Başvuru, yakalama ve gözaltı tedbirleri sonrasında hâkim önüne geç çıkarılma dolayısıyla açılan davada ödenen tazminatın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, yakalama ve gözaltı tedbirleri sonrasında hâkim önüne geç çıkarılma dolayısıyla açılan davada ödenen tazminatın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. 13/3/2016 tarihinde Ankara/Güvenpark otobüs durakları önünde bomba yüklü aracın patlatılması sonucu 36 kişinin hayatını kaybettiği, 349 kişinin yaralandığı, birçok araç ve binanın zarar gördüğü olay ile ilgili olarak yürütülen soruşturma sonucunda kamu davası açılmıştır. Başvurucu hakkında Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde (Ağır Ceza Mahkemesi) devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan yürütülen yargılamada başvurucunun haftanın belli günlerinde polis merkezine müracaat ederek imza atma şeklinde adli kontrol tedbirine tabi tutulması kararı verilerek başvurucu serbest bırakılmış ancak başvurucunun adli kontrol kararını ihlal etmesi nedeniyle hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılmıştır. Söz konusu yakalama emri gereğince başvurucunun 27/3/2019 tarihinde Şanlıurfa'da yakalanması üzerine Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı (Cumhuriyet Başsavcılığı) tarafından başvurucu hakkında PKK/KCK silahlı terör örgütü üyeliğinden yeni bir soruşturma açılmıştır. Başvurucu 27/3/2019 tarihinde gözaltına alınmış ve toplam altı gün gözaltında kalmıştır. Ağır Ceza Mahkemesi başvurucu hakkındaki yakalama emri gereğince başvurucunun savunmasının Şanlıurfa Ağır Ceza Mahkemesi aracılığı ile 2/4/2019 tarihinde temin edilmesi nedeniyle başvurucunun derhâl salıverilmesine karar vermiştir. Cumhuriyet Başsavcılığı 18/4/2019 tarihinde başvurucu hakkında yakalama kaydı olduğunun tespit edilerek yakalanmasının ardından müsnet suçtan Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığının tespit edilmesi nedeniyle soruşturmanın gereğinin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca takdir edilmesi gerektiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyasının yetkisizlik kararı ile iletilmesi sonrasında, başvurucu hakkında Ağır Ceza Mahkemesinde yargılamanın devam etmesi nedeniyle mevcut soruşturmanın yeni delile ilişkin olmayıp yakalama emri nedeniyle açıldığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı vermiştir. Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılama neticesinde ise başvurucuya isnat edilen suç vasfı değişerek başvurucu hakkında 21/11/2018 tarihinde silahlı terör örgütü propagandası suçundan neticeten 3 yıl hapis cezasına hükmedilmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığı kararı sonrasında başvurucu, yakalama kararının devam eden bir yargılamaya ilişkin olduğunu, herhangi bir soruşturma işlemi yapılmasının beklenmesini gerektirmediğini, yakalama emrine istinaden yakalanması sonrasında derhâl mahkeme huzuruna çıkarılması gerekirken altı gün boyunca hukuka aykırı olarak gözaltında tutulduğunu, her ne kadar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından terör örgütü üyeliğinden açılan soruşturma kapsamında da gözaltında tutulduysa da bu soruşturmanın hakkındaki yargılama nedeniyle yetkisizlik kararıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğini ve yeni delil bulunmadığı gerekçesiyle bu soruşturmanın kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlandığını belirterek haksız olarak altı gün gözaltında tutulup hâkim önüne geç çıkarılması nedeniyle 000 TL manevi, 000 TL maddi tazminat ödenmesi talebiyle dava açmıştır. İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesi ( Ağır Ceza Mahkemesi) 10/7/2020 tarihinde başvurucunun maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 435 TL maddi tazminat ile 500 TL manevi tazminatın ödenmesine karar vermiştir. Ağır Ceza Mahkemesi "... Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin... dosyasından çıkarılan yakalama emri uyarınca davacının Şanlıurfa ilinde yakalandığı, gözaltına alındığı, makul sürede yakalama emrini veren mahkemede savunması için hazır edilmesi gerekir iken 6 gün süre ile gözaltında tutulduğu, 6 gün sonra mahkeme huzuruna çıkarılarak serbest bırakıldığı, Şanlıurfa Başsavcılığı'nın yetkisizlik kararı ve Ankara Başsavcılığı'nın takipsizlik kararından anlaşıldığı üzere davacı hakkında başkaca bir suç soruşturmasının bulunmadığı, gözaltına alınma sebebinin Ankara Ağır Ceza Mahkemesi yakalama emri olduğu ancak makul sürede mahkemesine çıkarılmadığı böylece haksız gözaltı işleminin uygulandığı, davacı hakkında uygulanan koruma tedbirinin CMK 141/1-b maddesine aykırılık teşkil ettiği, bu nedenle koruma tedbirinin hukuka aykırı olduğundan tazminat gerektirdiği, ..." gerekçesine dayanmıştır. Başvurucunun istinaf kanun yolu başvurusu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 22/2/2021 tarihinde esastan kesin olarak reddedilmiştir. Başvurucu, nihai kararı 10/3/2021 tarihinde öğrendiğini bildirmiş ve 31/3/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.