8. Hukuk Dairesi 2023/1147 E. , 2023/1487 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Serik Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2001/3 E., 2011/98 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar ver
**8. Hukuk Dairesi 2023/1147 E. , 2023/1487 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Serik Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2001/3 E., 2011/98 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... mirasçısı ... mirasçıları ... ve ..., davacı ... mirasçısı ... mirasçıları ... ve müşterekleri, davalı-müdahil davacı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. 5602 sayılı Tapulama Kanunu (5602 sayılı Kanun) uyarınca yapılan kadastro sırasında imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Antalya ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 123, 141 ve 142 parsel sayılı, sırasıyla 13.500,00, 10.875,00 ve 20.875,00 metrekare yüzölçümdeki taşınmazlardan 123 parsel sayılı taşınmaz ...; 141 parsel sayılı taşınmaz ... ve 142 parsel sayılı taşınmaz ise 1/3 payları oranında ...., .. ve .. adlarına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde, çekişmeli taşınmazların Mart 1289 tarihli ve 31/89 sıra numaralı tapu kaydının kapsamında kaldığını, tespit malikleri ile bir ilgilerinin bulunmadığını ileri sürerek, taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile tapu malikleri adına tescilini istemiştir. 3. Müdahil davacı ... müdahale dilekçesinde, çekişmeli taşınmazların miras bırakanı ...'ten kaldığını ileri sürerek davaya katılmıştır. 4. Müdahil davacı ... müdahale dilekçesinde, çekişmeli taşınmazların babası ... ile ... oğlu ...'ın tapulu mülkü olduğunu ve davacı ... tarafından dayanılan tapu kaydının nısıf payının babası adına kayıt olduğunu ileri sürerek davaya katılmıştır. 5. Davalı-müdahil davacı Hazine vekili, 07.07.2011 tarihli celsede, taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 6. Müdahil davacı ... müdahale dilekçesinde, çekişmeli 141 ve 142 parsel sayılı taşınmazlarda miras bırakanının da hak sahibi olduğunu ileri sürerek davaya katılmıştır. II. CEVAP 1. Davalı ..., 14.06.1961 tarihli celsedeki beyanında; davacı tarafın dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uymayıp, taşınmazın 40 yılı aşkın süredir zilyetliğinde bulunduğunu açıklayarak, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalılar ... ve ..., 14.08.1961 tarihli celsedeki beyanlarında; taşınmazın evveliyatında fundalık iken 25 - 30 yıl evvel imar ve ihya ettiklerini, halen nizasız fasılasız zilyetliklerinde olduğunu açıklayarak, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.03.1962 tarihli ve 1953/276 Esas, 1962/26 Karar sayılı kararı ile davacıların davasının reddine, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile kamu orta malı - mera vasfı ile sınırlandırılmalarına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... ve ..., davalı ... mirasçısı ... ve ...., davalı ... ve ..., davalı ..., davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 15.04.1971 tarihli ve 1971/2874 Esas, 1971/2781 Karar sayılı kararıyla, "Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı, bu kapsamda mahalli bilirkişiler dayanılan tapu kaydının sınırlarına ilişkşn bilgileri olmadığını bildirdikleri halde bu beyanla yetinildiği açıklanarak, tapu kaydının mahallini iyi bilen, yaşlı kimseler arasından seçilecek bilirkişiler marifetiyle ve kayıtlardan anlayan mütehassıs bilirkişiler huzurunda ve komşu parsel kayıtlarından yararlanmak süretiyle gereği gibi uygulanması, bilirkişilerce tesbiti mümkün olmayan sınırlar hakkında şahitlerin bilgisine başvurulması, bu surette kaydın kapsamının belirlenmesi, tapu kaydının nizalı parsele ait olmadığının tesbit olunduğu takdirde nizalı parselin hudutlarının kadim mer'a olup olmadığı huususunda başka köyden bilirkişi ve şahit dinlenmek sureti ile sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmazlara uymadığı gibi taşınmazların mera olmayıp, tespit malikleri yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... mirasçısı ... mirasçıları ... ve ..., davacı ... mirasçısı ... mirasçıları ... ve müşterekleri, davalı-müdahil davacı Hazine vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... mirasçısı ... mirasçıları ... ve ... temyiz dilekçesinde, kadastro tespitinin hatalı olup, taşınmazların adlarına tescili gerektiğini, dosya kapsamı ile bu hususun sabit olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. 2. Davacı ... mirasçısı ... mirasçıları ... ve müşterekleri temyiz dilekçesinde, kadastro tespitinin hatalı olup, taşınmazların adlarına tescili gerektiğini, dosya kapsamı ile bu hususun sabit olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. 