10. Hukuk Dairesi 2011/10732 E. , 2012/14651 K. Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No :82-42 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılardan Kurum ve davalı SS... Konut Yapı Kooperatifi vekilleri ile davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra…
**10. Hukuk Dairesi 2011/10732 E. , 2012/14651 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No :82-42 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılardan Kurum ve davalı SS... Konut Yapı Kooperatifi vekilleri ile davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı, davalılara ait inşaat işyerinde bekçi olarak, inşaatın bitmesinden sonra, bina işyerinde kapıcı olarak 01.12.2000 – 23.01.2005 tarihleri arasında kesintisiz çalışmasının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının davalılardan S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi işyerinde, 01.12.2000-22.04.2004 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının ve 29 günlük hizmetinin bildirilmediğine karar verilmiştir. 1 - Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalıların vekillerinin, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2 - 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde, re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Yukarıda belirtilen ilkeler ışığında; davacının davalı işverenlere ait inşaat işyerinde çalışmasının başlangıç ve bitiş tarihleri tespit edilmeli, bina olarak kullanılmaya başlandığı tarihin belirlenmesi kapsamında belediyeden iskan ruhsatının alınıp alınmadığı, binada oturanların elektrik, su, telefon gibi aboneliklerinin başlangıç tarihleri araştırılmalı; davacının talep dönemi içerisinde, binada çalışmanın bulunması halinde, apartman yönetiminin 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasa’sına göre oluşup oluşmadığı, buna göre apartman yönetiminden sorumlu kişilerin kimler olduğu belirlenmeli, apartman yönetiminden sorumlu kişilerin kimler olduğu belirlenemiyorsa, kat maliklerinin davaya katılımı sağlanarak, gerekirse, mahkemece, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124/4. maddesindeki; dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde, hakimin karşı tarafın rızasını aramaksızın, taraf değişikliği talebini kabul edebileceğine ilişkin düzenleme de gözetilerek, ek dava açılmaksızın, davacıya uygun önel verilerek, doğru hasma dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmesi sağlanmalı ve tespit edilen davalı huzuru ile yargılama yapılıp savunma ve delilleri toplanmalı, kat malikleri karar defteri getirtilmeli, davacı ile birlikte çalışan ve işverenlerin bordrolarında kayıtlı kişiler ile, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı; Kuruma bildirim yapılan dönemlerde aylık otuz günden az bildirilen çalışmaya ilişkin açıklayıcı bilgi ve belgelerin işverence prim bildirgelerine eklenip eklenmediği, eklenmemişse, Kurumun eksik bildirim nedeniyle resen tahakkuk işlemi gerçekleştirip gerçekleştirmediği araştırılmalı; bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği, ya da, bildirim dışı kaldığı hususu gereğince araştırılmalı, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, böylece, bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. O hâlde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 11.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.