11. Ceza Dairesi 2019/11692 E. , 2020/1218 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme, defter ve belge gizleme, tefecilik HÜKÜM : Sanık ... hakkında: Mahkûmiyet Sanık ... hakkında defter ve belge gizleme suçundan: Beraat Sanık ... hakkında 2008 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan : Mahkûmiyet Sanıklar hakkında 2007 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan: Mahkûmiyet Sanık ... hakkında tefecilik suçundan: Mahkûmiyet 1- Sanık ... hakkında v…
**11. Ceza Dairesi 2019/11692 E. , 2020/1218 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme, defter ve belge gizleme, tefecilik HÜKÜM : Sanık ... hakkında: Mahkûmiyet Sanık ... hakkında defter ve belge gizleme suçundan: Beraat Sanık ... hakkında 2008 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan : Mahkûmiyet Sanıklar hakkında 2007 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan: Mahkûmiyet Sanık ... hakkında tefecilik suçundan: Mahkûmiyet 1- Sanık ... hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık müdafinin temyiz taleplerinin incelenmesi: Sanığın yokluğunda verilip 17.12.2013 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen hükmün, sanık müdafii tarafından 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 26.04.2014 tarihinde temyiz edildiği anlaşıldığından, vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 2- Sanık ... hakkında defter ve belge gizleme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; Yapılan yargılamada, yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı, dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin temyiz taleplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA, 3-Sanık ... hakkında 2008 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz taleplerinin incelenmesinde; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal hükmü ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, vicdanî kanının deliller ve dosyadaki bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, fiile uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlenip uygulandığı, kurulan hükümde bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmış; sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan, hükmün ONANMASINA, 4-Sanıklar hakkında 2007 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık ... ve katılan vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; Sanıklara yüklenen "2007 takvim yılında sahte fatura düzenleme" suçunun 213 sayılı VUK'nin 359/b-1. maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e ve 67/4 maddelerinde öngörülen zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık ... ve katılan vekilinin temyiz talepleri bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, 5-Sanık ... hakkında tefecilik suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz taleplerinin incelenmesinde; a-)Sanığın, POS cihazlarını kullanım amaçları ve sözleşme koşulları dışında, kredi kartı sahiplerinin nakit ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kullanmaktan ibaret fiillerinin, hem TCK’nin 241. maddesinde düzenlenen “tefecilik” suçunu hem de 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 36. maddesinde düzenlenen “gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi düzenleme” suçunu oluşturması; TCK'nin 241. maddesinin genel ve 5464 sayılı Kanun'un 36. maddesinin özel norm niteliğinde olması karşısında; “özel normun önceliği” kuralı gereğince, sanık hakkında zincirleme olarak 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 36. maddesinde düzenlenen "gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi düzenleme" suçundan hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, b-)Hükümden sonra 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz talepleri bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 12.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.