3. Davalı-müdahil davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde, eksik inceleme ile karar verildiğini, bu kapsamda zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin yeterli şekilde araştırılmadığını, gerekli ilanların yapılmadığını ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 4. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, tespit maliklerinden ... mirasçısı olduğu halde davaya dahil edilmeden karar verildiğini, bu nedenle kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların davacı tarafın dayandıkları tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığı, kamu orta malı - mera vasfında olup olmadıkları ve taraflar yararına zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14, 16 ve 20 nci maddeleri 3. Değerlendirme 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, davacı ... mirasçısı ... mirasçıları ... ve ..., davacı ... mirasçısı ... mirasçıları ... ve müşterekleri ile davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı-müdahil davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, yukarıda (IV-B) numaralı paragraftaki gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Meralar, mülkiyeti Hazineye, kullanım hakkı köy yada kasaba halkına ait, hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu şekilde kullanılan kamu orta malı niteliğindeki taşınmazlardır. Meraların ve öncesi mera olan taşınmazların, üzerlerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinilmeleri mümkün değildir. Somut olaya gelince, dosya kapsamında icra edilen 20.11.1961 tarihli keşif sırasında dinlenen 1312, 1315 ve 1314 doğumlu mahalli bilirkişilerin çekişmeli taşınmazların 1941 yılına kadar köy merası olup, hayvan otlatıldığını, bu hususu katiyetle bildiklerini, evveliyatında kimse tarafından ekilip, sürülmediğini, bu tarihten sonra ise köy halkı tarafından açılmaya ve imar ihya edilmeye başlandığını, çekişmeli taşınmazların da bu tarihten sonra tespit malikleri tarafından imar ve ihya edilerek tarla haline getirildiğini, bundan sonra bu kişilerin zilyetliğinde bulunduğunu beyan ettikleri, 04.08.2007 tarihli keşif sırasında 1936 doğumlu komşu köy halkından dinlenen mahalli bilirkişinin taşınmazın kullanımına dair beyanda bulunup, evveliyatı hakkında beyanda bulunmadığı, 1935 doğumlu davacı yan tanığının taşınmazların 1946 yılına kadar boş olduğunu, bu tarihten sonra tespit malikleri tarafından kullanıldığını, 1938 doğumlu davacı yan tanığının taşınmazların tespit malikleri tarafından kullanıldığını ve evveliyatını ise bilmediğini, 1933 ve 1929 doğumlu davalı yan tanıklarının ise taşınmazların bildiklerinden beri tespit maliklerinin zilyetliğinde olduğunu beyan ettikleri, 01.04.2011 tarihinde icra edilen keşif sırasında dinlenen 1943, 1941 ve 1936 doğumlu mahalli bilirkişiler ile 1933 doğumlu komşu köy halkından mahalli bilirkişilerin genel olarak 1941 yılı ve evveliyatını bilmediklerini ve taşınmazların tespit maliklerinin zilyetliğinde olduğunu, komşu köy bilirkişilerinden İbrahim Yaşar'ın ayrıca taşınmazların mera olduğunu bilmediğini, 1936 doğumlu mahalli bilirkişinin ise taşınmazlara evveliyatında köy merası denildiğini duyduğunu beyan ettikleri anlaşılmaktadır. Şu halde, tespit tarihinin 1952 yılı olup, ihtilafın bu tarih göz önüne alınarak çözümlenmesi gerektiği göz önüne alındığında, 2007 ve 2011 tarihli keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişilerin gerek taşınmazların evveliyatı gerekse de zilyetlik yönündeki beyanlarının soyut nitelikte olduğu, 1961 tarihli keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanlarının ise somut olgulara ve kesin bilgilere dayalı olup, gerek bilirkişilerin yaşları gerekse keşif tarihi göz önüne alındığında bu keşif sırasındaki beyanlara değer verilmesi gerekmekte olup, bu beyanlarının aksinin, bir diğer ifade ile taşınmazların mera niteliğinde olmayıp, zilyetlikle kazanım koşullarının da davalı tespit malikleri yararına gerçekleştiğinin somut olarak ortaya konulamadığı gözetildiğinde, taşınmazların evveliyatının mera olduğunun, zilyetlikle kazanım koşullarının da tespit malikleri yararına gerçekleşmediğinin kabulü gerektiği açıktır. Hal böyle olunca, davalı-müdahil davacı Hazinenin davasının kabulüne ve çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile kamu orta malı - mera vasfı ile sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1. Davacı ... mirasçısı ... mirasçıları ... ve ..., davacı ... mirasçısı ... mirasçıları ... ve müşterekleri ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının (V.C.3.1) no.lu bentte yazılı nedenlerle REDDİNE, 2. Davalı-müdahil davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının (V.C.3.2) no.lu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.