17. Hukuk Dairesi 2013/509 E. , 2013/5684 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın müvekkilinin oğlu ...'ın yönetiminde iken tek taraflı kazada hasarlandığını, ihbara …
**17. Hukuk Dairesi 2013/509 E. , 2013/5684 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın müvekkilinin oğlu ...'ın yönetiminde iken tek taraflı kazada hasarlandığını, ihbara rağmen davalının hasarı ödemediğini, müvekkilinin kendi imkanları ile aracını tamir ettirdiğini belirterek şimdilik 20.000 TL.nin kaza tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili aracın olay anındaki sürücüsünün 1.57 promil alkollü olan davacı olduğunu kasko sigortasından faydalanmak için sürücü değişikliği yapıldığını kaza tutanağında da sürücünün ... olmayacağının belirtildiği olay yerinde trafik görevlileri gittiğinde kimsenin olmadığını ...'ın 15-20 dakika sonra geldiğini yara bere bulunmadığını, tazminat miktarının fahiş olduğunu, temerrüde düşmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak sigortalı tarafından davalı ... aleyhine açılan maddi tazminat istemine ilişindir. Davacıya ait aracın 22.10.2007 ila 22.10.2008 dönemi için davalı ... şirketine kasko poliçesi ile sigorta yaptırıldığı ve davalı şirkete kasko sigortalı araçtaki hasarın (rizikonun) 30.3.2008 tarihinde poliçenin yürürlük süresi içerisinde meydana geldiği uyuşmazlık konusu değildir. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen A/1 maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötü niyet ve muziplikte yaptıkları hareketler aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan TTK.nin 1282 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1281 maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin kasko sigortası genel şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı kasko poliçesi Genel şartlarının 1.5 maddesi ve TTK.nin 1292/3 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir husus sanki bu oluşan rizikonun teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçer. Bu ilkeler doğrultusunda somut olaya baktığımızda; kaza tesbit tutanağında önce sürücü ...'in direksiyon hakimiyetinin kaybetmesi nedeniyle tek taraflı trafik kazasının meydana geldiği, ...'ın aracının hızını, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak kuralını ihlalden kusurlu olduğu belirtilmiş, daha sonra tutanağın altında " NOT" kısmında; her ne kadar ..., aracı kendisinin kullandığını söylemiş ise de; şahsın kaza mahalline 20 dakika sonra geldiği, ehliyetini almak için eve gittiğini söylediği, kaza yaptığına dair herhangi bir fiziki iz ve emare görülmediği, sürücünün ... olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı yazılmıştır. ... sigortalı ...'in oğludur. Kaza anında davacının da araçta ve 1.57 promil alkollü olduğu anlaşılmıştır. Davalı ... sürcünün Saim Öğrenmiş oduğunu kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana geldiğini, sigorta teminatından yararlanmak için sürcü değişikliği yapıldığını ileri sürerek hasarı ödememiştir. Keşifte dinlenen davacı tanıkları beyanlarında özetle; kazanın akabinde aracın yanına gittiklerini aracın sürücüsünün ... olduğunu sağ ön yolcu koltuğunda oturan babası Saim'in yaralı olduğunu aracı yoldan çıktığından aracın sağ ön yolcu kapısı tarafında dikenler, ot vs. olup o tarafa geçip kapıyı açamadıklarından hep birlikte ... sürücü tarafındaki kapıdan çakırdıklarını, olay mahalline etraftan başkalarının da geldiğini, Saim'i ambulansla hastaneye gönderdiklerini, ...'ın ehliyet yanımda değil gidip onu alayım diye ayrıldığını söylemişlerdir. ... babası yanında ön yolcu koltuğunda olduğu halde kendi yönetimindeki araçla seyrederlerken önüne aniden orta refüjden bir köpeği fırladığını, ona çarpamak için direksiyonu kırdığını aracın ve hakimiyetini kaybedip yoldan çıktığını kaldırım kenarındaki ağaca çarptığını daha sonra kaldırıma çıkıp oradan aşağıya boşluğa düştüklerini, aracın takla atmadığını yanda yatmadığını, düz durduğunu, kaza sonucu kendinde bir şey olmadığını sadece bacağında ağrı hissettiğini babasının burnunda ve bileğinden yaralandığını, etraftan gelenlerin yardımıyla babasını araçtan çıkardıklarını ambulansla hastaneye gönderdiklerini o anda ehliyeti yanında olmadığından ne yapacağını bilemediğini ve eve gidip ehliyetini alarak geri döndüğünü ifade etmiş, davacı ... olay tarihinde piknik yerinde alkol aldığını, sarhoş olduğunu, oğlunun araçla gelerek kendisini aldığını dönüşte kaza olduğunu beyan etmiştir. Tutanak tanıkları ...'ta yara bere izi olmadığını, olay yerine kendilerinden sonra geldiğini, eve ehliyetini almaya gittiğini söyleyince bunları inandırıcı bulmadıkları için şahsın sürücü olmadığı hakkında kanaat bildirdiklerini söylemişlerdir. Dosya kapsamına göre davalı ... sürcüsü değişikliği yapıldığını sürücünün ... değil ... olduğunu somut delillerle ispatlayamamıştır. Tutanak tanıklarının görgüye dayalı bilgisi yoktur. Sadece tahminlerini dile getirmişlerdir. Oysa davacı tanıkları sürücünün ... olduğunu Saim'in sağ ön yolcu koltuğunda oturduğunu gördüklerini belirtmişlerir. Buna göre aracın ... yönetiminde olduğu sırada kazanın meydana geldiği sabit olduğu gibi davacı sigortalının kasten ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak rizikonun gerçekleşme şeklini bildirdiği de sabit olmamıştır. Rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde gerçekleştiğini ispat külfeti sigortacıda olup, sigortacı rizikonun ihbar edilenden farklı kendi iddia ettiği şekilde gerçekleştiğini somut delillerle kanıtlayamadığından mahkemece aracın sürücüsünün ... olduğunun kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 18.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.