzerine, davacı tarafından 2012 yılında kamulaştırma başvurusunda bulunulduğu, parseller kamulaştırılmayınca ardından …Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davada, anılan parsellere ilişkin davacının hissesine isabet eden bedellerin ilk dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalı belediyeden tahsiline ve her iki parseldeki davacı hissesinin iptal edilerek davalı belediye adına tesciline 25/09/2018 tarihinde karar verildiği, ara karara davalı idarece verilen cevaptan; davacı tarafça taşınmazlara ilişkin herhangi bir emlak vergisi bildiriminde bulunulmadığı, emlak vergisi tarhiyatlarının Emlak Vergisi Kanunu'nun 30. maddesi kapsamında kısıtlı olarak yapıldığı, ayrıca söz konusu parsellerin bulunduğu alanın …tarih ve …sayılı olur ile onaylanan "Nitelikli Doğal Koruma Alanı" olarak belirlendiği, taşınmazların ise 2020 yılı içerisinde idarece kamulaştırıldığı, bu durumda; "semt spor sahası" ve "park alanı"nda kaldığı hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmayan uyuşmazlık konusu taşınmazların 2015-2017 yılları arasında tasarrufu kısıtlı taşınmaz olduğunun kabulü gerektiği ve davacının söz konusu taşınmaza ilişkin tasarruf hakkının, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun 30. maddesi anlamında kısıtlandığı anlaşıldığından 2015 ila 2017 yıllarına ilişkin olarak tarh edilen emlak vergileri ve kültür paylarında hukuka aykırılık bulunmadığı, davalı idarenin 2015 ila 2017 yıllarına ilişkin vergi ziyaı cezasına ilişkin istinaf istemi yönünden ise; Emlak Vergisi Kanununda 09/04/2002 tarihinden itibaren 4751 sayılı Yasa ile yapılan değişikler sonucu, bildirimin süresinde verilmemesi durumunda verginin idarece tarh edileceği belirtildiği halde vergi ziyaı cezası kesileceğine dair bir ibareye yer verilmediğinden, 2015 ila 2017 yıllarına ilişkin kesilen vergi ziyaı cezalarında bu gerekçeyle hukuka uyarlık bulunmadığı, 2018 ila 2020 yıllarına ilişkin olarak tarh edilen vergi ziyaı cezalı emlak vergileri ve kültür paylarına ilişkin davalı istinaf başvurusuna gelince: Emlak vergisi kanuu 3.madde hükmü ile Türk Medeni Kanunu'nun 705. ve 716. addelerinin birlikte incelenmesinden taşınmaz mülkiyetinin kazanılmasının tescille olduğu, ancak miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde, mülkiyetin tescilden önce kazanılacağı ve taşınmaz malikinin emlak vergisini ödeyeceği açık olduğundan, davacının mahkeme kararı ile artık emlak vergisine konu taşınmaza malik olmadığı, taşınmazın mülkiyetinin kamulaştırma yapan idareye tapuya yapılan tescilden önce kendiliğinden geçtiği ve dolayısıyla mükellefiyetinin bulunmadığı anlaşılmakla davacı adına 2018-2020 yıllarına ilişkin tarh edilen vergi ziyaı cezalı emlak vergileri ve kültür paylarında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle; 1998 ila 2014 yıllarına ilişkin olarak tarh edilen vergi zıyaı cezalı emlak vergilerine ve 2005 ila 2014 yılları taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payına ilişkin kısmı ile 2018 ila 2020 yıllarına ilişkin olarak tarh edilen vergi ziyaı cezalı emlak vergileri ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payına ilişkin kısmı ve 2015 ila 2017 yıllarına ilişkin davacı adına kesilen vergi ziyaı cezasına isabet eden kısmı sonucu itibariyle hukuka uygun olduğundan, davalı istinaf başvurusunun bu kısım yönünden yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine, dava konusu 2015 ila 2017 yıllarına ilişkin olarak tarh edilen emlak vergileri ve kültür paylarına ilişkin kısmına yönelik davalı istinaf başvurusunun kabulüne ve bu kısmın kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: DAVACININ İDDİALARI: Taşınmazlarının 1990 yılından bu yana resmi kullanım alanında olduğu, kamulaştırma yapılıncaya kadar emlak vergisiin durması ve kamulaştırmayı yapan iderece ödenmesi gerektiği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. DAVALININ İDDİALARI: vergi değerini tadil eden durum bulunduğu tarhiyat yapılmasında ve ceza kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Tarafların savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Davacı temyiz isteminin kabulü, davalı temyiz isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Kamulaştırmasız el atma davasında, davacının emlak vergisi bildirimini vermediğinin tespit edildiğinden bahisle, adına 1998 ila 2020 yıllarına ilişkin tarh edilen emlak(arsa