10. Hukuk Dairesi 2010/10496 E., 2011/2955 K. 10. Hukuk Dairesi 2010/10496 E., 2011/2955 K. - AYLIK TAHSİSİ - YAŞLILIK AYLIĞI- 5510 S. SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU [ Madde 30 ] - 5997 S. BAZI KANUNLARDA VE 190 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KA... [ Madde 15 ] - 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 438 ] - 3201 S. YURT DIŞINDA BULUNAN TÜRK VATANDAŞLARININ YURT ... [ Madde 6 ] Dava, yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren ödenmeye devam edi…
10. Hukuk Dairesi 2010/10496 E., 2011/2955 K. **10. Hukuk Dairesi 2010/10496 E., 2011/2955 K.** **- AYLIK TAHSİSİ - YAŞLILIK AYLIĞI**- 5510 S. SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU [ Madde 30 ] - 5997 S. BAZI KANUNLARDA VE 190 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KA... [ Madde 15 ] - 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 438 ] - 3201 S. YURT DIŞINDA BULUNAN TÜRK VATANDAŞLARININ YURT ... [ Madde 6 ] **"İçtihat Metni"** Dava, yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren ödenmeye devam edilmesi gerektiğinin tesbiti ile davacının, yersiz aylıklar ve cari prim olarak Kurum'a ödediği miktarın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi A.... E… … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacıya, 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık süreleri, askerlik borçlanma süresi ve yurtdışında gerçekleşen çalışmalardan 3201 sayılı Yasaya göre borçlanılan süreler gözetilerek, 02.10.2009 tarihli talebi ile, 01.11.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı; davacının, Türkiye'de, 05.07.1999 tarihinde başlayan vergiye dayalı çalışmasının, yaşlılık aylığı aldığı dönemde sosyal güvenlik primi ödeyerek, 10.03.2010 tarihine kadar devam ettiği; davalı Kurum'un, 3201 sayılı Yasanın 6. maddesinin B bendi gereği, yurtdışında geçen çalışmalardan borçlanılan süreler de gözetilerek yaşlılık aylığı bağlananların, yeniden yurtdışında veya Türkiye'de çalışması durumunda, aylıklarının kesileceği, bu durumdakilerin, sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışamayacakları gerekçesi ile, yaşlılık aylığını keserek, ödenen aylıklar ile cari prim borcu çıkardığı; Türkiye'deki çalışmasını sona erdirip, yersiz aylıkları ve cari dönem primlerini ödeyen davacıya, 12.03.2010 tarihli talebi ile, 01.04.2010 tarihinden itibaren yeniden yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan 3201 sayılı Yasanın 6. maddesinin "B" bendinde "Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan … ….. Türkiye'de sigortalı çalışmaya başlayanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primi hakkındaki hükümleri, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlar için uygulanmaz." düzenlemesine yer verilmiştir. Her ne kadar, anılan yasada 19.06.2010 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5997 sayılı Yasanın 15. maddesi ile yapılan değişiklikle, 3201 sayılı Yasadan yararlanmak suretiyle aylık bağlananların, Türkiye'de sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışabileceği belirtilmiş ise de; yürürlük tarihi ve her yasanın kendi yürürlük döneminde uygulanması gerektiği gözetildiğinde, anılan değişikliğin davacı lehine uygulama olanağı bulunmamaktadır. Ancak, davacı, uyuşmazlık konusu dönemde, sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmış olup; Kurum'un, yaşlılık aylığı alan davacının çalıştığını bildiği ve sosyal güvenlik destek primi ödendiği halde, ödenen aylıkları borç çıkarması, Medeni Kanunun 2. maddesinde belirtilen iyiniyet ve hakkaniyete aykırıdır. Somut olayda, Kurum'a iade ettiği aylıklar ile primlerin davacıya iadesi gerekir. Sosyal güvenlik destek priminin ödenmediği durumlarda ise, sadece sigortalı olarak çalışılan sürelerde ödenen aylıklar geri alınabilir. Mahkemenin, yukarıda belirtilen gerekçe ile hüküm kurmak yerine; yaşlılık aylığı alırken çalışmaya başlayanların yaşlılık aylığının kesileceğine ilişkin 5510 sayılı Yasanın 30. maddesinin 3. fıkrasının "a" bendindeki düzenlemenin, anılan fıkra gereği, ilk defa 5510 sayılı Yasanın yürürlüğünden sonra sigortalı olanlara uygulanacağını; davacının, ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihin, 5510 sayılı Yasa öncesinde gerçekleştiğini, buna göre, davacının, Sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışıp, aynı zamanda yaşlılık aylığı almasına engel bir durumun bulunmadığına ilişkin, somut uyuşmazlıkla bağdaşmayan gerekçe ile hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır. S O N U Ç :Mahkeme kararının, hüküm gerekçesi yukarıda belirtilen şekilde değiştirilmek suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.