8. Hukuk Dairesi 2016/16208 E. , 2019/10831 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı üçüncü kişi vekili, Özel eğitim ve Rehabilitasyon Merkezini satın aldığını, ancak müvekkili şirketin borçlu şirketin devamı gibi mü
**8. Hukuk Dairesi 2016/16208 E. , 2019/10831 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı üçüncü kişi vekili, Özel eğitim ve Rehabilitasyon Merkezini satın aldığını, ancak müvekkili şirketin borçlu şirketin devamı gibi müvekkilinin hak ve alacaklarına haciz konulduğunu açıklayarak, hacizlerin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davacının 4.3.2016 tarihinde haczin kaldırılması talepli dilekçesinin takip dosyasına girdiği, davacının haczi en geç 14.03.2016 tarihinde öğrendiği, davanın yedi günlük yasal sürede açılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. İİK'nin 96 vd. maddesine göre, borçlu tarafından üçüncü kişi lehine veya üçüncü kişi tarafından bizzat kendi lehine ya da İİK'nin 85/2 maddesi uyarınca borçlu ile malı birlikte elinde bulunduran üçüncü kişiler, diğer bir üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunabilirler. Bu kişiler tarafından yasal sürede yapılan istihkak iddiası ile dava açma süresi kesilir. Eğer istihkak iddiasına konu mal, borçlunun ya da üçüncü kişinin gıyabında (yokluğunda) haczedilmiş, yani haciz sırasında bunlar hazır bulunmamış ise, malın haczedildiğini öğrendikleri tarihten itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmak zorundadırlar; aksi takdirde aynı takipte bu iddiayı ileri sürme hakkını kaybederler. Şu halde bu ihtimalde, istihkak iddiasında bulunma süresi haczin yapıldığı tarihten itibaren değil,haczin öğrenildiği tarihten itibaren başlayacaktır. İİK'nin 97/1 maddesinde öngörülen prosedürün işletilmesi halinde icra mahkemesinin takibin devamına veya ertelenmesine ilişkin kararının üçüncü kişiye tefhim ya da tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde istihkak davasının açılması gerekir. Bu karar tefhim veya tebliğ edilmediği takdirde, hacizli mal satılıp bedeli alacaklıya ödeninceye kadar davacı üçüncü kişi tarafından istihkak davası açılabilir. Yine İİK'nin 97/9. maddesine göre, kendisine istihkak talebinde bulunma imkanı verilmemiş olan üçüncü kişi önce icra dairesine istihkak iddiasında bulunmak zorunda olmaksızın,haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde doğrudan doğruya icra mahkemesinde istihkak davası açabilecektir. Bu durumda, borçlu şirket tarafından işletilip üçüncü kişi şirket tarafından devralınan rehabilitasyon merkezinin 2010 yılı aralık ayı ve devamınca tahakkuk edecek hak ve alacaklarının haczine yönelik İcra Müdürlüğü tarafından 16.2.2016 tarihinde ... İlçe Milli Eğitim ve Mal Müdürlüklerine müzekkere yazılmış Mal Müdürlüğü hakedişlerin tahahhuk ettirildiği ... İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne haciz bildirisinin yapılması gerektiğini cevaben bildirmiş, üçüncü kişi tarafından takip dosyasına sunulan 26.2.2016 tarihli dilekçe ile, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğündeki hak ve alacakları üzerindeki hacizlerin kaldırılması talep edilmiş, İcra Müdürlüğü, üçüncü kişinin, 16.2.2016 tarihli talebi hakkında İcra Mahkemesi tarafından karar verilmesi gerektiğinden bahisle talebin reddine karar verilmiştir. Üçüncü kişi 14.3.2016 tarihli dilekçe ile, dosya kapak hesabının hatalı olduğunu, şirketin borçla ilgisi olmaması nedeni ile hacizlerin kaldırılmasını istemiştir. Buna göre, davacı üçüncü kişinin takip dosyasına sunduğu ve haczin kaldırılmasına yönelik dilekçeleri istihkak iddiasına ilişkin iradesini ortaya koymaktadır. Açıklamalar ışığında, davacı üçüncü kişi şirketin 26.2.2016 tarihinden önce haczi öğrendiğine dair dosyaya yansıyan bir bilgi olmadığından, süresi içerisinde üçüncü kişinin takip dosyasına istihkak iddiasında bulunduğunun kabulü gerekir. İcra Müdürlüğünce, istihkaka ilişkin prosedür işletilmeksizin üçüncü kişi tarafından,doğrudan eldeki dava açılmıştır. Bu durumda, davacı üçüncü kişi istihkak iddiasında bulunmuş, yasal prosedür işletilmeden doğrudan açılan davanın süresinde olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda,işin esasına girilerek, taraf kanıtları toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ret kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nin 366 ve 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nın 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 03.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.