vergisi) ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ile kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun 10. maddesinde; belediyelerin imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren en geç üç ay içinde bu planı tatbik etmek üzere beş yıllık imar programları hazırlayacakları, Anılan Kanunun (olay tarihinde yürürlükte bulunan haliyle) 13. maddesinde ise; imar programına alınan alanlarda kamulaştırma yapılıncaya kadar emlak vergisi ödenmesinin durdurulacağı, kamulaştırmanın yapılması halinde, durdurma tarihi ile kamulaştırma tarihi arasında tahakkuk edecek emlak vergisinin kamulaştırmayı yapan idare tarafından ödeneceği düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare Mahkemesi kararının, 1998-2014,2018-2020 yıllarına ilişkin emlak vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ile vergi ziyaı cezalarına ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı tarafından ileri sürülen temyiz iddiaları, kararın belirtilen kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davacının 2015 ila 2017 yıllarına emlak vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payına ilişkin temyiz istemine gelince, Yukarda hükümlerine yer verilen İmar kanununda her ne kadar 04/07/2019 tarihinde yapılan değişiklikle 13. madde hükmü yeniden düzenlenmiş ise de, davacı temyizine konu 2015 ila 2017 yıllarına ilişkin, yürürlükte olan haliyle, yukarda yer verilen madde hükümlerininn değerlendirilmesinden; imar programına alınan yerlerin kamulaştırma yapılıncaya kadar emlak vergisi ödemesinin durdurulacağı, kamulaştırma yapılınca, durdurma ile kamulaştırma tarihi arasında tahakkuk edecek emlak vergilerinin kamulaştırmayı yapan idare tarafından ödeneceği, imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren en geç üç ay içinde bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarının hazırlanması gerektiğinin kurala bağlandığı, bu hükümlerle kanun koyucunun taşınmaz sahiplerinin haklarının sürüncemede bırakılan imar planlarıyla zarara uğramasının önüne geçmeyi ve özel mülk statüsünden çıkması planlanan ve bu niteliği itibarıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar için haksız mali yükümlülüklerin devamına engel olmayı amaçladığı, bu nedenle imar planına alınan yerler için, plan tarihinden itibaren en geç üç ay içinde imar programının hazırlanması gerektiğini öngördüğü anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenenmesinden, davacının hisseli olarak maliki bulunduğu, Antalya ili Muratpaşa ilçesi …mahallesi …ada …sayılı parsel ve …ada …sayılı parselin , 1/1000 ölçekli ve 1990 tarihli imar planında sırasıyla "park alanı" ve "semt spor alanı" olarak ayrıldığı, imar programına alındığına dair bilgi bulunmadığı, davacı tarafça bu taşınmazlara kamulaştırmasız el atıldığı iddiasıyla, 04/09/2012 tarihinde "kamulaştırmasız el atma nedeniyle" tazminat davası açıldığı, …Asliye Hukuk Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile dava kabul edilerek, ilk dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davacıya tazminat ödenmesine ve taşınmazların davalı Muratpaşa belediyesi adına tesciline karar verildiği, davalı idarece ise anılan taşınmazlara ilişkin davacı tarafça emlak vergisi bildirimi verilmediğinin bu davadan tespit edildiğinden bahisle geçmişe dönük olarak cezalı tarhiyatların gerçekleştirildiği görülmüştür. . Olayda, her ne kadar taşınmazlara ilişkin imar programı yapıldığına ilişkin bir bilgiye rastlanılmamışsada, 1990 tarihli 1/1000 ölçekli imar planı bulunan taşınmaza ilişkin 3 ay içerisinde imar programı yapılması yasal zorunluluk olduğundan, imar programına alınma tarihi ile kamulaştırma yapılıncaya kadar geçen süreye ilişkin, durması gereken emlak vergilerinden davacı sorumlu tutulamayacağından, davayı reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne, davalının temyiz isteminin reddine, 2. …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının 2015 ila 2017 yılları emlak vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payına ilişkin kısmının BOZULMASINA, diğer kısımların ONANMASINA 3. Temyiz isteminde bulunan davalıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca aleyhe onanan kısım üzerinden hesaplanacak nispi harcın alınmasına, 3.Bozulan kısım hakkında, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 22/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.