11. Ceza Dairesi 2024/5339 E. , 2025/5388 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/2741 Değişik İş SUÇLAR : Açığa imzanın kötüye kullanılması, resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.09.2023 tarihli ve 2020/3597 Soruşturma, 2023/3976 Kar
**11. Ceza Dairesi 2024/5339 E. , 2025/5388 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/2741 Değişik İş SUÇLAR : Açığa imzanın kötüye kullanılması, resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.09.2023 tarihli ve 2020/3597 Soruşturma, 2023/3976 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Şırnak Sulh Ceza Hakimliğinin, 28.09.2023 tarihli ve 2023/2741 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 28.09.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2023/31496 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/96613 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/96613 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, müştekinin şikayetinde özetle; araç kiralama işi yapan şüpheli ...'dan inceleme dışı şüpheli ...'a ait ... plakalı aracı kiraladığı, Bolu ilinde araçta uyuşturucu ele geçirilmesi üzerine araca el konulduğu, bu olay nedeni ile de müştekinin ceza infaz kurumuna alındığı, bu sırada şüpheli ...'ın, borçlusu müşteki ..., alacaklısı şüpheli ... olan ve 23/09/2018 vade tarihli, 70.000,00 Türk lirası bedelli bonoyla ilgili icra takibi başlattığı, müştekinin araç kiralarken sözleşme imzaladığı ancak şüpheli ...'a böyle bir borcu bulunmadığı gibi herhangi bir bono da imzalamadığından bahisle şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, şikayete konu bono üzerinde yapılan kriminal inceleme raporunda imzanın müştekiye, bono üzerindeki yazı ve rakamın şüpheli ...'a ait olduğunun tespit edildiği, atılı suçların işlendiğine dair müştekinin soyut beyanı dışında kamu davası açmaya yeterli şüphe bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, kiraya veren şüpheli ...'ın aracı kiralayan müştekiden boş senet aldığı, senede kira bedelinden fazla miktar yazılarak icra takibine konu edildiği, şüpheli ...'ın savunmasında belirttiği yeni tanıştığı birisi olan müştekiye 67.000,00 Türk lirası borç verdiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu anlaşılmakla, şüpheli ... hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması ve nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçlarından kamu davasının açılmasını gerektirir yeterli şüphe bulunduğu, delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin, şüpheli ...'a ait Amaç Rent a Car isimli iş yerinden, 23.09.2018 tarihli araç kiralama sözleşmesine istinaden talep dışı şüpheli ...'a ait 01 (...) (..) plaka sayılı aracı kiraladığının, Bolu ilinde araçta uyuşturucu madde ele geçirilmesi üzerine tutuklandığının ve aracın yediemin otoparkına çekildiğinin, 12.10.2018 tarihinde de aracın sahibine vekaleten talep dışı şüpheli ...'a tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğinin, buna karşılık şüphelinin düzenleme yeri ve tarihi bulunmayan, 23.09.2018 vade tarihli ve 70.000,00 TL bedelli senedi sahte olarak düzenleyerek Şırnak İcra Dairesinin 2018/6717 sayılı dosyası kapsamında şikâyetçi aleyhine icra takibine konu ettiğinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; her ne kadar Emniyet Genel Müdürlüğü Diyarbakır Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 06.08.2021 tarihli uzmanlık raporuna göre, "senet üzerindeki keşideci imzasının şikâyetçinin elinden çıkmış olmasının kuvvetle mümkün muhtemel" olarak değerlendirildiğinin bildirilmesi üzerine, Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, 26.09.2023 tarihli ve 2020/3597 Soruşturma, 2023/3976 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şikâyetçi vekilinin 27.09.2023 tarihli itiraz dilekçesinde, araç kiralama sözleşmesinin alt bölümünün boş senet şeklinde olduğunun ve sonradan kopartılıp doldurularak icra takibine konu edildiğinin bildirilmesi ile senet üzerindeki yazıların şüphelinin eli ürünü olduğunun belirlenmesi karşısında; Şırnak İcra Dairesinin 2018/6717 sayılı dosyası ile buna bağlı hukuk dava dosyası/dosyalarının celp edilerek incelenmesi, bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, Adli Emanetin 2021/473 sırasında kayıtlı senedin matbu senetlerden olup olmadığının, zorunlu unsurları taşıyıp taşımadığının, aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının ve başka bir belgeden kopartılmak suretiyle oluşturulup oluşturulmadığının belirlenmesinden sonra sonucuna göre, suç vasfı tespit edilerek; eylemin açığa imzanın kötüye kullanılması suçuna vücut vereceğinin takdir edilmesi halinde, 5237 sayılı Kanun'un 209/1. maddesi uyarınca şikâyetin süresinde yapılıp yapılmadığı da ortaya konularak, şüphelinin hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Şırnak Sulh Ceza Hakimliğinin, 28.09.2023 tarihli ve 2023/2741 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2025 tarihinde karar verildi.